, , , , , ,

HARBİYE'DE GÜL-ŞENLENDİK

Cuma, Eylül 04, 2015

Yaklaşık iki hafta önceydi. Yakın arkadaşım arayıp "Sana doğum günü hediyesi olarak Gülşen konserine bilet aldım." dedi. Gülşen'i yıllardır büyük beğeniyle dinlememe ve takip etmeme karşın bir konserine gitmişliğim yoktu. Bu yıl zaten her şekilde Gülşen'in Harbiye'deki konserine gitmeye kararlıydım. Bu sebeple arkadaşımın jesti yerinde oldu. Ben bir süredir hediye olarak bir nesne yerine "anı" almaktan daha büyük keyif alıyorum. Bir giysi ya da obje zamanla eskiyip miadını dolduruyor ama birlikte yaşanan güzel anılar hafızalarda hep canlı, hep taze, hep özel kalıyor...

Arkadaşımla 2 Eylül Çarşamba akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Sahnesi'ndeki yerimizi biraz geç aldık, konsere geç kaldık. Gülşen, "Dan Dan"la açılışı yapmış, sıradaki şarkısına geçiyordu. Biz konser alanına koşarken sahneden "Yatcaz Kalkcaz Ordayım" yükseliyordu. Tabii biz var gücümüzle koşarken çalan şarkının bu olması epey manidardı. Ancak bizi asıl bekleyen sürpriz içerideydi çünkü oturabileceğimiz bir yer yoktu! Her yer tıklım tıklımdı, deyim yerindeyse iğne atsan yere düşmezdi. Merdivenler bile insan kaynıyordu...

Küt kestirdiği siyah saçları ve alev alev yanan kırmızı elbisesiyle Gülşen aynı zamanda yakıyordu da. Bu tarzı bana doğrudan 2007 çıkışlı "Ama Bi' Farkla"daki nam-ı diğer "Kara Böcükler" Gülşen'i anımsattı. Açıkçası ben Gülşen'i sarışın ya da kumral sevenlerdenim. Ama Gülşen'in her hâliyle bir başka güzel olduğu da bir gerçek. Gülşen, şarkısını tamamladıktan sonra Harbiye'yi hınca hınç dolduran seyircisini selamladı. Duyduğu heyecan her hâlinden belliydi ve doğrusu ben bu kadarını beklemiyordum. Karşımızdaki sanki müzik listelerini sallayan bir sanatçı değil de ilk büyük konserini veren genç bir şarkıcıydı. Gülşen, sözü çok uzatmadı ve "Muraaat!" diye çığlık atarak "İltimas"ı seslendirdi. Ardından, 2013 yılında Mustafa Sandal'ın seslendirdiği "Tesir Altında"yı bu kez sahibinin sesinden dinledik. Bu esnada arkadaşım kulağıma eğilip "Gülşen'in sadece kendine ayırdığı şarkılar değil, başkalarına verdiği şarkılar da gerçek hit." dedi. Gerçekten de ne doğru tespitti...

Gülşen tempoyu hiç düşürmedi ve bence kariyerinin en önemli, en unutulmaz şarkılarından biri olan "Seyre Dursun Aşk"ı söyledi bu defa. Seyircinin şarkıya verdiği reaksiyon da bu düşüncemi doğrular türdendi doğrusu. 2012 yılından çıkıp 2015 yılına geldik ve hep beraber "Bir Fırt Çek"i söyledik. Çok taze olmasından mütevellit seyircinin şarkıyı ezbere bilmesi ve hep bir ağızdan söylemesi beni başta şaşırtsa da karşımızdaki Gülşen'di, şaşırmamak gerekirdi. Coşku ve tansiyon bu defa "Büyük Hatırın Var" ile devam etti. Seyirci yine yüksek bir katılımla bu şarkıya da eşlik etti. Gülşen'in son şarkıları âdeta "Bangır Bangır" söyleniyordu. İçimden "Albümüne ne doğru bir isim vermiş..." diye geçirdim.


Yakın geçmişten eserlerini seslendiren sanatçı, bu defa bizi yıllar öncesine götürdü ve 2006 çıkışlı albümü "Yurtta Aşk Cihanda Aşk"ta yer alan "Bu Gece"yi seslendirdi. Bu şarkıyla bir kez daha fark ettim ki Gülşen'in çok sadık ve kemik bir kitlesi var. 18-19 yaşındaki dinleyiciler bile bundan 9-10 yıl önceki bir şarkıya baştan sona eşlik edebiliyorsa, bunun açıklaması o sanatçının ve şarkılarının kalıcı, zamansız oluşudur. Bu türden bir etkinin de çok az sanatçıya nasip olduğu başka bir gerçek. "Bu Gece"yi ben de Gülşen ile baştan sona söyledim, geçmişi tebessümle yad ettim.

