,

YOLDA YÜRÜRKEN

Çarşamba, Ocak 08, 2014

Bugün günlerden çarşamba.

Yeni yılın 8. günü. Bir hafta nasıl geçti, gerçekten anlayamadım.

Şu son birkaç haftadır yataktan bir türlü istediğim anda çıkamıyorum. Hep bir 'Beş dakika daha' hâlleri...

Saat 8 olmuş. Yoldayım. Hava fena karanlık. Sanki sabah 8 değil, akşam 8.

Telefonumu montumun iç cebinden çıkarıp, sosyal medyaya şöyle bir göz atıyorum. Ayşe Arman'ın yazdığı bir tweet dikkatimi çekiyor. Arman diyor ki:

"Gnydn :)Orda kimse var mi?Bugunun nasil olacagi hakkinda fikri olan var mi? Benim icimdeki deniz tam carsaf gibi degil ama firtinali da diil"

Ben ki her güne olumlamalarla başlayan insan, bu havadan dolayı az sonra bileklerimi kesebilirim. Ben de Arman'a bir tweet yazıyorum:

"@armanayse Ülkemizin karanlık gündemi bu sabah İstanbul'a da yansımış. Gökyüzü fazla karanlık, hava kasvetli."

Derken her sabah yürüdüğüm yolu yürüyorum. Havadan pek şikâyetçi, hiç olmadığım kadar memnuniyetsizim. Bir kız dikkatimi çekiyor. Annesinin elini tutmuş, diğer elinde değnek. Gözleri görmüyor. O kalabalıkta muntazam bir şekilde annesiyle yürüyor. Yüzüne bakıyorum, gülüyor. Adımları hızlı hızlı. Belli ki bir yere yetişmeye çalışıyor.


İçim biraz burkuluyor ama yüzündeki mutluluk görülmeye değer... Acaba ona "Bugün hava nasıl sence?" diye sorsam, cevabı ne olurdu? Gördüm ki aslında küçük kızın bir eliyle tuttuğu onun için sadece 'değnek' değildi, dünyasının sihirli değneği olmuştu.


Hayatın bazı yerlerine sihirli değneğiyle dokunması gerekiyor insanın. Bazı şeyleri görmezden gelmek gerekiyor. Her şey hemen öyle dokunmamalı, bazı şeyler değmemeli insana.


Küçük kız, annesiyle yanımdan öylece geçti gitti. Sonra aklıma birden o meşhur hava durumu sunucusunun sözü geldi:


"Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız güzel olsun."


Bugün günlerdem çarşamba. Gökyüzü karanlık, benim yüzüm aydınlık.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com