, , , , , , , , ,

TIKLANMAYLA BANDROL EŞ DEĞER Mİ?

Cuma, Nisan 10, 2015

Çok değil, yakın tarihe kadar müzik dünyasının nabzını albüm satışları gösterirdi. Bir şarkıcının albümünün tutup tutmadığı fiziksel satışlarından anlaşılırdı. Beklediği rakamlara ulaşamayan, prodüksiyonu ses getirmeyen şarkıcılar elenir, müzik yapımcıları da ısrarcı olmazdı.

2000'li yıllarda müzik dünyasının en büyük korkulu rüyası korsan CD üretimiydi. Hatta bu yasa dışı üretim sektöre o kadar ciddi zarar verir hâle gelmişti ki korsancılar tıpkı uyuşturucu satıcıları gibi ani ve sıkı baskınlarla suçüstü yakalanırlardı.

Teknolojinin çağ atlaması hayatımızın her alanında köklü değişiklikler yarattığı gibi kısa sayılabilecek bir sürede müzik sektörünün gidişatını ve koşullarını da değiştirdi. Öyle ki dijital çağa geçmemizle birlikte bu defa müzik yapımcılarıyla birlikte korsan CD üretenler de kan ağlamaya başladı. Anlayacağınız o ki durum bu kadar vahimdi. Müziğin dijitale taşınması, bir diğer deyişle müziğe ulaşmanın kolaylaşması sadece Türk müzik endüstrisinde değil, dünyada CD satışlarının her yıl giderek azalmasına neden oldu. 80'lerde plakların yerini kaset almışken, 90'larda ve 2000'lerin başında CD, kasetten bayrağı devraldı...

Artık gelinen son nokta gösteriyordu ki müziği edinmenin öncelikli ve kolay yolu fiziksel değil, dijital mecraydı. Müziği edinme şekli günümüz teknolojisiyle kabuk değiştirerek bambaşka bir boyut kazandı. Yasal olmayan yöntemlerle .mp3 formatında şarkı indirmeyle başlayan süreçlerden sonra birbiri ardına açılan dijital müzik platformlarıyla müziği "yasal yollardan" temin etmeye ya da tıklayarak dinlemeye başladık. 2000'li yılların ortalarında hayatımıza giren video paylaşım sitesi YouTube, video klipleri sadece müzik kanallarından değil, internetten de kolaylıkla izlememize, paylaşmamıza ve hatta yorum yapmamıza olanak tanıdı...

Müziğin dijitale taşınmasıyla beraber sektördeki rekabet de burada cereyan etmeye başladı. Yıllar önce şarkıcılar "1 milyon sattım" gibi sözlerle tiraj başarılarıyla övünürdü. Bugünün koşullarında şarkıcılar "Klibim bilmem kaç milyon tıklandı", "Tıklanma rekorları kırdık", "Üç günde şu kadar izlendik" sözleriyle iddialarını ve başarılarını(?) gözler önüne seriyorlar. Öyle ki 2014 yılında YouTube'da 100 milyondan fazla tıklanan yerli bir klibimiz bile oldu. Bu esnada kaşla göz arasında 30 milyonu devirenler, 40 milyona göz kırpanlar ve 50 milyona selam çakanlar gırla...

Bu "tıklanma" konusu bence ciddi anlamda müzik sektörümüzün inandırıcılığına zarar verdiği gibi halkın yanlış yönlendirilmesine neden oluyor. Günümüzdeki "tıklanma" hadiselerinin neden bu kadar şaibeli olduğunu yakın geçmişte yaşanan bir olayla açıklamak isterim.

