, , , ,

ÇEK ORADAN BİR ACILI!

Salı, Kasım 18, 2014

"Reklamın iyisi, kötüsü olur mu?"

Hemen hemen hepimiz bir reklamcı gördüğümüzde illa bu klişe soruyu sormuşuzdur. Sizi bilmem ama ben bu zamana kadar reklamcılardan "Reklamın iyisi, kötüsü olmaz" yanıtını aldım. Reklam dünyası "Reklamın her türlüsü mübahtır" dese de olay seyircide bu şekilde cereyan etmiyor. Biz bir reklamı "Ne kadar saçma!" diyerek yerden yere vursak bile bu eleştiriler reklama imza atanlar açısından dikkat çektikleri, konuşuldukları, algı yarattıkları anlamına geliyor. Zaten hedefledikleri de bu.

McDonald's'ın Emrah'lı yeni reklam kampanyasına televizyon kanallarında, internette, billboardlarda şu sıralar sık sık rastlıyoruz. Marka, acılı yeni hamburgerini esprili bir yaklaşımla, bir dönemin "Acıların çocuğu Küçük Emrah" ile tanıtmayı tercih etmiş. Ne de olsa "Acıların kadını Bergen" ile başlayan "acı" furyasının yeni ve son acılısı Küçük Emrah'tı...

Eğer böyle bir reklam 90'larda çekilseydi şu ankinden daha esprili olabilirdi ama geçen yıllar o Küçük Emrah'tan eser bırakmadı. Attığı doğru adımlarla, yaptığı yatırımlarla ve başarılı projelerle Emrah'ın acısı çoktan tedavülden kalktı. Kaldı ki markanın müşteri kitlesiyle kampanya için seçilen yüz birbiriyle bağdaşmıyor, McDonald's'ın müşteri kitlesini ağırlıklı olarak oluşturan yeni neslin, şarkıcının mazideki acılarından zaten haberi yok ki reklamdaki espriyi anlayabilsinler.

Tüm bunlar bir kenara, botokslu bir ifadeye sahip yüzüyle ve son moda küt kaşlarıyla Emrah'ı tekrar acıların çocuğu -adamı- gibi göstermeye çalışmak, ineğe çilek yedirip ondan çilekli süt sağabileceğini zannetmek gibi bir şey. Buradaki başarı kıstası elbette reklamı yapılan ürünün ne kadar sattığıdır fakat ben ürün satsa bile -ki sanmıyorum- bu türden bir reklamın McDonald's için fazla sıradan ve arabesk olduğunu düşünüyorum. 'Halka inmek' demek bu olmasa gerek.

Madem odak noktamız acı, ben bu reklama imza atan ajansın yerinde olsam mesela Emrah yerine Reha Muhtar'ı oynatır ve ona "Acı var mı, acı?" dedirtirdim. "Benim acım bana yeter" cümlesi bende acılı hamburger değil, çiğ köfte ya da lahmacun yeme isteği uyandırıyor. Kaldı ki  zaten Emrah da acılı hamburgeriyle pek mutlu görünmüyor. Bu arada, geçtiğimiz günlerde bir alışveriş merkezindeki fast food restoranında sıra beklerken Emrah'ı gördüğümü ama uzun bir süre menüye baktıktan sonra şarkıcının bir kebapçıya oturduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Anlaşılan o ki kebapların acısı Emrah'a yetiyor da artıyor bile.

Düşünsenize, mesela benim bu eleştiri yazım da aslında advertorial reklammış. Ne de olsa bir kez daha gördüğümüz üzere reklamın iyisi kötüsü olmaz-mış.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

  1. ''Emrah koş, arabanı çiziyorlar'' cümlesinin hangi repliğe gönderme yaptığını biliyoruz ki, bence gayet çirkin olmuş.

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com