, ,

YERDEN YÜKSEK

Pazar, Aralık 15, 2013

Siz hiç ölümden döndünüz mü?

1990'lı yıllardan biri, günlerden bayram. Acıbadem'de halamın evindeyiz, büyük ziyaretindeyiz.

Kuzenimin odasındayım. Biraz sıkılıyorum. Çocuk aklımla kestirme yol olsun diye balkona atlamak üzere pencereye çıkıyorum.

Önce bir bacağımı pencereden sarkıtmak üzereyken bir çığlık duyuyorum. Sonrasını hatırlamıyorum...

Tek hatırladığım, arkamdan birinin beni kendine çektiği... Kuzenim Dilek Abla ben tam atlayacakken "tesadüf eseri" odaya girmişti. Eğer o an Dilek Abla oradan geçmiş olmasaydı, muhtemelen televizyonlar ve gazeteler 5 yaşındaki bir çocuğun en üst kattan betona çakıldığını ve öldüğünü yazacaktı... Ölmedim.

Şunu çok iyi biliyorum ki aslında tesadüf diye bir şey yok; tesadüf dediğimiz her neyse, işte o bizim kaderimizdir, yolumuz... Hayatın çizgisi ipince... Bir tarafı yaşam kasabası, diğer tarafı ölümün kıyısı. O zamanlar çocuktum, ölümden dönmenin ne demek olduğunu bilmiyordum ama büyüdükçe, hayatın güzelliklerini gördükçe, kıymetini bildikçe var olmanın değerini tarif edemeyeceğim kadar iyi anlıyorum. Yıllar önce yaşadığım bu olayın mirası olarak, yükseklik korkusunu her yükseğe çıktığımda yaşıyorum.

Hayatın kendisi de aslında yerden yüksek... Birileri iniyor, birileri çıkıyor, birileri düşüyor, birileri yükseliyor. Yaşım kaç olursa olsun, hayatla yerden yüksek oynamaktan hiç ama hiç sıkılmıyorum. Bir kez burun buruna geldim, düşmekten hiç korkmuyorum. Bu oyunda yükseldikçe, uçmayı bilmeyenlere daha küçük görüneceğimi de biliyorum...

Bugün günlerden pazar. Hava biraz soğuk ama güneşli. Nedendir bilmiyorum ama birden aklıma geldi...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com