, , , , , ,

JUSTIN BİZE HI! DEDİ

Salı, Mayıs 27, 2014

2012 yılındaki Madonna konserinin biletleri satışa çıktıktan 3 gün sonra tükendiğinden, artık bir dünya yıldızının konser biletleri satışa çıkar çıkmaz soluğu gişede alıyorum. Bu arada, Madonna konseri biletleri tükense de sponsor markanın Twitter'da yaptığı yarışmada yaratıcılığımı konuşturarak bilet kazanmıştım. :)

Justin Timberlake'in biletleri satışa çıktığı günün akşamı -5 Aralık 2013- hemen bileti almış ve dosyamın arasına koymuştum. Ben dünya yıldızlarının konser biletlerini altına benzetiyorum. Önceden alıyorsun, saklıyorsun ve zamanı geldiğinde kullanıyorsun. Tabii sizin için bir bilet, sadece bir bilet olabilir ama benim için anlamı farklı. Takdir edersiniz ki ülkemizdeki sanatçıların 35 bin kişinin katılabileceği biletli bir konsere imza atabilmesi imkânsızken, bu coşkulu kalabalığa sadece dünya yıldızlarının konserinde karışabilmek mümkün oluyor. Bu sebeple böyle kalabalık konserlerdeki enerji ve sinerji bana çok iyi geliyor. Dünyaca ünlü bir şarkıcıyı sahnede izlediğimde kendimi yenilenmiş hissediyorum. Müzik gerçekten ruhun gıdası... Dünyadaki hiçbir sakinleştiricinin ya da antidepresanın müzikten daha iyi tedavi ettiğini düşünmüyorum.

Geçen yılki Rihanna konserinde saatler öncesinden sıraya girmiş ve konserin başlayacağı ana kadar buhran üstüne buhran geçirmiştim. Bu defa hiç acele etmedim, hatta konser saati yaklaşana dek çimenlerin üzerinden kalkmadığımı da söyleyebilirim. Bu arada, son zamanlarda önemli konserlere ev sahipliği yapan İTÜ Stadyumu'na bu ilk gelişimdi ve stad tahmin ettiğimden küçüktü. Gerçi 35 bin kişilik bir kapasitesi varmış fakat bu rakamı yüksek tutan muhtemelen saha içi alandır.

Biletin üzerinde de yazmadığı için en merak ettiğim soru konserin kaçta başlayacağıydı. Ancak korumalığını üstlenen kişi iş arkadaşım olunca, Justin'in 21.00 civarı sahneye çıkacağını öğrenmem zor olmadı. Son ana kadar stadın yeteri kadar dolmadığını, Justin'e ilginin diğer dünyaca ünlü şarkıcılara göre daha az olduğunu düşünüyordum ki kaşla göz arasında her yer ağzına kadar doldu.

Neyse ki bekleyiş uzun sürmedi ve 21.15'te Justin Timberlake "The 20/20 Experience" adını verdiği dünya turnesinin İstanbul ayağı için nihayet sahnedeydi. Konserin açılışını son albümünün sevilen şarkısı "Pusher Love Girl" ile gerçekleştirdi. Tahmin edersiniz ki bu esnada binlerce insan bir yandan sahneye bakmaya çalışıyor, bir yandan da Justin'in sahneye çıkışını çekmeye çalışıyorduk. :) Bir anda müthiş bir sinerji oluştu ve izleyiciler son derece coşkuluydu.

