, , , , , , ,

'ROKET' Mİ, 'KROKET' Mİ?

Salı, Mart 24, 2015

Ayşe Özyılmazel'e karşı oldum olası sempati ve sevgi duyuyorum. "Ünlü kişinin kızı-oğlu" listesinde yer alsa da ben Özyılmazel'in bu kontenjandan faydalanmak ve hazırcılık yapmak yerine kendi yolunu çizmiş olmasını takdirle karşılıyorum. Lise yıllarımda okuldan eve geldiğimde Özyılmazel'in üçüncü sayfadaki köşesini merakla ve ilgiyle okurdum. Ta o zamanlarda nedense Ayşe Özyılmazel'in bir gün şarkıcılığa soyunacağı içime doğmuştu. Bu sezim okuyucusunun yazarını zamanla tanıması ve onu içselleştirmesinden kaynaklanıyor olsa gerek. Bu sebeple Özyılmazel'i şarkı söylerken gördüğümde hiç şaşırmamıştım.

Yıllar önce Uzay Heparı anısına hazırlanan albümde seslendirdiği "Biçare" ile müzik dünyasına adım atan Özyılmazel, bir süre sonra da kendi şarkılarına yer verdiği ilk albümünü yayımladı. Albümün çıkış şarkısı "Enerji" başta olmak üzere "Taşıyo Baksana", "İstanbul'un Kızları" gibi şarkılar Özyılmazel'ın hitap ettiği kitle tarafından kısa sürede sevilmiş ve benimsenmişti. "Teenage" havasındaki şarkılar içerisinde benim açık ara favorim "İki Sakin"di. Hatta bugün bile aklıma geldikçe dinlerim...

Özyılmazel, bir sonraki albümü için arayı çok açmadı ve 2011 yılında "Sıfır Makyaj"ı yayımladı. Albümün çıkış şarkısı "Arabesk" bence her açıdan Özyılmazel'in kendi tarzını yansıttığı en başarılı çalışmaydı. Ancak kuşkusuz ki albümün en dikkat çeken ve sevilen şarkısı da "Sabıkalı" oldu. Aynı dönemde Murat Boz'un "Aşklarım Büyük Benden" isimli albümünde yer alan "Kalamam Arkadaş" isimli şarkıya imza atmış olması ve şarkının gördüğü büyük ilgi Ayşe Özyılmazel'in müzik dünyasındaki ciddiyetini arttıran bir unsurdu. Öyle ki Murat Boz, 2012'de Kuruçeşme Arena'da verdiği konserde kendi deyimiyle "Ayşekız"ı sahnesinde ağırlamıştı. Özyılmazel'in müziğe duyduğu sevgi ve yaşadığı heyecan gözlerinden okunuyordu. Ne olduysa bence tam da bu dönemden sonra oldu. Özyılmazel, 2012 yılında yayımladığı teklisi "Su Gibi Gel"in ardından istikrarını kaybetti...

Şarkıcı, 2014 yılında yeni teklisi "Nefis"i müzikseverlerin beğenisine sundu. Özyılmazel, verdiği röportajlarda "Nefis" için iddiasını dile getirse de bence söz konusu şarkı bu türden iddiaları karşılayabilecek güçte değildi, nitekim de karşılamadı. Öyle ki direk dansı ve renkli görüntüleriyle dikkat çeken klip, şarkıdan çok daha iddialıydı.

Özyılmazel, aynı yıl babası Neco'nun 1982 yılında Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil ettiği "Hani" isimli şarkıyı kendi yorumuyla ve babasının eşlikçiliğiyle dinleyicilerinin beğenisine sundu. "Hani"yi de Özyılmazel'i de sevmeme karşın ben bu hamleyi de doğru bulmadım. Kendi yazdığı şarkılarla beğeni toplayan Özyılmazel, bence bu kadar kısa sürede başka kaynaklara yönelmemeliydi, daha doğrusu yeni şarkılara öncelik vermeliydi. Tabii ki böyle bir iş birliği baba-kız için çok güzel bir anı olsa gerek, o ayrı.

Ayşe Özyılmazel, son olarak kısa bir süre önce "Roket" isimli teklisini dinleyicilerin beğenisine sundu. Sözleri ve bestesi kendi imzasını taşıyan şarkının düzenlemesi ise Bora Uzer'e ait. Bu arada, Uzer şu sıralar "Analog People" isimli yeni oluşumu ve "Love Hangover" isimli şarkısıyla benim listemde. Gelelim tekrar Ayşe Özyılmazel'e...

Özyılmazel, her şeyden önce çok güzel bir kadın ve kamera da onu seviyor. Elindeki bütün avantajlara karşın Özyılmazel'in böyle basit ve manasız bir şarkıya yatırım yapmış olması deyim yerindeyse abesle iştigal. Yıllarını gazeteciliğe, yazmaya çizmeye vermiş birinden insan hâliyle daha eli yüzü düzgün, suya sabuna dokunan sözler bekliyor. Şarkısıyla tabii ki dünyayı kurtarmasını beklemiyorum ancak en azından sözler bu kadar sığ olmamalı. Hedef kitlesi 0-12 yaş grubu kız çocuklarıysa sözüm yok ama Özyılmazel bence çok daha iyisini yazabilecekken tekerleme tadında dörtlükler üreterek hem kendine hem kalemine haksızlık ediyor. Bu arada, şarkının "Kalbim roket, uçuyor roket" kısmının melodisinin bana Hepsi'nin "Aşk Sakızı"ndaki "Üf yeter, üf üf yeter" kısmını hatırlattığını da belirtmeliyim.

"Roket" vokal gücü gerektirmeyen, herkesin okuyabileceği türden bir şarkı. Elbette dinleyicilerin eşlik edebilmesi o şarkının lehine bir durum ancak benim burada altını çizmek istediğim, popüler kültür içerisinde bile "Roket"in sanatsal bir değer ya da işçilik barındırmaması. "Roket" bu kolaycılıkla daha ziyade "kroket" gibi olmuş. Pişir ve ye, hızlıca tüket. Bittikten sonra bir tat kalıyor mu? Bana sorarsanız hayır.

Sevgili Özyılmazel, gel seninle kafa kafaya verip beraber bir şarkı yazalım. Hatta sana bir de kahve ısmarlayayım, şu yazdıklarımın üzerine uzun uzun bi' konuşalım...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com