, , , , , , , , , , , ,

TEKLİ DEĞERLENDİRMELERİ: AYŞE HATUN ÖNAL, HEDİYE, MELİS KAR

Pazartesi, Şubat 15, 2016


AYŞE HATUN ÖNAL – ŞEYTAN TÜYÜ

Ayşe Hatun Önal'ı 1999 yılında birincisi olduğu Miss Turkey'den bu yana büyük beğeniyle takip ediyorum. "Mankenden şarkıcı olur mu?"yu tartıştığımız ve bunu millî bir mesele hâline getirdiğimiz yıllarda Önal, "Sonunda" isimli EP'siyle müzik dünyasına adım atmış ve bilhassa "Çeksene Elini" isimli çıkış şarkısıyla hem müzik hem de magazin dünyasında büyük sansasyon yaratmıştı. "Ama ayılık var senin hamurunda.", "Sarılmandan belli, kırıcan mı belimi? Çok canım acıdı, çeksene elini." gibi sözler o dönem oldukça tartışılmıştı. Hem Erdem Kınay'ın imzasını taşıyan progresif düzenlemeyle hem de Murad Küçük imzalı video klibiyle "Çeksene Elini" bence zamanının (2004) ilerisinde bir işti.

Önal, 2008 yılında yayımladığı "Sustuysam" isimli albümüyle bir kez daha dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Albümün çıkış şarkısı "Kalbe Ben" yine yılın dikkat çeken, ters köşe işlerinden biriydi. Ne var ki albümün tanıtımı tek kliple son buldu. Ortalıktan tekrar kaybolan isim, 2012 yılında Birol Giray'a (BeeGee) eşlik ettiği "Sen ve Ben" isimli tekliyle çıkageldi. Ancak Önal'ın esas dönüşü 2014 baharında yayımladığı "Çak Bir Selam" ile oldu. Önal, bu tekliyle kariyerinin en büyük başarısını elde etti ve yılın en ses getiren işlerinden birine imza attı. Bu çalışmanın üzerinden yaklaşık 10 ay geçtikten son yayımlanan "Güm Güm", "Çak Bir Selam"la gelen başarıyı devam ettirdi. Şarkıcı, 2015 yılını "Güm Güm" isimli teklisiyle geçirdi.

Ayşe Hatun Önal, en yenisi "Şeytan Tüyü"nü geçtiğimiz günlerde müzikseverlerin beğenisine sundu. Şarkı aynı zamanda, mart ayında vizyona girecek "Şeytan Tüyü" isimli sinema filminin de müziği. Sony etiketiyle yayımlanan teklinin sözü ve bestesi Alper Narman, Onur Özdemir imzası taşıyor, düzenlemede ise Gürsel Çelik'in adı karşımıza çıkıyor. Anlaşılacağı üzere "Güm Güm" ve "Çak Bi' Selam"da olduğu gibi kadro yine aynı.

Türk pop müziğinde kendine has, sıra dışı şarkılarıyla farklı bir yer edinen Önal'ın "Şeytan Tüyü" ile artık iyiden iyiye sıradanlığa düştüğünü düşünüyorum. Bir dinleyici olarak, açıkçası "Şeytan Tüyü" beni heyecanlandırmadı. Gerçi geçtiğimiz yıl "Güm Güm" için de benzer şeyleri söylemiştim ancak şarkı listelerde en üst sıralarda yer almıştı. "Şeytan Tüyü" de tıpkı "Güm Güm" gibi yüksek dinlenme rakamlarına ulaşabilir, radyolarda sıkça çalabilir fakat tüm bu verilerin bir şarkının "hit" olduğuna işaret ettiği de tartışılır. Benim hit anlayışım, bir şarkının çok çalmasından ziyade dinleyende bıraktığı etkinin yoğunluğu ve kalıcılığıyla orantılı.

Açıkçası Önal'ın "Alper Narman, Onur Özdemir imzalı besteler, Gürsel Çelik imzalı düzenlemeler"i tercihi geçip kalıp hâlini aldı. Tabii ki bir şarkıcı aynı söz yazarıyla, aranjörle yıllar boyunca çalışabilir. Bunun hem yerli hem yabancı müzik dünyasında birçok başarılı örneği de mevcut. Ne var ki enerjiler yenilenmediğinde, gelişim ya da farklılık sağlanmadığında yapılan işler hep öncekilerin gölgesinde kalıyor. Bir şarkıcının uzun yol arkadaşlarının olması elbette çok güzel bir durum ancak ben artık Önal'ın yeni denemeler yapması, başka isimlerle de çalışması, müzikal anlamda enerjisini yenilemesi gerektiği kanaatindeyim. 

