, , , , , ,

SON ERKEK POPSTAR

Pazar, Ağustos 21, 2016

Türk pop müziğinin son yıllardaki en güçlü temsilcilerinden biri kuşkusuz ki Murat Dalkılıç. 2008 yılında "Kasaba" isimli ilk çalışmasıyla hayatımıza giren Dalkılıç, her defasında üstüne bir şeyler koyarak ve başarı ivmesini arttırarak yolculuğuna devam etti. Kısa sayılabilecek bir zaman diliminde çok az şarkıcıya nasip olabilecek bir müzik kariyeri elde etmenin yanı sıra "Kasaba, "La Fontaine", "Külah", "Dönmem", "Çatlat", "Bir Güzellik Yap", "Kader", "Lüzumsuz Savaş", "Neyleyim İstanbul'u", "Bu Nasıl Aşk", "Derine", "Leyla" gibi yakın müzik geçmişimizin sevilen şarkılarının sesi oldu.

2012 yılında yayımladığı albümüne adını da veren ve bir Gülşen bestesi olan "Bir Güzellik Yap" ile kariyerinin en büyük yükselişini gerçekleştiren Dalkılıç, 2014 çıkışlı üçüncü stüdyo albümü "Daha Derine" ile istikrarını sürdürdü. DMC'den ayrılıp Poll Production ile sözleşme imzalayan sanatçı, 12 şarkıdan oluşan dördüncü stüdyo albümü "Epik"i kısa bir süre önce görücüye çıkardı.

Kapağında fotoğraf yerine illüstrasyon bulunan ve kelime karşılığı "destansı" olan "Epik", daha baştan farklı ve kalıpların dışında bir albümle karşılaşacağımızın sinyallerini veriyor. Son dönemde Hande Yener'in "Görev", Berkay'ın "Uygun Adım" şarkılarını yazarak bu yönüyle de dikkatleri üzerine çeken Dalkılıç, "Epik"te 10 şarkının bestesine, 11 şarkının ise sözlerine imzasını atarak yaratıcı-üretici yönünün altını da kalın kalın çiziyor.

Albümün çıkış şarkısı "Ben Bilmem"in hem tavır hem de altyapı olarak günümüzdeki şarkılardan farklı olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün. "Ben Bilmem"in popüler deyimle ne kadar "catchy", Türkçe deyişiyle ne kadar "hemen yakalayan" bir şarkı olduğu tartışılır. Ne var ki kalıpların ve ezberlerin dışına çıkan, bilinen yoldan gitmeyip kendi yolunu çizen şarkılar baştan biraz yadırganmış, algılanması zaman almıştır. Ben bu anlamda "Ben Bilmem" in kısa sürede tüketilecek değil, uzun vadede biriktirilecek bir şarkı olarak dinleyicilerde yer edeceği kanaatindeyim. Şarkının düzenlemesini yapan Öğünç Başara'yı da bundan böyle yakın takibe alıyorum.

"Epik"in açılışını "Pembe Panjur" gerçekleştiriyor ki düzenlemesi ve atmosferiyle "intro" görevini fazlasıyla hak ediyor, "alışılmışın dışında" bir şeylerin bizi beklediğini fısıldıyor âdeta. Albümde Dalkılıç'ın imzasının bulunmadığı tek şarkı "Soktuğu Duruma Bak", "Epik"in en sivrilen şarkılarından biri olarak yükseliyor. Her şarkıyı tanımlarken bazı kelimeler kullanırız. Yukarıda bahsettiğim üç şarkısı için durumu en iyi özetleyecek tanım, "vizyon ve duruş sahibi şarkılar" sanırım. Duyduğumuz hiçbir şey öylesine değil, şarkılar detaylarla ilmik ilmik örülmüş sanki. Bu anlamda "Soktuğu Duruma Bak" albümün en sükseli, en havalı şarkılarından.

"Daha İyisi Gelene Kadar", yine "piyasa kafalarında olmayan", şahsına münhasır, dingin bir şarkı.  Keza "Cadı Kazanı" da iddia-kaygı taşımayan, huzurlu ve kendi hâlinde bir parça. Repertuvarda 6. sırada yer alan "Cahil", albümün temposunu düşüren ve hüzün rüzgârını estiren ilk şarkı olarak karşımıza çıkıyor. Yavaş ve hüzünlü şarkılar, Dalkılıç'ın sesine en az hareketli şarkıları kadar yakışıyor. Hande Yener'in "Hepsi Hit" albümünde "Görev"i dinledikten sonra Murat Dalkılıç'ın bilhassa kendi albümüne ayırdığı yavaş şarkıları oldukça merak ediyordum ki "Cahil" bu merakımı karşılamış oldu. Albümdeki ilk beş şarkı ayrı bir kefede dururken, "Cahil" ise oyunu klasikten yana kullananların ihtiyacını karşılamış oluyor.

