, , , , ,

SOYUNALIM!

Pazartesi, Mart 07, 2016

Sevinçlerimizi ne ara ertelemeyi öğrendik? Ne ara yaşamayı unuttuk?

Geçen hafta gittiğim Bodrum tatilinde sordum kendime bu soruyu. İlk gecemi sevdiğim bir dostumun teknesinde geçirdik. Sabah sekizde uyandım, Akvaryum Koyu'nun o kendine has masumiyetini gördüğüm an elime telefonu alıp Instagram için video çekmeye başladım ve yedinci saniyede aklıma bu soru geldi: "Gözde, ne ara anı yaşamayı unutup telefon bağımlısı bir insan oldun?" dedim. O kadar acıdım ki kendime elimden telefonu atıverdim. Açtım kollarımı... Güneşin içimi ısıtmasına, denizin  o muhteşem rengiyle gözüme ve ruhuma ziyafet çekmesine izin verdim. Emin olun o videoyu Instagram'a attığım an alacağım beğenilerden yüz bin kat daha çok tatmin etti ruhumu. Duygularımı doyurmaya o kadar ihtiyacım varmış ki tekne hareket ederken üst kattaki kaptan köşküne kafayı uzatıp "Biraz daha kalamaz mıyız?" diye direttim arkadaşıma.

Gün geçtikçe kölesi oluyoruz şu minicik aletlerin. Hayatı da sevgiyi de çabucak tüketiyoruz. Daha çok konuşurduk bundan birkaç sene öncesine kadar keyifli dost masalarında. Özlediğimizde kalkar giderdik, şehir dışındaysa elimizin değdiği-duygularımızın işlediği mektuplar yazardık. Mekanik insanlar oluverdik. Ses kayıtları, görüntülü konuşma derken duygularımızı kör bıçakla bileyledik belki bilmeden istemeden. Hayatı bile 140 karaktere sığdırmaya çalışıyoruz mention atarken. Yüz yüze geldiğimizde söyleyecek söz bulamıyoruz. Utanmasak Google hazretlerine "Sevgiliyle beraberken söylenecek güzel sözler" diye arama yapacağız! Kolaycılığın son perdesi! Tabii ki teknoloji olmalı, hatta çok yaşamalı! Ancak özel alanımıza hükmetmeden yaşamalı. Ellerimiz klavye yerine yeniden kalem tutmalı, tutmalı ki hissetmeli. Skype'den görmeyelim bir zahmet özlediklerimizi. O kalkıp gelmeli ya da biz gidelim, bu kadar mı zor? Tembelleşmemeli beyinimiz ve bedenimiz. Aynı masada telefonla iletişim kuran insanlar tanıyorum ben. Olacak iş mi bu? Hatta derim ki varın gelin bu konuyu  kurtaralım sanallıktan, oturup bir kahve eşliğinde değerlendirelim. Şu tabletleri, telefonları aman kırılmasın edasıyla koruyup kollamayı bırakalım. Sanal zırhımızı atıp biraz kendi içimize soyunalım!


Konuk Yazar: Gözde Yağmur Güler / Mart '16

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com