, , , , , , , , ,

SÖYLE ONA 'SEBASTIAN' FEAT. O 'İNTİKAM' ALINACAK

Pazartesi, Nisan 27, 2015

"SEBASTIAN" NE ZAMAN EMEKLİ OLACAK?


2015 yılının ilk çeyreğini geride bırakmamız ve yaza yaklaşmamızla birlikte yayımlanmayı bekleyen tekliler, albümler birer birer müzikseverlerin beğenisine sunuluyor.

Baharın kapıda olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda müzik dinleyicileri olarak şarkıcılarımızdan hareketli, enerjik şarkılar beklerken birçok şarkıcı duygusal ve yavaş şarkılar yayımlıyor. Bununla birlikte birçok radyocu ve televizyoncu şu sıralar yayın akışında yer verebilecekleri doğru düzgün hareketli bir şarkı olmadığından dert yanıyor.

Yazın yaklaşmasıyla birlikte şarkıcıların yanı sıra aranjörler de yeni çalışmalarını dinleyicilerle buluşturuyorlar. Baharı karşılayan ilk aranjör, "No. 2" isimli 24 parçalık proje albümüyle Volga Tamöz oldu. Çift CD'den oluşan albümün çıkış şarkısı olarak ise Hande Yener'in seslendirdiği "Sebastian" seçildi. Müzik çevrelerinde şarkıyla ilgili başta en çok konuşulan konulardan biri, bu ortak çalışmanın daha önce dillendirilmeyerek bir gün içerisinde bütün radyo ve televizyonlarla paylaşılmış olmasıydı. "Sebastian" bir anlamda herkes için sürpriz oldu.

Bence "Sebastian"ın bence en şaşırtıcı tarafı, şarkının söz ve bestesinin Ersay Üner'in imzasını taşıması. Ne de olsa Demet Akalın'ın "Bir Anda Sevmiştim", "Afedersin", "Herkes Hak Ettiği Gibi Yaşıyor", "Alçak", "Mucize", "Bebek", "Toz Pembe", "Tecrübe" gibi kariyerinin en önemli şarkılarında Üner'in imzası bulunuyor. Akalın-Yener arasındaki çekişmeyi göz önünde bulundurduğumuzda Yener-Üner iş birliğine şaşırmak doğrusu işten değil.

Müzik eleştirmeni Yavuz Hakan Tok, yakın geçmişte Ersay Üner'le bir röportaj gerçekleştirmişti. Demet Akalın'ın, Hande Yener'in unutulmaz şarkılarına imza atan Altan Çetin'den şarkı aldığını hatırlatan Tok, ünlü besteciye bunun üzerine "Hande Yener, bir Ersay Üner şarkısı söyler mi bir gün?" sorusunu yöneltmişti. Üner, "Herkesle çalışabilirim ama Hande'yle bu saatten sonra birazcık zor" cevabını vermiş ve "Bence ona en doğru şarkıları yine Altan Çetin yazacaktır" diyerek kibar bir dille bu birlikteliğe sıcak bakmadığını ifade etmişti... (Röportajı okumak için buraya tıklayınız.)

Geçtiğimiz yıl yapılan bu röportajda Üner'in söyledikleri aslında benim "Sebastian" hakkındaki düşüncelerimi âdeta açıklar nitelikte. Ben de "Sebastian"dan sonra bir kez daha Yener'e en güzel şarkıları Altan Çetin'in yazdığı kanaatindeyim. Ersay Üner, bir müzik dinleyicisi olarak benim için Türkiye'deki en önemli popüler müzik bestecilerinden biri. Demet Akalın'ın albüm repertuvarlarında yer verdiği Ersay Üner şarkıları sadece benim için değil, Türk pop müziği içerisinde ayrı bir yerde duruyor. Popüler şarkılar olmasına ve üzerinden yıllar geçmesine karşın  bir "Afedersin", "Mucize", "Tecrübe" bugün bile aynı heyecanla, tatla dinlediğim ve bana Demet Akalın albümü aldıran şarkılar... Yaşımız kaç olursa olsun ve yerli pop şarkılara ne kadar burun kıvırırsak kıvıralım, hemen hemen hepimiz bu şarkılarla bir şeyler yaşadık, hissettik. Ancak bugüne geldiğimizde ben "Sebastian"ı hem Hande Yener hem de Ersay Üner'in potansiyeli açısından sönük buldum. Evet, çok eğlenceli bir şarkı ama hepsi bu kadar.

Bu arada, Gülşen Aybaba tarafından çekilen video klibi birkaç küçük ayrıntı haricinde -Hakan Akkaya'nın abartılı ve itici oyunculuğu başta olmak üzere- oldukça beğendiğimi ifade etmeliyim. Bir dönem video klipleri için yanlış isimlerle çalışan Yener'i böyle özenli ve iyi bir prodüksiyonda görmek dinleyicisi olarak beni mutlu etti.