Bir süre öncesine kadar Türk müzik endüstrisinin video klipleri YouTube'da Mü-Yap'ın kanalı üzerinden yayımlanıyordu. Nihayetinde bir dernek olduğu için Mü-Yap üzerinden dijital pazarda yer almanın, ticaret yapmanın doğru olmayacağına karar verildiğinden şarkıcılar ya da müzik şirketleri kendi prodüksiyonlarını kendileri paylaşmaya başladılar. Ancak Mü-Yap'ın "muyap" isimli YouTube kanalı kapanmadan önce dünyada da ses getiren büyük bir skandal yaşandı. Dünyanın en büyük ikinci YouTube kanalı olan "muyap"ın en çok izlenen kliplerinin bir kısmının tıklanmalarının araştırmalar sonucunda gerçek olmadığı, rakamların sahte tıklamalarla ve yazılımlarla şişirildiği ortaya çıktı. Bu sebeple birçok klip YouTube tarafından kaldırıldı. Bu kliplerden Gülşen'in "Yatcaz Kalkcaz Ordayım"ı 23 milyon tıklanmayla başı çekiyordu. Ancak Gülşen de bu kıyımdan nasibini alan isimlerdendi. Kaldı ki 2013 yılının en yüksek fiziksel satışını elde eden albüm Gülşen'inkiydi. Şarkı, resmî listede haftalarca 1 numarada kalmış ve şarkıcı yıla damgasını vurmuştu. Yaşanan bu olay gösteriyordu ki büyük başarı ve beğeni kazanan bir albümün çıkış şarkısının video klibi için bile YouTube'da 2013-2014 yılında 23 milyon fazlaydı...

Ne hikmetse bugünün koşullarında hiç tutmayan ve ilgi görmeyen şarkılar, şarkıcılar bile güle oynaya 5 milyon tıklanabiliyorlar ya da ilk üç günde bilmem kaç yüz bin izlenmeye ulaşabiliyorlar. Yukarıda bahsettiğim hadiseden yola çıkarsak, bir ülkede o yılın şarkısı olan bir şarkının klibi için 23 milyon izlenme bile çokken bugün nasıl oluyor da klipler bu kadar yüksek izlenme rakamlarına ulaşabiliyor? Bir-bir buçuk yıl içerisinde Türk kliplerinin YouTube'da izlenme oranlarının misli misli katlanarak artması sizce mümkün mü?

Bir şarkıcı sosyal medya hesapları üzerinden "Klibimiz bilmem kaç milyon defa izlendi" diyor demesine ama eminim ki Taksim'e çıkıp 100 kişiye sorsak 95'i şarkıyı daha önce hiç duymamıştır ya da bilmiyordur. Maalesef iş artık gerçeklikten çıkıp sanal var oluşlara uzandı. Başarıdan uzak ya da başarıya aç kişiler bir nevi ruhsal mastürbasyonla, sahte tıklanmalarla kendilerini tatmin etmeye çalışıyorlar. Ancak videoların altındaki yorumlardan da anlaşılacağı üzere karnı tok olanlar bunları yemiyor. Zaten dikkat ederseniz bu kliplerin çoğu da YouTube'dan reklam almıyor. Eğer YouTube'dan reklam alsalar biliyorlar ki sistem tarafından takibe alınacaklar ve foyaları ortaya çıkacak.

Ayrıca gözden kaçırılan bir husus daha var ki Türkiye'deki müzik dinleyicisi bir şarkıyı dinlemek için klibini açmak yerine TTNET Müzik ve benzeri platformlar üzerinden doğrudan şarkıya ulaşıyor ya da cihazına indiriyor. Kaldı ki tıklanma rekorları kıran yerli kliplerimizde de o abartılı milyonlarca tıkları alacak hiçbir malzeme, öğe bulunmuyor.

Bana sorarsanız bir şarkıcının şarkısının tutup tutmadığı, başarılı olup olmadığının kıstası rakamlar ne kadar düşerse düşsün fiziksel CD satışıdır, o şarkıyı yoldan geçen arabalardan duymamızdır, yasal platformlardan ne kadar indirdiğimizdir, o şarkıcının konserine gidip o şarkıyı hep bir ağızdan söylememizdir, üzerinden zaman geçmiş olsa da o şarkıyı duyduğumuzda heyecanlanmamız ve bir şeyler hissetmemizdir. Aksi hâlde var olan şey sadece "mouse" krallığı-kraliçeliğidir.

Bu Aralar En Çok Ne Dinliyorum?

Atiye  Come to Me
Rihanna – B**** Better Have My Money
Bengü – Feveran
Jason Derulo – Want to Want Me
Ebru Polat – Bir Dakika

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com