,

ZOR

Çarşamba, Ekim 23, 2013

Kabullenmek... En zor, en sancılı... Düğümün çözümü, yolun sonu, sonun başı... İsyan bayrağı dalgalanırken, mevcut vaziyetin tam aksini düşünmek isterken bir yandan hızla buzdağına yaklaşmak... 

Sevdiğin birinin kötü olduğunu kabullenmek zor, çok zor. Birini severken, onun kötü kalpli biri olduğu gerçeğini hazmetmek çok zor. Cevabını kendin de dahil olmak üzere kimsenin bilemediği "Ben nasıl sevdim ki onu?" sorusunun ardından gelen pişmanlık ordusunu susturmak ve makul bir açıklama yapmak çok zor. Boşa geçen zamanın, verilen emeklerin, adanılan güzel sözlerin, kurulan hayallerin, göz göre göre affedişlerin ve tufandan sonraki serzenişlerin yükünü taşımak çok zor ama en zoru da yeniden birine güvenebilmek... 

Tarih belki onları yazmıyor ama unutmuyor da kötüleri. Sadece bu yüzden hatırlanışları, akla gelişleri. Bir dövme gibi değil de kaza dikişinden kalma bir iz gibi... Mühür gibi değil de leke gibi...

Sevdiğinin kötü biri olduğunu kabullenmek çok zor. Ona kötülüğü kondurabilmek, tüm içten duygularınla bakarken onun içini görebilmek, pınarını bataklığa akıttığını anlayabilmek... Kendinden ne kadar eksildiğini görmek ve tekrar çoğalabilmek...

Sevdiğin birinin kötü olduğunu yeniden birini sevmeye başlayınca anlıyorsun. Tekrar korkarken, tutuk kalırken, söylemek istediklerini susarken, "yine" demekten kendini alıkoyamıyorken... 

İşte bu yüzden insan sevdiğine pişman oluyor, işte bu yüzden kimse ikinci kez sevilmiyor hayatta. Gözündeki perdeler iniyor inmesine ama sahnenin perdeleri bir daha kolay kolay açılmıyor... İnsan, yanlışı sevmenin bedelini belki de doğruya kuşkuyla yaklaşarak ödüyor. Bu yüzden bazıları için bazı kötü ilkler aynı zamanda kötü bir son olarak kalıyor...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com