TZOB’dan Yemek İsrafı Uyarısı: Mücadele sahada başlamalı


Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, 2020’de Türkiye’de 176 milyar liralık gıdanın israf edildiğini söyledi. Gıda israfı ve israfıyla mücadelenin tarlalardan başlaması gerektiğini anlattı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada dünyada ve Türkiye’de gıda israfına dikkat çekti.

Bayraktar, dünya nüfusunun hızla arttığını vurgulayarak, kentleşme, sanayileşme, turizm ve ulaşımdaki gelişmelerin tarım arazilerinin daralmasına yol açtığını açıkladı.

Nüfus artışı ile gıda talebinin artacağını kaydeden Bayraktar, gıda güvenliğinin tarım politikalarının merkezinde olmaya devam edeceğini belirtti.

Bayraktar, Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre 828 milyondan fazla insanın açlıkla mücadele ettiğini belirterek, “2050 yılına kadar artan nüfusu beslemek için, Mevcut üretimin %60’ı artırmakbuna ihtiyaç var.

Gıda güvenliğini sağlamada verimli olmak kadar, kayıpları ve israfı azaltmak da önemlidir. Büyük emek ve kaynaklarla yapılan herhangi bir ürünün bir gramı bile israf edilemeyecek kadar değerlidir. Bizim kültürümüzde israfın hoş karşılanmaması, israfın dinimizde haram sayılması bu anlayışın sonucudur.”

Bayraktar, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan Gıda Atık Endeksi Raporuna göre 2019 yılında 931 milyon ton gıdanın, yüzde 61’inin evlerde, yüzde 26’sının catering işletmelerinde ve yüzde 13’ünün israf edildiğini açıkladı. Şöhretin gıda satıcılarında gerçekleştiğini açıkladı.

Bayraktar, Türkiye’de tarladan sofraya kayıp olanın öncelikle yaş sebze ve meyve olduğunu vurgulayarak, özellikle hasat sonrası nakliye, muhafaza ve pazarlama aşamalarında da önemli kayıplar olduğunu vurguladı.

Bayraktar, gıda üretimi için tarım sektörünün önemine dikkat çekerek, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için sektörün pozitif ayrımcılıkla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Bayraktar, atıkla mücadelenin sahada başlaması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Yetiştiriciler öncelikle yetiştirme ve hasat teknikleri hakkında bilgilendirilmelidir. Üreticiden tüketiciye uzanan zincirdeki bağlantıların iyileştirilmesi önemlidir.

Tarımda kültürel süreçlerden yetiştirme tekniklerine, hastalık ve zararlılarla mücadeleden hasattan depolamaya, paketlemeden pazara teslimden bilinçli tüketici tüketimine kadar her aşamada atıkları en aza indiren uygulamalara öncelik verilmelidir. Yatırımlar buna göre yapılmalı ve toplumlar buna göre organize edilmelidir. Bunun için soğuk hava depolarının sayısı ve kapasitesi artırılmalı ve bu tesislerin tanıtımı artırılarak sürdürülmelidir.

Aslında, gıda kaybını ve israfını önleme çabaları, gıda zincirinde yer alan herkese fayda sağlayacaktır. Bu bağlamda, tarım ürünlerini işleyen fabrikaların kaliteli ürünlere erişiminin sağlanması ve perakende noktalarına ulaşım koşullarının iyileştirilmesi gibi çözümler gıda kayıplarını azaltabilir.

Gıda israfını önlemek için tüketicilerin yapması gereken şeyler olduğunu kaydeden Bayraktar, tüketicinin ürünü ihtiyaç duyduğu kadar, kayıp ve israfa yol açmayacak miktarda alması gerektiğini ifade etti.

Tüketicilerin başta sebze ve meyveler olmak üzere ürünleri uygun saklama ve kullanım koşulları açısından değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Alışverişe çıkmadan önce evindeki marketleri kontrol etmeli ve ihtiyacından fazlasını almamak için alışveriş listesi yapmalıdır.

İhtiyaç fazlası ekmek alınmamalı, bayat ekmek buna göre değerlendirilmelidir. Yiyecekler evde veya restoranlarda küçük porsiyonlarda yenebileceği kadar alınarak ve tabakta hiç yiyecek bırakılmadan servis edilmelidir.

Sipariş edilen yemek çok fazla ise, artıklar paketlenmelidir.

Sendika olarak kayıp ve israfı önlemek için çalışıyoruz. Düzenlediğimiz panel ve toplantılarda atık konusunu tüm boyutlarıyla tartıştık ve raporlar hazırladık. Üretim kayıpları ve israf konusunda eğitimler verdik ve bu eğitimlere devam edeceğiz.”