"Sebastian"ı hem Yener'in repertuvarı hem de sesi için biraz basit bulduğumu belirtmeliyim. "Kalbini mi kırdım, affedersin", "Toz pembe hayaller vardı, pembesi gitti tozu kaldı" gibi kolay anlaşılan ancak vurucu sözler yazan Üner'in "Sebastian" gibi modası geçmiş bir hayali karakterden ilham almasını açıkçası biraz yadırgadım. Üner, belki bu şarkıyı çok daha önceden yazmıştır da sırası yeni gelmiştir, onu bilemem. Ancak bildiğim bir şey var ki Altan Çetin şarkıları Yener'e, Ersay Üner şarkıları ise en çok Demet'e yakışıyor. Diğer türlüsü olunca kimya tutmuyor. Söyle onlara "Sebastian", olur mu...

"İNTİKAM" MI, HARAKİRİ Mİ?



2010 yılında Ozan Doğulu'yla birlikte başlayan aranjör albümleri furyası bu yıl da bütün hızıyla devam ediyor. Bu furyaya son dönemin en başarılı aranjörlerinden Emrah Karaduman da dâhil oldu.

Karaduman, profesyonel anlamda yakın geçmişte başladığı aranjörlük ve bestecilik kariyerine ses getiren birçok beste ve düzenleme sığdırmayı başardı. Ben, Karaduman'ı Demet Akalın'ın 2010 çıkışlı "Zirve" isimli albümündeki "Boşuna" isimli şarkının söz yazarı ve bestecisi olarak keşfetmiştim. Ancak şarkının düzenlemesi Erhan Bayrak'a ait olduğu için Karaduman'ın aranjör kimliğiyle öne olacağı o zamanlar aklıma bile gelmemişti...

Bu süre zarfında Emrah Karaduman, Türkiye'nin en popüler ve başarılı aranjörleri arasındaki yerini aldı. Kendine has "sound"u ve tarzıyla kısa sürede çizgisini oluşturan müzisyen bu zaman diliminde birçok şarkının düzenlemesine ve bestesine de imza attı. Bana kalırsa sektörde bu kadar çok iş yapması ve pek seçici davranmaması Karaduman'ın bazı şeyleri çok çabuk tüketmesine ve elinden çıkan birçok şarkının birbirine benzemesine neden oldu. Başta bir şarkının Karaduman imzası taşıdığını farklılığından anlıyorken, bugün bu ayrımı Karaduman'ın altyapılarının birbiriyle olan benzerliği sayesinde yapıyorum.

Karaduman'ın ilk proje albümünün çıkış şarkısı "İntikam" da tam olarak bu tespitime işaret ediyor. Daha önce Demet Akalın'dan bir milyon defa dinlediğimiz türden bir şarkıyla yine karşı karşıyayız. Aynı meselelerin farklı kelimelerle anlatılıp tekrar tekrar servis edilme hadisesi artık temcit pilavını da aşıp iyice kabak tadı verir oldu. Bununla birlikte özellikle şarkının A kısmındaki sözler sanki besteden taşıyor, şarkı için biraz uzun kalmış gibi bir etki yaratıyor.

Ben açıkçası "İntikam"ın, "Rekor"un bir varyasyonu olduğu ve lokomotiflik güçte olmadığı kanaatindeyim. Kaldı ki kendi albümü olması nedeniyle Emrah Karaduman'a daha güçlü bir beste ve aranje yakışırdı. Bu anlamda "İntikam" beni doğrusu hayal kırıklığına uğrattı. Gerçi Karaduman, bu hazırcılığın sinyallerini yakın geçmişte "Rekor" ve "İçinden Oku" şarkılarının girişinde aynı yürüyüşü kullanarak vermişti. Başta daha butik işlere imza atan Karaduman'ın böyle bir hızla kısa sürede müziğini endüstriyel ürüne dönüştürmesi ve fabrikasyon üretime geçmesi bence müzikalitesini olumsuz etkiliyor.

Şarkı bazında "İntikam"ın tek avantajı seslendirenin Demet Akalın olması. Zaten Akalın çok vasat bir şarkıyı seslendirse bile popüler kimliğinden dolayı bir şekilde ses getirmeyi başarıyor. Ancak ben Akalın'ın iddialı, giderli sözlerini bugün için yersiz buluyorum. Akalın, bu "giderli" tarzın en organik ürünlerini kuşkusuz ki Ersay Üner ile verdi. Bugünün "giderli Demet Akalın şarkıları" ise bence biraz fazla zorlama ve Üner'inkilere öykünen cinsten. Üstelik Akalın artık gerçekten de "Evli, Mutlu, Çocuklu" olduğu için bu giderli hâlleri pek "gitmiyor" sanki.

Keşke Karaduman, klipte bir o yana bir bu yana koşacağına enerjisini daha güçlü bir şarkı üretebilmek için stüdyoda harcasaymış. Başarılı müzisyen bu kadar erken tekrara düştüğü için bir "İntikam" girişimi değil de daha ziyade harakiri girişiminde bulunmuş. Bu arada, tıpkı "Sebastian"da olduğu gibi "İntikam"ın da en güzel yanı klibi olmuş. Ama bu şarkıyla "İntikam" alınmaz, benden söylemesi. Söyle onlara "Sebastian", olur mu...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

  1. Birbirine benzer şarkılar hep. Demet'in haziranda 'Pırlanta' adlı albümü çıkıyor. Onda çok iddialıymış:)

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com