Tüm bu sebeplerden mütevellit "Şeytan Tüyü" bende yeni bir şarkı etkisi yaratmadı. Bu arada, şarkının aynı zamanda "film müziği" olduğu belirtilse de bu düpedüz kişisel bir çalışma. Bir şarkının yayımlandıktan birkaç ay sonra bir filmde de kullanılıyor olması bence o şarkıya film müziği özelliği katmıyor. Bu sebeple filmin oyuncularının yer aldığı klip benim için pek bir şey ifade etmedi. Hatta bence "Şeytan Tüyü", Önal'ın kariyerinin en sönük video klibi olmuş. Ortaya çıkan manzara bana Önal'ın bu çalışmadan yana pek heyecan duymadığı izlenimini verdi. Kim bilir, belki de Önal'ın şarkısıyla ilgili büyük bir iddiası yoktur da ben böyle bir beklenti içerisine girmişimdir. Belki de şarkıcı, iddiasını başka bir şarkısına ya da bir albüme saklıyordur.

"Şeytan Tüyü"ne dair en çok beğendiğim şey şarkının kapağı oldu. Önal'da "Şeytan Tüyü" olduğu muhakkak ama bu defa cezbettiğini söylemek pek mümkün değil doğrusu.


HEDİYE – AL YANINA

Türk pop müziğinin yeni isimlerinden Hediye, solistliğin yanı sıra müzik öğretmenliği de yapmış bir isim. Genç isim konservatuar eğitimi almış, işi mutfağında öğrenmiş ve aynı zamanda öğretmiş de. Bir gazeteye verdiği röportajda birine bir şey öğretmenin onu ne kadar heyecanlandırdığının da altını çizmiş genç şarkıcı.

Hediye, 6 şarkıdan oluşan ilk EP'si "Sildim Adını"yı 2014 yazında 3 Adım Müzik etiketiyle yayımlamış ve sırasıyla "Çakma Aşk", "Sildim Adını" isimli şarkılarını kliplendirmişti. Şarkıcının bu çalışması o dönem pek dikkat çekmemişti. Ancak Hediye'nin şarkılarını kendi yazması ve iyi bir yorumcu olması dikkat çeken unsurlardı.

Hediye, geçtiğimiz aralık ayında ilk teklisi "Al Yanına" ile dijital platformlarda yerini aldı. Sözü ve bestesi Hediye'ye ait şarkının düzenlemesi ise Alen Konakoğlu imzası taşıyor. Kısa film tadındaki video klibin yönetmen koltuğunda ise Hasan Kuyucu oturuyor.

"Al Yanına"yı daha dinlemeden benim dikkatimi çeken ilk husus teklinin DMC etiketiyle yayımlanması oldu. Açıkçası bu durum beni daha da heyecanlandırdı. Bu çalışmada her açıdan bambaşka bir Hediye olduğu belliydi ve geriye bu gelişmelerin şarkıya nasıl sirayet ettiğini dinleyip görmek -işitmek- kalıyordu. İlk albümünde daha ziyade fantezi-pop çizgisinde seyreden bir ismin, pop-rock şarkılara başarıyla imza atan bir aranjörle ne tür bir iş ortaya çıkardığı hâliyle merak uyandırıcıydı.

"Al Yanına", tıpkı adı gibi dinleyiciyi hemen yanına alan, kendine çeken, samimi ve sıcak bir şarkı. Öyle iddialı söylemleri ve kaygıları yok şarkının. Mesela "Çakma Aşk"taki gibi iddialı ve "atarlı" bir kadın yok bu defa karşımızda. Daha naif, kendini daha iyi tanıyan, daha modern ve güncel bir Hediye var. Şarkı, Gökçe ve Aydilge'nin başı çektiği pop-rock sularında yüzüyor. Hediye de yazdığı şarkının DNA'sını iyi çıkarmış olacak ki bu isimlerin şarkılarının düzenlemesini yapan ve bu türden bir parçayı en doğru şekilde düzenleyebilecek müzisyenlerden biri olan Alen Konakoğlu'nun kapısını çalmış. Neticede de ortaya piyasa pop anlayışının dışında, nevi şahsına münhasır bir çalışma çıkmış. Bu hususta şarkının intro melodisini çok beğendiğimi ve Konakoğlu'nu bu konuda çok başarılı bulduğumu belirteyim.

Murat Akçay'ın fotoğrafını çektiği, Deniz Can Kutlu'nun styling'ini üstlendiği, Fatih Kocatürk'ün grafik tasarımını yaptığı albüm kapağı şarkının dinamizmini, coşkusunu doğrudan yansıtıyor. İlk albümünün kapağında yüzü seçilemeyen şarkıcı, bu defa yeni bir ekiple çalışarak doğru sonuçlar almış. Tebriklerin bir büyüğünü de klibin yönetmeni Hasan Kuyucu hak ediyor. Kuyucu, şarkıya âdeta kısa film tadında, sinematografik bir klip çekmiş. Klipte dans öğretmenine âşık bir öğrenciyi canlandıran Hediye, kariyerinde üçüncü kez klip için kamera karşısına geçen bir isim olarak gayet iyi bir oyunculuk ortaya koymuş. Muhakkak ki bu performansta Kuyucu'nun sanatçısını doğru yönlendirmesinin ve işine titizlenmesinin payı büyüktür.

