, , , , , , , , ,

HARBİYE'DE ZAFER ''YORUM FARKI'' İLE LİNET'İN

Cuma, Ağustos 04, 2017

Yaz deyince hepimizin aklına ilk gelenler kuşkusuz ki deniz, kum, güneştir. Ben ve benim gibi İstanbullu müzikseverlerin aklına bir de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi'ndeki konserler gelir.

Son günlerde sokaklarda sıkça Linet'in Harbiye konserinin afişlerine denk geliyor ve sanatçının sergileyeceği performansı merak ediyordum. Özellikle "Yorum Farkı" ve "Yorum Farkı 2" albümlerinin satışlarıyla büyük başarı elde eden ve müzik kariyerinde bambaşka bir noktaya gelen Linet'in ilk Harbiye deneyimi bende heyecan uyandırıyordu. Linet'in "Adını Sen Koy" yorumunu geçtiğimiz yıl keşfetmiş, çok etkilenmiş ve şarkıyı çok uzun süre dinlemiştim...

1 Ağustos Salı akşamı arkadaşımla kendimi Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi'nde buldum. Verdiği bir röportajda sanatçının zamanında Türkiye'ye defalarca geldiğini ancak hep hüsranla İsrail'e geri döndüğünü okumuştum. O yıllardan, yollardan sonra Linet'in kariyerini ilmik ilmik örmesi ve bu gece Harbiye'de binlerce kişiye konser verecek noktaya gelmiş olması hem çok etkileyici hem de merak uyandırıcıydı. Bu konser bir müzik dinletisi olmasının yanı sıra aynı zamanda bir başarı öyküsüne tanıklık gecesiydi.

Başta koltukların dolup dolmayacağı konusunda endişeliydim ancak ışıklar kapandığında neredeyse her yer doluydu. 22.00'ye doğru perdeler açıldı ve orkestranın performansı ile konser başladı. Ardından Linet, "İncir" ile dinleyicilerini selamladı. Heyecanı ve mutluluğu oldukça hissediliyordu. Şarkıdan sonra kendine has kibar konuşmasıyla dinleyicileri selamladıktan sonra ilk Coşkun Sabah'tan dinlediğimiz "Hatıram Olsun"u, ardından Sezen Aksu şarkıları "Şu Saniye" ve "Geçer"i söyledi Linet. "Yorum Farkı" kattığı şarkıların ardından bu kez kendi parçalarına geçti. 1995 yılında yayımlanan ilk albümünde yer alan "Sustum"u ve "Yiğidim"i peşi sıra seslendirdi. Doğrusu bu şarkılarla bu konserde tanışmış oldum ve özellikle "Sustum"u çok sevdim.


Sanatçı kostüm değiştirmek üzere kulise giderken yerini dansçı kızlara bıraktı. Neyse ki hazırlanması pek de uzun sürmedi ve sahneye "Aslan Gibi" geldi. Bu şarkıyı daha sonra sahibi Sıla da seslendirmiş olsa da ilk Linet'ten dinlemiş ve onunla sevmiştik. Şarkısını bitirdikten sonra "Aslında hayatta acele etmeyi sevmiyorum ama çok çabuk hazırlanıyorum. Ne tuhaf, değil mi? Nağmeleri hızlı hızlı dizmeyi seviyorum. Yorum farkı, yapacak bir şey yok." cümlelerini kurdu. Bu samimi ve bir o kadar da iddialı sözler Harbiye dinleyicisi tarafından alkışla karşılık buldu. Tansiyon ilk Bora Duran'dan dinlediğimiz "Aman Aman" ile tekrar düşerek yerini duygusal anlara bıraktı. Şarkı bittikten sonra alkış koptu ve Linet'in "Aşkla yapılan her şey güzel oluyor, değil mi?" sözleri üzerine seyirciler "Helal olsun sana!" diye tezahürat tuttular.

"Mor Salkımlı Sokak"ı "Eylül Akşamı" takip etti. Bu şarkıda sanatçıya klarnetçisi eşlik etti. Bu arada, Linet'e de "klarnet sesli" derlermiş. Yine çok alkış alan "Sil Baştan"dan sonra sıra benim konserde en çok dinlemek istediğim şarkıya, "Adını Sen Koy"a geldi. "Sil Baştan"da çok kısa bir mola vermiştim ki "Adını Sen Koy"u duyar duymaz koltuğuma koştum. Linet, gerçekten de az önce söylediği gibi tüm şarkıları seslendirirken nağmeleri sıraya diziyor ve bunu büyük bir ustalıkla, hiç zorlanmadan yapıyordu. Şarkıları ve duyguları coşturmakla kalmıyor, âdeta yaşıyordu da. İlk olarak Ajda Pekkan'dan dinlediğimiz "Resim" ile konserin ilk yarısı son buldu. Arkadaşıma dönüp "Genellikle bir şarkıyı hep ilk söyleyeniyle hatırlarım ve ondan dinlemeyi tercih ederim. Sonraki seslendirenler daha iyi söyleseler bile bende ilk yorumcunun önüne geçemezler ama Linet'ten bu şarkıları dinlerken gerçekten öncesini hatırlamıyorum. Yorum farkı gerçekten böyle bir şey." dedim...


