, , , , ,

GİDEBİLDİM SONUNDA! ANISH KAPOOR İSTANBUL'DA!

Pazartesi, Kasım 25, 2013


Başlıktan da anlaşılacağı üzere, uzun süredir Anish Kapoor'un İstanbul'daki sergisine gitmek istiyor fakat bir türlü zaman bulamıyordum. Bu vakit ayıramama durumum bana evrenin "Çok yoğunum diyen insanları hep tiye aldın. Bak, sen de onların arasına katıldın" deme biçimi olsa gerek.


1954 yılında Bombay'da dünyaya gelen Hindistanlı sanatçı Anish Kapoor, tıpkı birçok meslektaşı gibi Avrupa'da sanat eğitimi görmüş bir heykeltıraş. Londra'da öğrenim görmüş ve hâlâ İngiltere'de ikamet eden Kapoor ve sanatçının eserleri uluslararası bir şöhrete sahip. Hâliyle Anish Kapoor'un eserlerinin İstanbullu sanatseverlerle buluşacağı haberi geçtiğimiz yaz sanat çevrelerinde mutluluk yaratmıştı.


10 Eylül'den itibaren Sakıp Sabancı Müzesi'nin ev sahipliğiyle gerçekleştirilen bu serginin çok önemli bir özelliği var: Anish Kapoor'un birçok eseri ilk defa İstanbul'da görücüye çıkıyor. Dolayısıyla bu durum serginin önemini arttırıyor. Sakıp Sabancı Müzesi bu ayrıcalığın farkındalığıyla olsa gerek, bu önemli serginin tanıtımlarını şehrin dört bir yanında karşımızı çıkıyor. Sir Norman Rosenthal'in küratörlüğünde gerçekleştirilen sergi; mermer, kaymaktaşı, cam elyafı, kumtaşı, pigment gibi malzemelerden üretilmiş ve ağırlıklı olarak taştan eserlere odaklanıyor.


Anish Kapoor'un büyük formlarda eserlere imza attığını bilmeme rağmen sergiyi gezmeye başladığımda gördüklerim karşısında yine de şaşırdım. Bu kadar büyük ve ağır malzemeyi nasıl işlediği ve bunu yaparken nasıl kusursuza bu kadar yakın durabildiği kafama takılan soruların başındaydı. "Alt tarafı mermerlerden heykeller." diye içimden geçirsem de her eser bariz biçimde imgesel bir ifade taşıyor. Eserlerle isimlerini karşılaştırdığımızda bile bu çıkarımı yapmak ve heykellerin alt metnini okumaya çalışmak mümkün. Tabii sanatsal ve kibar bir deyimle, sanatçının tasarım-üretim aşamalarında "ruhsal otomatizm" yaşadığı da aşikar doğrusu.


Sanatçının günümüz tarihine yakın bir zamanda tamamlanmış eserlerinin yanı sıra 90'lı, 80'li yıllara ait heykelleri de bu sergide yer alıyor.


Uzun süredir gitmek istediğim, heyecanla gezdiğim bu sergiyi ziyaret etmenizi ve ayağımıza kadar gelen eserleri muhakkak görmenizi öneriyorum. Ben gözlemlerime dair bu kadarını söyleyebiliyorum ama eminim ki sergi size çok daha fazlasını söyleyecek.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com