, , , , , , , ,

EUROVISION, ERRORVISION OLDU!

Pazartesi, Mayıs 12, 2014

Bir Eurovision Şarkı Yarışması daha olaylı bir şekilde son buldu.

Doğruyu söylemek gerekirse, Türkiye yarışmadan çekildiğinden beri Eurovision'u takip etmiyorum. En son 2012'de izlemiştim. Geçen yılın kazananını bilmiyorum bile. Ben bile izlemiyor ve bilmiyorsam, yarışmanın vay hâline! Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bence Eurovision Şarkı Yarışması'nın da miadı doldu. O eski cazibesi, büyüsü, saygınlığından eser kalmadı.

Geçtiğimiz cumartesi günü düzenlenen 59. Eurovision Song Contest'in kazananı, Avusturya'yı temsil eden Conchita Wurst oldu. "Sakallı kadın" görünümüyle büyük yankı uyandıran yarışmacı, birçok ülkenin de tepkisini çekmiş ve gündeme oturmuştu. Avusturyalı şarkıcının şarkısını dinlemediğim hâlde kazanacağını tahmin etmek benim açımdan hiç zor olmadı. Eurovision zaten bir müzik yarışması olmaktan çoktan çıkıp, giderek tuhaflaşmaya başlayan bir platforma dönüştü.

Yakın geçmişe gidersek, ülkemizi Sibel Tüzün'ün temsil ettiği 2006'daki yarışmayı "Hard Rock Hallejuah" ile Lordi kazanmıştı. Hatta korkunç canavar görünümündeki grubun birinci olması deyim yerindeyse soğuk duş etkisi yaratmış, bu birincilik için "Oylar kostüme gitti" yorumları yapılmıştı.  Conchita'nın zaferi bana Lordi'yi hatırlattı.


Yarışmayı kazanan ne Avusturya ne de müzik oldu. 59. Eurovision Şarkı Yarışması'nı strateji kazandı. İnsanın "sakallı kadın" görünümünün tepki çekmeyeceğini düşünmesi için Jüpiter'den, Uranüs'ten gelmiş olması gerekiyor. Wurst zaten ne kadar tepki çekeceğini, sansasyon yaratacağını ve en nihayetinde zaten kitlesini ağırlıklı olarak eşcinsellerin oluşturduğu Eurovision izleyicisinin onu bağrına basacağını çok iyi biliyordu. Birkaç tane ayrımcılığa dair söz de serpiştirdin mi de oldu!

Ben Avusturya temcilsinin imajını son derece çirkin, itici ve ajitasyon dolu buldum. Şarkıcının "sakallı kadın" kimliğiyle yarışması hiçbir eşcinselin daha özgür bir hayat yaşayacağı anlamına gelmediği gibi Conchita dışında kimsenin ekmeğine de yağ sürmüyor. Zaten hâl buyken, ne şarkıya ne de toplumsal bir mesaja dikkat etmek mümkün değil. İmaj kaygısı, mesaj kaygısından çok daha baskın.

Avusturyalı şarkıcı pekâlâ erkek ya da kadın görünümünde sahneye çıkabilir, bu süre zarfında yine ayrımcılığa karşı demeçler verebilirdi. Toplum gönüllüsü olabilirdi, siyasete atılabilirdi ya da müziğiyle bu işin hakkını verebilirdi ama bence çok çirkin bir yöntem kullanarak, ayrımcılığa maruz kalan insanları açıkça sömürmeyi tercih etti. Travestilerin, transseksüellerin sakallarından nefret ettiği bir dünyada Conchita sakallarıyla kimlerin hakkını savunmaya kalkıyor, merak ediyorum. Hatta bence oluşturduğu bu çok yanlış algıyla da homofobikliği körüklüyor.

Ermenistan'ın yarışmacısı Aram Sargsyan'ın "Wurst'un yaşam tarzı doğal değildir ve bir cinsiyeti seçmesi gerekir" tepkisine ben de katılıyorum. İnsanlar da Wurst'un cinsel kimliğinden değil, "sakallı ama kadın formunda" olmasından rahatsızlık duydu ve ya kadın ya da erkek görünümünde yarışmasını bekledi. Wurst'un buna istinaden söylediği "Ben ona bir kadın olmak istemediğimi söyledim. Ben dışarıda çalışan bir kraliçe, evde ise tembel bir oğlanım" sözleri de bana anlamsız geldi. Sözlerinden de anlaşılıyor ki Wurst'un amacı ayrımcılıklara tepki vermek değil. Bu yüzden Wurst'un Reuters’a verdiği bir söyleşide de "Sakallarım, kim olduğum ve nasıl göründüğümden bağımsız olarak istediğim her şeyi başarabileceğime dair bir beyandır" diye konuşması gerçeği hiçbir şekilde yansıtmadığı gibi bunun tam aksine işaret ediyor çünkü şarkıcının sakalı diğer bütün unsurların önüne fazlasıyla geçtiği gibi bir beyan niteliği de taşımıyor. Bu zamana kadar birçok eşcinsel ve zaman zaman transseksüel de Eurovision'da sahne aldı ama hiçbiri bunu malzeme yapmadı. Bu yüzden yemezler.

Conchita Wurst, bu yarışmaya katılan ilk eşcinsel olmadığı gibi son eşcinsel de olmayacak. Kaldı ki Eurovision'un tarihinde "Diva" şarkısıyla İsrail'e zafer getirmiş ve döneme damgasını vurmuş Dana International bile transseküel olmasına karşın cinsel kimliğini kullanmamış, sömürmemişti. Kaldı ki dünyanın hiçbir yerinde dragqueen'ler sakallı olarak gösteri yapmıyorlar. Dragqueen'lik de bir cinsel kimlik olmadığına göre Conchita'nın yaptığı tribünlere oynamaktan başka bir şey değil.


Sonuçta amacına da ulaştı, alacağını da aldı. Olan yarışmanın prestijine oldu. 59 yıllık Eurovision Şarkı Yarışması "Errorvision" oldu.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

  1. Yazını okumasam Eurovision'dan haberim bile yoktu, hele birinci olanı hemen koştum Google'dan baktım, şakısını dinledim... Dediğin gibi çok lüzumsuz, ne olduğu belli olmayan, tamamen stratejik bir hareket olmuş... Olmamış ki...

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com