Justin "Rock Your Body"yi söylediğinde 2000'li yılların başına, ortaokul yıllarıma gittim. Hatta öyle ki bir ara kendimi arkadaşıma Yeni jenerasyona bak sen! derken buldum. :) Justin Timberlake'i her ne kadar bugün de dinliyor olsam bile en nihayetinde benim çocukluğumun şarkıcısıydı. Hatta solo kariyerinin öncesinde üye olduğu N'Sync ile tozu dumana kattığı o yıllar şöyle bir gözümün önüne de gelmedi değil. Bu yüzden "Rock Your Body"yi dinlerken hem zaman tünelinde bir yolculuğa çıktım hem de sanki yine 14 yaşımdaymış gibi dans ettim. Çevremde benden küçük olanlara da içten içte hasetlendim. :)

Timberlake, solo kariyerinin çıkış şarkısı olan "Like I Love You"yu söylediğinde de aynı coşku devam etti. Benim asıl dikkatimi çeken, o zamanlar daha okula bile başlamamış bugünün yeni gençlerinin bütün bu eski şarkıları ezbere bilmesiydi. Bir kez daha anlıyoruz ki iyi müziğin zamanı, coğrafyası yok. Justin'in şarkılarını dinlerken bu gerçeği bir kez daha gördüm. Şarkıları gerçekten hiç eskimemiş, dillerden düşmemiş... Çok uzun aralarla albüm yayımlamasına karşın Timberlake'in kendi tarzı ve kulvarında bugün hiçbir rakibi yok. Söylediğimin hakikati var, mübalağası yok.

2003'ten 2006'ya uzandık, bu defa benim lise son zamanlarıma. Justin'in "My Love"ı söylemesiyle şarkının klibi ve o zamanlar bir kez daha gözümün önünden geçti ve Kahretsin! Amma büyümüşüm! diye geçirdim içimden.

Eğlence, coşku yerini bir süre sonra hüzne bıraktı. Justin, piyanosunun başına oturdu ve Soma için hem söyledi hem çaldı. Hepimizden Soma için bir ışık yakmamızı istediğindeyse çakmaklar ve telefonlar havadaydı. Eminim ki onun bu duyarlılığı benim gibi binlerce kişiyi de duygulandırdı. Dünyanın farklı bir yerinden birinin bizim acımıza ortak olması... Acı da mutluluk gibi hiçbir coğrafyaya ait değil zaten, değil mi...

Hazır yaz da ufaktan ufaktan gelmişken "Summer Love" ile iyice tansiyonlar yükseldi. Binlerce kişi Justin'e eşlik etmeye devam ettik. Bu arada, Timberlake sahnede oldukça rahattı. Elbette rahat olacak, seninki de laf mı? diyenleri duyar gibiyim. :) Onu izlerken Gerçekten de insanlar boşuna dünya starı olmuyor diye düşündüm. Sahneye hakimiyeti, sesini bir enstrüman çalar gibi ustalıkla kullanışı, muhteşem ve kesinlikle ona çok yakışan dansı, sahne arkadaşlarıyla olan yakınlığı mükemmeldi ve tam anlamıyla göz dolduruyordu. Sahnede sadece bir "dünya starı" değil, "tam teşekküllü bir müzisyen" vardı. Bir an için Justin'den sonra hangi erkek şarkıcıda eğlenebiliriz ki? diye de düşünmedim değil. Her dünya yıldızının konserinden sonra böyle düşünüyorum: Bizimkiler sadece şarkı söylüyor ya da söylemeye çalışıyor. İyi ki biricik Tarkan'ımız var. O da olmasa ne yapardık?

Nihayet şarkı sırası herkesin beklediği "Cry Me a River"a geldi. Justin şarkıyı söylemeye başladığı an yine tüylerim diken dikendi. Bir an şarkının klibi gözümde canlandı. Timbaland'in arabada Justin'i beklemesi, eve giren kızın Justin'in kucağına oturması ve bu anların kameraya çekilmesi... Zamansız şarkılar hiç eskimiyor. "Cry Me a River" da kuşkusuz bu şarkılardan biri. Yanımdaki 16'lıkların bile ezbere söylemesi de bunun en güzel göstergesiydi.

En güncel Justin şarkılarından "Suit & Tie"ın ardından "SexyBack" ile 2006'ya seksi bir dönüş yaptık. :) Dinleyicilerin şarkıya katılımı ve şarkının yarattığı enerji muhteşemdi. Justin'in konser boyunca ağzından İstenboullll! İstenboulll! seslenişi hiç düşmedi. Madonna, Rihanna bozulmasın ama bana kalırsa bugüne dek duyduğum en güzel İstanbul'a seslenişti.