Albümün enerjisi "Feriştah" ile yeniden yükseliyor. Dalkılıç'ın şarkının bazı kısımlarında sesini tıpkı bir enstrüman edasıyla kullanması, vokaliyle âdeta şarkıya imzasını atması dikkatlerden kaçmıyor. Bu arada, bu şarkıda -havasından mıdır, suyundan mıdır- Kenan Doğulu'yu anımsar gibi olduğumu da belirtmek istiyorum. Albümdeki şarkıların özellikle sözlerindeki ortak hava ve bütünlük deyim yerindeyse Murat Dalkılıç'ın şarkı yazma konusunda alıp yürüdüğüne işaret ediyor. Albümün eğlenceli şarkılarından "Boya Gitsin"de Dalkılıç'a eşi Merve Boluğur eşlik ediyor. Şarkıların hayata bir iz bırakmak olduğunu düşündüğümüzde bu eşlikçilik hem çift için hem de dinleyiciler nazarında tatlı bir anı olarak kalacaktır.

Tansiyonu düşürme sırası -ki bu görev çok az şarkıya düşüyor- bu defa "Rivayet'e geliyor. "Beynimi yediler doymadılar / Nasıl arkadaşsa artık bunlar" gibi gündelik ve basit bir cümle Murat Dalkılıç'ın elinde ve sesinde şarkıya dönüştüğünde daha ağır ve lirik tınlıyor mesela. Dalkılıç'ın söz yazmadaki başarısı da bu bence: Kendine has üslubunu gündelik sözlerle ahenk içerisinde birleştirip bir kompozisyon oluşturmak.

Albümün 10. sırasında yer alan "Hanım Köyün Kavalcısı", yine albümün en öne çıkan ve zaman içerisinde kliplendirilmesi muhtemel şarkılarından biri. Bu türden bir şarkı genellikle albüm repertuvarında ilk sıralarda yer alır ancak sanatçı belli ki yine ezberleri bozmak istemiş. "Hanım Köyün Kavalcısı" sırasını biraz beklemiş ama buna değmiş. Bu arada, Dalkılıç'ın nakarattaki vokalinin şarkıya ne kadar da eda kattığının altını çizmek istiyorum. Şarkı söylemek, şarkıya yorum katabilmek tam da böyle bir şey.

"Pişmanlar Romanı", Murat Dalkılıç'ın diskografisindeki genel havayı taşıyan, ilk dinleyişte müzikseverleri yakalayacak türden bir şarkı. "Haydiii"ler, zurnalar, pişmanlar, romanlar gırla ne de olsa. Bu şarkının da ilerleyen zamanlarda kliplendirileceğini ve radyolar tarafından ilgi göreceğini düşünüyorum. Tıpkı diğer şarkılar gibi "Pişmanlar Romanı"nın da akıbetini zaman gösterecek.

"Pembe Panjur" ile açılışın yapıldığı "Epik"te kapanışı yapma görevi ise "Sonsuz Olsan"a verilmiş. Albümün genel dinamik yapısından farklı olarak duygusal, dingin, süsten püsten uzak bir şarkı "Sonsuz Olsan". Gitar ve vokal duyuyoruz sadece, o kadar sade albümün aksine. Ancak yine ters köşe ve güzel bir final kesinlikle.

Popülarite ve piyasa kurallarına uyma kaygısı taşımaksızın, standartların ve klişelerin gölgesinden uzak bir çalışmaya imza atmış Murat Dalkılıç. "Epik", her açıdan yeni söylemler taşıyan, en önemlisi vizyon ve duruş barındıran, baştan sona dinlenebilecek bir albüm. Bu ince işçilik ve titizlik şarkılara verilen sıra dışı ve yaratıcı isimlerden bile fark ediliyor. İşin içerisine imaj çalışması, albüm kapağı ve video klip de eklendiğinde eldeki veriler Murat Dalkılıç'ın günümüzün en parlak erkek pop starı olduğuna işaret ediyor. 

Murat Dalkılıç'ın 8 yıllık albüm kariyeri içerisinde sürekli kendisini geliştirmesi hem dinleyicilere hem müziğine yenilikler katması takdire şayan. Ben "Epik"in diğer bütün erkek pop şarkıcıları için örnek alınması gereken bir albüm olduğunu düşünüyorum. Ne de olsa bizim erkek popçularımızın en büyük sorunu aslında "vizyon" meselesi. Dalkılıç, bu sorunlara ve hatalara düşmemekle kalmayıp sorumluluk ve risk almış. Fiziksel arşivcilik anlayışının hızla azaldığı, hayatı dijitale aktardığımz günümüzde "Epik"in gerçek müzikseverlerin koleksiyonları arasında yer alması gerektiğini düşünüyorum. Zira bu yıl çıkan en eli yüzü düzgün birkaç albümden biri "Epik".

30 Ağustos'ta Harbiye Açıkhava'da, tam da Zafer Bayramı akşamında sahne alacak olan Dalkılıç, destansı yani "Epik" bir törenle saltanatını ilan eder belki, ne dersiniz? Orasını şimdilik "Ben Bilmem"...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com