, , , , , , , ,

ÜÇ ADAM, ÜÇ KONSER: BERKAY, TEOMAN, DANY BRILLANT

Salı, Ekim 10, 2017


HARBİYE'NİN SON FATİHİ: BERKAY

Bu yıl Harbiye konserleri içerisinde performansını en çok merak ettiğim isimlerin başında Berkay geliyordu. Şarkıcının Harbiye'de ilk kez geçtiğimiz yıl verdiği ilk konseri önden izlemiş; yorumculuğuna, orkestrasına, sahnesine hayran kalmıştım. Öyle ki sahnede canlı izledikten sonra Berkay'a olan bakış açım daha da değişmiş, farklı bir boyut kazanmıştı.

4 Ekim Çarşamba akşamı binlerce müziksever, başarılı ismi sahnede görmek üzere Harbiye Açıkhava'daki koltukları doldurdu. Meraklı bekleyişin ardından konser başladı. Berkay, hem kendi parçalarını hem de sevilen şarkıları peşi sıra "yorumladı". Şarkıcının seslendirdiği her şarkıda kendine dair bir yorum, bir nüans, bir tat vardı. Başka bir ismin parçasını okurken bile şarkıyla bütünleşiyordu Berkay.

Demet Akalın, Murat Dalkılıç, Koray Avcı'nın Berkay'ı yalnız bırakmadığı geceye cemiyet hayatının ünlü isimlerinin de ilgisi büyüktü. Berkay, konsere gelen şarkıcı dostlarını anons ederek onlara teşekkür etmeyi es geçmedi. Doğrusu konserde en çok dikkatimi çeken ayrıntı ise Berkay'ın Hande Yener'in klasiklerinden "Küs"ü seslendirdiği esnada Demet Akalın'ın sahneyle olan irtibatını kesip şarkı boyunca cep telefonuyla ilgilenmesiydi. Şarkıyı duyduğumda aklıma ilk gelen "Acaba Akalın bu duruma bozulmuş mudur, Berkay ile arasında soğuk rüzgârlar eser mi?" sorusuydu ki konserin ikinci yarısında Akalın'ın yerinde yeller esiyordu.

Uzun süre yoğun bakımda kalan ve nihayet sağlığına kavuşan İrem Derici'nin bu aranın ardından ilk kez seyirci karşısına çıkması, Berkay'ın deyimiyle Maldivler'deki tatilinden sonunda dönen Deniz Seki'nin sahne alması gecenin sürprizleriydi. Tabii söz konusu üç ismin de basın danışmanının Özgür Aras olması dikkatlerden kaçmayan bir detay olarak not edilmeli.

İki yıldır üst üste burada sahne alması, koltukları doldurması, yoğun ilgiyle karşılaşması, şarkılarının seyirciler tarafından ezbere okunması ve pek tabii performansı göz önünde bulundurulduğunda Harbiye Açıkhava'nın Tarkan'dan sonraki fatihi bence Berkay'dır. "Gel Gel" ise benim için bu konserin en unutulmaz performansıdır.


KLASİKLER HİÇ ESKİMEZ: TEOMAN

2011 yılının başında Jolly Joker'de verdiği konserde ilk ve son kez izlediğim Teoman'ı yaklaşık yedi yıllık bir zamandan sonra sahnede ve bilhassa Harbiye'de dinleyecek olmak benim için heyecan vericiydi. Ben "22.00'ye doğru anca sahneye çıkar." diye içimden geçirirken ışıklar birden karardı ve seyirciler alkış tutmaya başladı. 

5 Ekim Perşembe akşamı Harbiye'nin her yerini dolduran ve sabırsızlanan seyircisini bekletmeden "Serseri" ile gecenin açılışını yaptı Teoman. Tavırları hafif tutuk ve ifadesi de ciddiydi. Biraz ısındıktan, açıldıktan sonra kendini şarkılarına ve seyircisine teslim etti. Sıra gecenin üçüncü şarkısı "Renkli Rüyalar Oteli"ne geldiğinde şarkıyı yarıda kesen sanatçı, "Ben bir duş alıp geliyorum." deyip gerçekten de gitti. Sonradan öğrendiğime göre bu tür hareketler Teoman konserinde son derece olağanmış. Teoman "duş alırken" vokalisti Melisa Uzunarslan bu defa solist olarak sahneye çıktı ve müzikseverlere keyifli anlar yaşattı.