Sanatçı, potporilerine bu defa Sezen Aksu'nun klasiklerinden olan, kendisinin de yeniden yorumladığı "Namus" ve "Sarışınım" ile devam etti. Bu iki şarkı seyircinin en çok coştuğu, ayağa kalkıp dans ettiği anlardandı. Bu defa sıra sanatçının 2006 çıkışlı albümünün çıkış şarkısı "Ya Tutarsa"ya ve akabinde bu albüme adını veren "Yurtta Aşk Cihanda Aşk"a geldi. O yıllarda ve yollarda zaman yolculuğu yaparken bir "Of Of" çekmemek işten bile değildi tabii ki. Ne de olsa "Of Of", ikinci ve üçüncü albümü sonrası Gülşen'in şeytanın bacağını kırdığı ve zirveye çıktığı şarkısıydı. Tabii şarkının söz yazarı ve bestecisi Nazan Öncel'i de bu vesileyle anmak gerekir. Harbiye'yi dolduran Gülşen dinleyicileri olarak derinden "Of Of" çektikten sonra konserin ilk yarısını tamamlamış olduk. "Tamamlamış olduk" diyorum çünkü müzikseverler olarak deyim yerindeyse Gülşen'e bütün şarkılarında baştan sona eşlik ettik, bir nevi vokal yaptık. En az Gülşen ve ekibi kadar bizim de dinlenmek hakkımızdı. Konserin ilk yarısında dikkatimi çeken husus, Gülşen'in şarkılarını yarı canlı okumasıydı. Bir başka deyişle Gülşen, kendi ses kaydının üzerine şarkılarını okudu. Bu tekniğin dünya yıldızları tarafından da kullanıldığını ve özellikle dans performansı gerçekleştiren şarkıcılar için son derece normal olduğunu da belirtmekte fayda var. Bu yüzden bu detaya pek takılmadım.


Verilen kısa aranın ardından seyirciler için ışıklar karardı ve sahne için yanmaya başladı. Gülşen, bu defa haftalarca zirvede yerini koruyan şarkısı "Bangır Bangır" ile ve dans ekibiyle sahnedeydi. Gülşen'in kostümü, danşçılar, koreografi, enerji, coşku tam anlamıyla harikaydı. "Bangır Bangır"ın yılın şarkısı ve albümü olduğunu şimdiden söylemek mümkün sanırım. "Of Of" ile andığımız Nazan Öncel'i bu defa "Dillere Düşeceğiz Seninle" ile bir kez daha andık. Yüksek tansiyonda seyreden konserde "Kendine Müslüman" ile tempo biraz düştü ve duygusal şarkıların rüzgârı hafiften esmeye başladı. Gerçi şarkı duygusal olmasına karşın Gülşen koreografi eşliğinde dansçılarla performans sergiledi. Açıkçası ben bu gösteriyi gereksiz buldum, olmasa da olurdu sanki. Şarkı o kadar duygusal ve vurucu ki Gülşen elinde mikrofonla yerinde söylese çok daha etkili olurdu. Gülşen'in gece boyunca yerinde durmaması ve dansçılarıyla performans sergilemesi takdire şayan, o ayrı...

Gülşen, kısa süreliğine kulisine gitti ve barkovizyondan Kayahan bizleri selamladı. "Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz." dedi büyük usta. Alkışlar eşliğinde merhum sanatçıyı bir kez daha andık ve Gülşen, "Emrin Olur" ile sahnede yerini aldı. Gülşen'in canlı performansı o kadar iyiydi ki bence şarkıyı albümdeki kaydından bile daha güzel okudu. Bu şarkıyla birlikte Gülşen'in o güzel sesini, yorumunu daha da iyi duymaya başladık. Şarkının ardından kısa bir konuşma yaptı Gülşen. "Biliyorum, Kayahan burada bir yerlerde bizi izliyor. Allah'tan detone olmuyorum." diyerek hüzünle karışık espri yaptı. Hazır tempomuz düşmüş, duygusallığımız artmışken sanatçı bizi "Nazar Değmesin" ile 2004 yılına götürdü. Şarkıya girişte tempoyu fazla bulup orkestrayı durdurdu ve şarkıya tekrar girdi. Binlerce kişi hep birlikte "Nazar Değmesin"i söyledik. Bu defa ben arkadaşımın kulağına eğildim ve "Bazı şarkıcıların mesela hareketli şarkıları çok iyidir ama Gülşen'in hem hareketli hem de duygusal şarkıları çok sağlam." dedim. Deyim yerindeyse su gibi okudu Gülşen. Yorumu aktı gitti, bizi de aldı götürdü. "Sakıncalı" bir durum yoktu, hâlimizden memnunduk. 2004'te bir süre vakit geçirdikten sonra tekrar bugüne geldik ve "Ellerinden Öper" ile biraz hareketlendik. Gülşen'in derin denizinde yüzüyorduk ne de olsa, "Can Yeleği" giymeden de olmazdı. Bu şarkının dinleyici tarafından çok sevildiğini zaten tahmin ediyordum ancak konser fikrimin bir nevi sağlaması oldu. "Emrin Olur"u saymazsak uzun süredir yavaş bir şarkıyı kliplendirmeyen Gülşen, bence bu sonbaharda "Can Yeleği"ni kliplendirse çok hoş olur. Gerçi benim favorim "Yıkım Kararı" ama Gülşen'in konser repertuvarında bu şarkıya yer vermemesi öyle bir ihtimalin olmadığına işaret ediyor.


