, , , , ,

TEK ŞANSIMIZ

Pazartesi, Aralık 01, 2014

Kalktım bir kahve yaptım kendime, oturdum pencerenin önüne...

Ne çok düşünüyorduk be!

Ne hayatlar yaşanıyordu bir adım ötemizde ve biz ne çok boş şeyle dolduruyorduk kafamızın içini...

İnsanları tanıdıkça insanlardan uzaklaşıyorduk... 

Ne çok kurallar vardı hayatımızda... Her şeyi ne çok kalıplaştırıyorduk, yaftalıyorduk. Teşhisi olmak zorunda mıydı her davranışımızın?

Faşist, anarşist, lezbiyen, trans, dejenere, aykırı, zengin, çirkin... Sınıflandırmak zorunda mıydık? Birbirimizi yaftalamak, sınırlara ayırmak, dışlamak yerine bir arada yaşamayı seçseydik hayat bize ne kadar da kolay olurdu aslında.

Kişiye en büyük kötülüğü kendinden başkası yapamazmış ama yine de... 

Bu yüzden aslında en büyük zararı yine biz veriyoruz kendimize.

"Bir insanın ne kadar zengin olduğu ne kadar kazandığıyla değil, ne kadarını verdiğiyle ölçülür" derdi bir büyüğüm.

Sahi ne kadarını başkalarıyla paylaşıyorduk kazandıklarımızın?

Gün içerisinde kaç kişiye ön yargılarımızla yaklaşıyorduk, kaç kişiyi yaftalıyorduk bakışlarımızla ya da sözlerimizle...

Kahvemden bir yudum aldım, güneş yüzüme vuruyordu... Kalktım, camı açtım, derin bir nefes çektim içime ve düşündüm...

Dışarı çıkmalı, hayata karışmalı, ön yargıları yıkmalı, yaftalamadan düşünmeli ve insanlara yardım etmeliydim ama en önemlisi de bunun için acele etmeliydim

Çünkü iyi şeyler yapabileceğim başka bir hayat olmayacaktı önümde!

Konuk Yazar: Melis Samur / Aralık '14

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com