"Duş alan" Teoman, kaldığı yerden şarkılarını söylemeye devam etti. "Senden Önce Senden Sonra", "Bugün", "N'apim Tabiatım Böyle", "Rüzgar Gülü" derken sıra "Uykusuz Her Gece"ye geldi ki bu gece en çok dinlemek istediğim şarkıydı. Bir Ajda Pekkan klasiği olmasına karşın bu şarkının Teoman'la da ne kadar da özdeşleştiğini düşündüm bir an...

Sanatçının yavaş ve duygusal şarkılardaki naifliği hareketli şarkılarda yerini "haşin ve sert" bir rockçıya bıraktı. "Mavi" ile başlayan ikinci bölüm sırasıyla "İstanbul'da Sonbahar", "Bana Öyle Bakma" ve "Yağmur" ile devam etti. "Ruhun Sarışın", "Paramparça", "Gemiler" ve "Güzel Bir Gün" ile tansiyon tekrar yükseldi. Teoman, şarkıları söylerken sahnede "o sahneleri" âdeta yaşıyor, tozu dumana katıyordu.

"Tek Başına Dans" ile gecenin kapanışını yapan Teoman, yoğun alkışlar eşliğinde bis yapmak üzere tekrar sahneye geldi. Çaldığı ukelelesiyle birlikte "Gönülçelen"i söyleyen sanatçı, "Sevdim Seni Bir Kere" ile romantik bir final yaparak konserini noktaladı. Bir dönem müziği bıraktığını açıklayıp aslında "kısa bir ara" vermiş olsa da ne müzik ne de dinleyicileri Teoman'ı kolay kolay bırakacağa benziyordu...


FRANSIZ DEĞİL, HAYRAN KALDIK: DANY BRILLANT

2017 yazında Harbiye'de birbirinden güzel konserlere imza atan ZUBİZU, sonbaharı karşılamak üzere Atlantis Yapım iş birliğiyle burada yeni bir konser serisi daha düzenledi. ZUBİZU Harbiye Açıkhava Konserleri serisinin açılışını ise 6 Ekim Cuma akşamı Fransız sanatçı Dany Brillant yaptı.

Fransızca şarkıların ve Latin ezgilerinin sevilen ismini dinlemek üzere yüzlerce müzikseverler bu özel buluşma için Harbiye'deki yerini almıştı. Yerli konserlere kıyasla daha az seyirci olsa da benim Harbiye'de bugüne dek gördüğüm en seçkin kitle bu konserdeydi. Öyle ki gerçekten dinleyicilerin parfüm kokuları Nişantaşı'ndan duyulmaya başlıyor, herkes oldukça şık ve nezih görünüyordu. "Dinleyicileri böyleyse acaba Dany Brillant nasıl?" diye düşünerek konser alanına vardım.

"I've Got You Under" ile Harbiye seyircisini selamladı Brillant. Koyu takım elbisesiyle oldukça asil görünüyordu. 1991 yılında seslendirdiği "Viens à Saint Germain" ile başlayıp repertuvarındaki Fransızca eserleri birer birer seslendirdi. Şarkı aralarında Türkiye'yi ve Türk insanını ne kadar çok sevdiğini, beğendiğini dile getirerek sempati toplamayı da ihmal etmedi. En az şarkıları kadar sohbeti de keyifliydi. Konser esnasında sahneye inip kadın dinleyicilerini dansa kaldırdı, onları sahneye çıkardı. Dinleyiciler Latin, salsa, caz ve cha cha ritimleri eşliğinde sahnede özgürce dans ettiler.

Dany Brillant'ı sahnede canlı izleyince niçin böyle özel bir dinleyici kitlesine sahip olduğunu çok daha iyi anladım. Brillant, 52 yaşında olmasına karşın gerçekten de 18 yaş enerjisine sahipti. Konser boyunca bir an olsun yerinde durmadı. Harbiye seyircisinin arasına da karıştı, bir kadın dinleyicisini sahneye davet edip onunla "romantizm" de yaşadı. Dany Brillant'ı özel kılan sadece iyi bir şarkıcı olması değil, sahneyi çok iyi kullanıyor ve oraya çok yakışıyor olmasıydı. Şıklığı, karizması, centilmenliği, dansları ve seyirciye yaptığı kurlarla "sahne için doğmuş olmanın" karşılığıydı âdeta.

Alkışlarla karşılanan Dany Brillant, hiç ara vermediği konserini "Historie d'un amour" ve "Dans les rue de Rome" ile yine alkışlar eşliğinde uğurlanarak tamamladı. Herkesin gözünde hayranlık dolu bakışlar, yüzünde tebessüm ve Harbiye'de ise buram buram parfüm kokusu vardı...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com