"Al Yanına"yı Hediye için bir "reform" dönemi olarak görüyor, şarkıcının gelecek çalışmaları açısından ümit verici buluyorum. Ancak bununla birlikte bu türden "radyo dostu" bir şarkının radyolarda daha sık çalması gerektiği kanaatindeyim. Hediye, bundan sonra pop-rock tarzda mı ilerleyecek yoksa ilk albümündeki gibi şarkılar mı seslendirecek? Onu da zamanla göreceğiz.


MELİS KAR – YERİN DE DOLMUYOR Kİ

Türk pop müziğinin genç kadın vokallerinden Melis Kar, 2014 yılında Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle yayımlanan "Kaçak" isimli ilk albümüyle müzikseverlerle buluşmuştu. 12 parçanın yer aldığı çalışmanın çıkış şarkısı, albüme de adını veren "Kaçak"tı. Hem şarkı hem de albüm olarak "Kaçak", o dönem için pek ses getirmemişti. Albümün ikinci video klip çalışması "Acıyor"un bu anlamda daha başarılı olduğunu söylemek mümkün. Benim bu albümdeki önceki şarkılarım ise "Sen Ayakta Uyu" ile "Sevmek Yetmiyor"du. Hatta "Sen Ayakta Uyu"ya klip çekilmeden albümün tanıtımının son bulmasına da doğrusu şaşırmıştım. "Kaçak", Melis Kar'ın iyi bir ses ve iyi bir şarkıcı olduğuna işaret eden ve ümit veren bir albümdü. Yeni isimlerin tekliyle şans aradığı bir dönemde bir albümle sektöre merhaba demesi de müzik şirketinin ve ekibinin şarkıcıya ne kadar inandığını da ortaya koyuyordu.

Genç şarkıcı, geçtiğimiz aylarda müzik kariyerinin ilk teklisi "Yerin de Dolmuyor ki"yi DMC etiketiyle müzikseverlerin beğenisine sundu. Şarkının sözü ve bestesi Süleyman Billor'un imzasını taşıyor. Billor'un adına ilk olarak Mustafa Ceceli'nin 2014 sonunda yayımlanan "Kalpten" albümünde yer alan "Gül Rengi" isimli şarkıda rastlamıştık. Düzenlemesini Ozan Doğulu'nun yaptığı "Yerin de Dolmuyor ki"nin video klibi ise Gülşen Aybaba yönetmenliğinde çekildi.

"Yerin de Dolmuyor ki" ile ben "Kaçak"tan bu yana biraz daha büyümüş, sektörün ve dinleyicilerin beklentilerini daha iyi analiz etmiş, "oyunu kuralına göre oynamak gerektiğini özümsemiş" bir Melis Kar gördüm. Melis Kar'ın bu anlamda da kesinlikle ana akım içerisinde yer alması gerektiğini düşünüyorum. Bu değişimde muhakkak Kar'ın yeni müzik şirketi DMC'nin yönlendirmesinin etkisi de olmuştur.

Ben "Yerin de Dolmuyor ki"nin kendi türü içerisinde iyi bir pop şarkısı olduğu ve Melis Kar'a çok yakıştığı kanaatindeyim. Söz konusu bu tür şarkılar olduğunda üreticilerin ya da icracılarının genellikle "slogan" bulmak gibi anlamsız bir çabası, hırsı var. Maalesef bu çaba çoğu zaman şarkı sözlerinin "farklı" değil de "saçma" olmasına hizmet ediyor. Melis Kar, kendi jenerasyonunun yaptığı hataya düşmeksizin tercihini duygusu ve lirik yapısı güçlü bir şarkıdan yana kullanmış. Yeri gelmişken eser sahibi Süleyman Billor'u da tebrik etmek lazım. Bu şarkı başka bir isme gitseydi muhtemelen yavaş ve akustik bir formda olurdu. Bu noktada Ozan Doğulu da şarkıyı başka bir yere taşımış. Ben hareketli fakat sözleri duygusal, hisli şarkıların daha kalıcı olduğu kanaatindeyim. "Yerin de Dolmuyor ki" de bu türden bir şarkı.

Fatih Kocatürk tarafından yapılan albüm kapağının aşırılığa kaçmayan, sade tasarımını beğendiğimi belirtmek isterim. Rengi daha da açılan ve uzayan sarı saçları, yeni imajı Melis Kar'a bence çok yakışmış. Tek eleştirim, video klibi şarkıya göre biraz fazla eğlenceli buldum. Böyle bir şarkı için Kar'ın hâlleri bana fazla neşeli geldi. Kendi adıma klipte vamp yerine biraz daha hüzünlü bir kadın görmek isterdim. Tabii sopalı dans koreografisini oldukça beğendiğimi ve günümüz tabiriyle çok "cool" bulduğumu da belirtmeden geçmeyeyim.

Melis Kar, kuşlardan aldığım habere göre yeni projesi için çok popüler bir isimle bir araya gelmiş. Sürprizi bozmak istemediğimden konuyu hemen kapatıyorum. Görmedim, duymadım, bilmiyorum.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com