, , , , , , , , , , , ,

REINA'DA KOPALIM, SOMA'YA BAĞIŞ YAPALIM!

Pazartesi, Mayıs 19, 2014

Soma felaketinin üzerinden 6 gün geçti. Aslında bir gün bile geçmedi...

Çok şey konuşuldu, çok şey tartışıldı ama ateş düştüğü yeri bir defa yaktı... Olan gidenlere, geride kalanlara oldu. Bu gerçeğin dışında kalan her şey de teferruattan ibaret... Bu ülkenin vatandaşı olarak ama her şeyden önce bir insan olarak yaşadığımız bu trajediye diyebilecek, sövebilecek hiçbir söz yok. Sözün bittiği, aklın almadığı, sabrın kalmadığı bir yerdeyiz. İşin içinden çıkmak çok zor...

Ne acıdır ki bir ülkenin yönetenleri vatandaşlarına sahip çıkamamış, onları koruyamamış ve bu acı gerçeğin üstünü örtmeye çalışıyorken birileri bir şeyler yapmak istedi. Kimi şöhretiyle, kimi kalemiyle, kimi maddi gücüyle, kimi dualarıyla... Vicdanı ve duyarlılığı olan her kesimden insanın kalbi Soma'daydı...

Atılan adımlar yaraları sarmak, karınca kararınca acılı insanlara bir katkı sağlamak olsa da o insanların acılarını hiçbir şey hafifletmeyecek. Yine de elinden geleni yapmalı insan. Sızlayacak da olsa o yaralar sarılmalı. Sarılmak zorunda. Başta Soma halkı olmak üzere tüm Türkiye ve hatta dünya yaz günü kışta.

Vaziyet buyken, iyilik yapmaya çalışan ama samimi olamayanların yanlış adımları, zaten öfkesinden ve acısından haklı olarak gerilen bu toplumu da oldukça rahatsız ediyor. Takım elbisesiyle Soma'ya gittiği için Uğur Dündar'ın kınanmasının ardından bildiğiniz üzere bu defa hedefler Ayşe Arman'ı gösterdi. Arman'ı çok seviyor ve çok başarılı buluyor olsam da böyle bir felaketin yaşandığı bölgede fotoğrafını çektirmesi, daha doğrusu üzerindeki pahalı markaların ayan beyan okunduğu bir kılık kıyafetle Soma'ya ziyarete gitmesi hoş karşılanacak bir durum değildi. Ben Arman'ın bunun farkında bile olmadığı, kasıtlı bir tercih yapmadığını düşünüyorum ama sonuç itibariyle yakışık almadı.

Günlerdir kalemine Soma'yla ilgili duygusal yazılar dökülen, odağını bu acı olaya düşüren magazin köşe yazarı Esin Övet'in soluğu Bodrum'da alması da hoş olmayan görüntülerden biri. Bu türden bir samimiyetsizliği başka biri yapsa eminim ki Övet o kişiyi hem yazısında hem de programında yerden yere vururdu. Söz konusu kendisi olunca, eleştirdiği insanların ona gösterdiği gibi bir sabrı başkalarına gösteremedi. Arman'ın durumu yine bir derece mazur görülebilir ama Övet'in basına yansıyan fotoğrafları kendisini, gerçekliğini yalanlayan cinsten. Zira yazdıklarında samimi olan biri ertesi gün tatile gitmez, gidemezdi.

Somali'ye yardım götüren bir Ajda Pekkan'dan toplum olarak elbette Soma için de bir şeyler yapmasını bekliyorduk. Soma hakkındaki açıklamaları ve tespitlerinde oldukça haklı ancak ben Pekkan'ın yardım konseri fikrini doğru bulmuyorum. Bir felaketin acısı çalgı çengiyle sarılmaz. Elbette sanatçıların elinden gelen de konser vermek, şarkı söylemek ancak Ajda Pekkan bu kadarından çok daha fazla güce sahip. Kaldı ki sen yılların Ajda Pekkan'ısın. Birinci dereceden bir varisin yok, doğrudan mirasçıların yok. Soma'ya yardım etmek için illa konser mi organize etmen gerekli? Dilediğince, içinden geldiğince bir miktar yardımda bulunman hiç de zor değil. Tabii böyle bir girişimde bulunduysa da kendisini kutluyorum.

Beni asıl hayrete düşüren, gece kulüplerinin Soma için(?) hafta sonu kapılarını açması oldu. İstanbul'un en ünlü mekânlarından Reina'nın "Bu gece kapılarımızı Soma için açıyoruz. Bütün gelirimizi Soma'ya bağışlayacağız" gibi cümlelerle insanları davet etmesi bana "Pes!" dedirtti. Yüzlerce insanın acı şekilde hayatını kaybettiği bir olayın izlerini silmek, mağdurlara yardım etmek adı altında insanların eğlenmeye davet edilmesi gerçekten abesle iştigal. Reina bu fikirle hayırsever bir mekân gibi görünmek bir yana, benim gözümde alabildiğine itici ve samimiyetsiz bir yere dönüştü. En sükseli gece kulüplerinden birinin Soma'ya yardım etmesi için bağış toplamasına gerek mi var? Bugüne kadar kazandıklarından biraz da olsa Soma'ya destek olamıyor musun ey Reina? İnsanları eğlendirerek felaket bölgesine iyilik yapmaya çalışma fikri bile çok ayıp.


Eğer işin içinde samimiyet yoksa susmak en doğrusu, en güzeli bazen...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com