Ağustostan kalma eylül sıcağında yanarken "Kardan Adam" ile biraz serinlemek fena fikir değildi hani. Ama tam tersi bir etki yaptı şarkı, hep beraber terledik. "Kardan Adam", bence Gülşen'in son yıllarda imza attığı en özel çalışmalardan biri ve kesinlikle klasik. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda da aynı coşkuyla ve beğeniyle bu şarkıyı dinleyeceğiz. "Kardan Adam" bile bizi serinletememişken ve Gülşen'in yüksek cazibesinden mütevellit yanıyorken "Ara Sıcak" ile tutuşmamamız zaten kaçınılmazdı. Gülşen, 2013 yılında Ajda Pekkan tarafından seslendirilen eserini dansçıları eşliğinde söyledi. Gülşen'in repertuvarının "başka isimlerin kendisi için yazdığı hit şarkılar", "kendisinin yazıp seslendirdiği hit şarkılar", "kendisinin yazdığı, başka isimlerin seslendirdiği hit şarkılar" ve "kendisiyle özdeşleşen cover şarkılar"dan oluştuğunu bu anlamda söylemek mümkün.

Sıra Gülşen'in son klip şarkısı "Dan Dan"a geldi. Harbiye'yi ateşe veren Gülşen, yanına dansçılarını da alarak seyircileri "ateşledi" ve konserini bitirdi. Pek tabii akabinde alkış kopacak ve Gülşen tekrar sahneye dönerek bir şarkısını tekrar okuyacaktı. Öyle de oldu. Gülşen, "Bangır Bangır" ile bis yaptı ve bu defa gerçekten konser bitti.


Benim dikkatimi çeken hususlardan biri, Gülşen'in ilk üç albümünden hiçbir şarkıyı seslendirmemesi oldu. Keza 2007 çıkışlı albümü "Ama Bi' Farkla"dan da bir şarkı seslendirmedi. Bununla birlikte bir "Önsöz", "Ezberbozan", "Sözde Ayrılık", "Canın Sağolsun" repertuvarda yer alabilirdi. Bir süredir hem kliplerinde hem de konserlerinde dans performansı gerçekleştirdiği için Gülşen'i takdir ediyordum ki bu konserde yavaş şarkılar haricinde neredeyse hiç yerinde durmadı. Ama bununla beraber Gülşen'in dansçılarını genel anlamda biraz zayıf bulduğumu da belirtmeliyim. Dansçılar, daha ziyade 19 Mayıs töreninde sahne alan müsamere ekibi havasındaydı. Belki de konsere yeteri kadar hazırlanamadılar, kim bilir... Ancak Gülşen'in dersine gayet iyi çalıştığı her hâlinden hareketinden belliydi.

2 Eylül'deki Harbiye konserinden çıkan sonuçlardan biri şudur ki Gülşen'in gerçekten de ayakları yere sağlam basan, sadık ve kemik bir dinleyicisi var. O kitle Harbiye'nin merdivenlerinde bile adım atacak yer bırakmadı, şarkılara baştan sona eşlik etti, alkışı ve iltifatı eksik etmedi... "Bangır Bangır" çıktığında "Gülşen ve Diğerleri" başlıklı bir yazı yazmıştım. Bugün yine "Gülşen ve diğerleri" diyorum. Diyorum çünkü köklü müzik eğitimi geçmişiyle, sözleri ve besteleriyle, güçlü vokaliyle, ses rengiyle, vizyonuyla, kendine ve dinleyicisine kattıklarıyla, duruşuyla, tarzı ve tavrıyla Gülşen'in ne kendi jenerasyonundan ne de yeni nesilden bir dengi yok. Amacım Gülşen'i pohpohlamak değil. Zaten böyle olduğu için seviyorum, seviyoruz Gülşen'i.

Gülşen daha uzun yıllar, yollar boyu söyleyecek bize ve "Bangır Bangır" dinleyeceğiz, açacağız müziğin sesini...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com