Ne zaman söyleyecek, kapanış şarkısı mı olacak? diye merakla beklenen "Mirrors" ile İTÜ Stadyumu'nda sesler ve alkışlar yükseldi. Böylece Timberlake'in "The 20/20 Experience" turnesinin İstanbul ayağı alkışlar ve ışıklarla son buldu...

Justin Timberlake'i canlı izlemenin ve geçmişten bugüne şarkılarla yolculuk etmenin mutluluğuyla güzel anılarıma bir yenisini daha ekledim. Giderek yozlaşan ve niteliksizleşen bir müzik sektöründe kendi markasını, duruşunu ve çizgisini koruduğu için Justin Timberlake'e bir kez daha hayran oldum. İyi ki dünyada böyle adamlar var, şarkı söylüyorlar ve "doğru"nun ne ve nasıl olduğunu gözler önüne seriyorlar. Evet, dünyada bir "Justin" gerçeği var ama bu "Bieber" değil, "Timberlake" kesinlikle. Bu gerçeği yolun başındakilerin, çocukluktan yetişkinliğe doğru ilerleyen yeni gençlerin görmesi, anlaması açısından Justin Timberlake çok iyi bir örnek.

İyi ki geldin Justin, hepimize çok iyi geldin. Bu sıcak mayıs akşamında rüzgâr gibi geldin ve geçtin... Yine hayatın güzel bir sahnesinde görüşmek üzere... Belki bir dahaki sefere biz sana geliriz... :)

ORGANİZASYON İLE İLGİLİ KISA KISA
  • Konser alanına kurulan bazı yiyecek-içecek standlarında kasa bulunmadığı için alışveriş yapılamadı. Bu büyük ihmalkârlık susayan, acıkanların sadece bir standda uzun ve bitmek bilmeyen kuyruklar oluşturmasına neden oldu.
  • Katılımcıları çok yüksek bir oranda üniversite öğrencileri ve yaş ortalaması yüksek olmayan yetişkinler oluşturuyordu. Çok sayıda el ele tutuşmuş mutlu çift vardı. Mutlu insanlar gördük de içimiz açıldı.
  • İlk kez bir tanıdıkla karşılaşmadım. :) Aaaa! Olur mu? Çok eski komşumuz Ahmet Abi'yle karşılaştım. 5 ay önce evlenmiş. Eşiyle tanıştım. :)
  • Köfte 15 TL, kola 7 TL, su 5 TL idi. Her zamanki gibi sadece yemek yemedik, bol miktarda kazık da yedik. :)
  • Justin'in ne yaptığını, sahneye ne zaman çıkacağını korumasından öğrendim. İlk fırsatta Justin nasıl biridir? Ne yer, ne içer? Kaprisli midir? Havası suyu nasıldır? gibi soruların yanıtını da öğrenip size bildireceğim. :)
  • İTÜ Stadyumu bence değil dünya starlarını ağırlamak, "Burası Muş'tur, yolu yokuştur" misali yerleşkesinde kermes bile düzenlemesin! Girişi var, çıkışı yok. Dönüş yolunda çok büyük sorunlar yaşandı. Ara yerlerden geçmeye, kestirmeden varmaya isteyenlerden yuvarlanan, düşen insanlar oldu. Sırf bu sebeple Lady Gaga konseri için duyduğum heyecan yerini kaygı ve endişeye bıraktı.
  • Bu arada, Justin bize "Hı" değil, "Hi!" dedi. Başlık büyük harflerle yazıyor, yanlış anlaşılma olmasın. Justin Bieber hayranı yerli kızımıza gönderme yaptım, kulakları çınlasın. :)

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

  1. Aynı şeyleri yaşadım! Dediğin her şeye harfiyen katılıyorum :)

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com