Sürprizlerle dolu ikinci yarı başladı. Sürprizlerle doluydu çünkü sahnenin ortasında bir koltuk vardı ve belli ki sanatçının bir konuğu olacaktı. Linet, annesiyle el ele tutuşarak sahneye çıktı ve beraber "Leyla Bir Özgecan'dır"ı seslendirdiler. Linet konuşma yapana dek yanındaki hanımefendinin annesi olduğunu seyirciler fark etmemişti. Bu farkındalıkla birlikte hâliyle tekrar alkış koptu. Bu arada "Leyla Bir Özgecan'dır", Linet'in annesi Leyla Özgecan için yazılmış bir şarkı, bu da önemli bir ayrıntı. Anne-kız bu defa "Söyleme Bilmesinler"i el ele, göz göze, diz dize seslendirdiler. Sanatçı, annesinden "Ustam ile 25 yıl sonra ilk kez aynı sahnedeyiz." sözleriyle bahsetti. Hem Linet ve Özgecan Hanım hem de müzikseverler için unutulmaz, muhteşem bir anıydı bu...

Tekrar 1995 yılına döndük. Linet, Orhan Gencebay ile tanışma hikâyesinden bahsetti. "Hep genç, hep toy kaldım." dedi espri ve iddiayla karışık bir şekilde. "Yorum Farkı"nın yanı sıra Linet'i farklı kılan bir diğer özelliği de buydu bence: İddiasını şaka yollu, tatlı bir dille ifade etmesi. Kendi deyimiyle "Orhan Gencebay şarkılarından bir demet" seslendirdi sanatçı. "Akşam Güneşi", "Kaderimin Oyunu", "Dünya Dönüyor" derken "Ah Yalan Dünya" ile usta sanatçı Neşet Ertaş'ı andık hep beraber.


Yine şarkı arasında kısa kısa içini döktü, içini açtı Linet. Cümleler kısa ama ardındakiler oldukça uzundu, anlayana. "Buralara gelmek kolay olmadı... Ama geldik." dedi, ekibine teşekkür etti. Yine kendi deyimiyle "naçizane 6 dilde şarkı seslendirdiğini" belirtip yabancı dilde eserleri peşi sıra okumaya başladı. "Vücuduyla şarkı söyleyen kadın" olarak tabir ettiği Oryantal Didem, dansıyla Linet'e sahnede eşlik etti. Didem, "Ben bu sahnede daha önce İbrahim Talıses ve Sibel Can ile dans ettim. Çok şükür hep büyük sanatçıların, büyük seslerin arkasında yer aldım. Linet de bence büyük bir ses ve gerçekten bir dünya starı." sözleriyle duygularını ifade etti. İbranice, Yunanca, Farsa, İspanyolca derken sıra Whitney Houston ile bütünleşen "I Will Always Love You"ya geldi. Ardından Adele'in "Someone Like You" parçasıyla devam etti Linet. "Te Ka Lali Shpirt" ile Arnavut rüzgârı Harbiye sıcağında tatlı tatlı esti. Şarkılarla farklı coğrafyaları gezdikten sonra Zülfü Livaneli'nin "Leylim Ley"i ile kendi sularımıza geri döndük. Hangi dilin, ülkenin şarkısını söylüyorsa o an oralıydı Linet. Nevi şahsına münhasırdı ve bir o kadar evrenseldi.

Yıldız Tilbe'nin "Aşkın Ceza mı"sı, Erol Evgin'in "Sevdan Olmasa"sı derken Kenan Doğulu'nun "Güzeller İçinden"i ile coşku ve tempo giderek yükseldi. Herkesin keyfi, neşesi yerindeydi ancak "İsyan"ın ne zaman kopacağı da sabırsızlıkla bekleniyordu. Bu durumun farkında olacak ki Linet, "Aslında bugüne kadar hiç kaydetmedim ancak bu şarkı benden bekleniyor." dedikten sonra "Bir Allah'ın huzurunda, bir de sevenlerimin karşısında..." sözleriyle devam etti. Dizlerinin üzerine çöküp "İsyan" etmeye başladı. Bir anda konfeti patladı, alkış koptu. Herkesin tüyleri diken dikendi. Seyirciler olarak şarkının sonunda ayağa kalkıp Linet'i alkışladık. Daha önce hiç kaydetmediği bir şarkıyla bu kadar sevilmek çok az yorumcuya nasip olabilecek bir durumdu gerçekten de. Alkışlar içinde konseri tamamlayan yorumcu, yine alkışlar içinde bis yapmak üzere sahneye geldi ve "Batsın Bu Dünya"yı söyleyerek son vuruşunu yaptı.


Geçtiğimiz hafta televizyonda denk gelmiştim Linet'e. Bir magazin programına Harbiye konseri ile ilgili röportaj vermişti. "Özel sürprizler hazırlıyorum ancak benim en büyük şovum sesim." cümlesini kurmuştu. Linet, şarkıları söylemenin ve yaşamanın yanı sıra vokal performansı ile "şov" ve gövde gösterisi yapmıştı bütün gece âdeta. Sesi sınırlara, kalıplara sığmıyordu. Harbiye'de bugüne dek birçok konsere gitmiş ve keyifle ayrılmıştım ancak Linet kadar kimsenin yorumculuğundan doğrusu bu kadar etkilenmemiştim. Belli ki konsere çok sıkı, büyük titizlikle hazırlanılmıştı. Kerki Production ve Solfej Organizasyon'un düzenlediği konserde teknik aksaklık, duraksama hiç yaşanmadı. Linet, sesiyle olduğu kadar görselliğiyle de iddialıydı. Gülşah Saraçoğlu'nun hazırladığı kıyafetler içerisinde oldukça şıktı.

Harbiye ne de olsa "gerçek" yorumcuların er meydanıydı ve oraya çıkmak, koltukları doldurmak her babayiğidin harcı değildi. En çok kimin konser verdiği, en çok kimin bilet sattığı bir kenara, bence bu yaz Harbiye yarışının kazananı "Yorum Farkı" ile Linet'tir.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com