, , , , , , ,

ALKIŞLAR BİR TEK SİBEL CAN'A

Perşembe, Ekim 31, 2013

Kendi tarzını ve tavrını yaratan, uzun süre birçok güzel şarkının altyapılarına imza atan Erdem Kınay, aranjör albümleri furyasına geçtiğimiz yıl Proje isimli albümüyle dahil olmuş ve Demet Akalın'ın seslendirdiği Rota'yla Türkiye çapında üne kavuşmuştu. Erdem Kınay'ı aslında sıkı müzik takipçileri uzun süredir biliyordu.

Geçtiğimiz aylarda aranjörün bu yıl bitmeden yeni bir albüm yayımlayacağı ve çalışacağı isimler duyurulmuştu. Açıkçası ben Erdem Kınay'dan en erken 2014 yılında bir albüm bekliyordum. Müzik sektöründe bu kadar faal olan ve henüz 2012 baharında albüm yayımlayan bir aranjörün biraz dinlenmesi, biriktirmesi, yeni şeyler üretmesi gerektiğini düşünüyordum.


İlk albümden farklı olarak, popüler şarkıcıların seslendirdiği şarkılardan oluşan Proje 2'nin çıkış video klibi Alkışlar yayımlandı. Sosyal medyada yazılanlar çıkış şarkısının Demet Akalın'ın seslendirdiği Yalnızlar Ordusu olacağına işaret etse de öyle olmadı. Böyle bir çıkış  da zaten Kınay'ın, Akalın'ın şöhretine fazla sığınması anlamı taşırdı.


Yeni "Proje"de Sibel Can'ın Alkışlar isimli bir şarkı söyleyeceğini duyduğumda şaşırmadım; çünkü Sibel Can zaten müzik kariyeri boyunca birçok farklı türde birçok şarkıyı başarıyla yorumlamış ve solist olarak kendini fazlasıyla kanıtlamış bir isim. Erdem Kınay'ın Duman gibi Batılı tınlayan ama arabesk kokan bir parçaya imza attığını düşünürsek, güzel bir kimyanın yakalanabileceğini tahmin etmek zor değildi ve fırından sıcak sıcak çıkan Alkışlar, tahminlerin doğru olduğunu gösterdi. Ben bu ikilinin ortaklığını hiç yadırgamadım ama bu durum yeni Proje'nin başarılı olduğunu da söylemeye yetmiyor.




Sibel Can söz-beste açısından son derece vasat olan Alkışlar'ı öyle güzel söylemiş ki âdeta şarkıya hayat vermiş. Zaten Sibel Can buğulu sesiyle deyim yerindeyse ölüyü bile diriltecek güçte bir vokal. Erdem Kınay'ın başarısı, bu şarkıyı Sibel Can'a okutmakla ve güzel bir altyapıya imza atmakla sınırlı kalmış. Beste son derece sıradan, melodiden yoksun. 


Popüler müzik için güzel, dile kolay dolanan ve slogan potansiyeli taşıyan sözler yazma konusunda başarılı olan Deniz Erten de bence tıpkı Erdem Kınay gibi bu projede yorgun düşmüş bir diğer isim. Şarkının ilk cümlesi ciddi bir biçimde Türkçe hatası taşıyor. "Seni beni ayırmaya yeterdi bu yaşanmışlar" gibi son derece talihsiz bir cüme kurma yanlışına Erten nasıl düştü, doğrusu şaşırdım. Erten muhtemelen "Yaşananlar", "yaşanmışlıklar" demek istemiş ama dilimizde yeri olmayan bir ifade kullanmış.


Türkçe yanlışları bununla da sınırlı kalmıyor. "Hayallere uzak düşüp, karanlığa tıkanmışlar" cümlesi de bir başka yanlış. Muhtemelen Erten "karanlığa boğulmuşlar" ya da "karanlıkta tıkanmışlar" türünde bir şey demek istedi. Bununla beraber açıklayamadığım bazı cümleler var, "Aşk alevleri kalpsiz mi yanmışlar?" gibi. Tabii Erdem Kınay'ın söz yazarlığı hakkında bilgi sahibi olmadığı da bu yanlışlara onay vermesinden bir hayli belli. Bu teslimiyet şarkılarının hep birbirine benzemesine neden oluyor. Erten, uyaklı sözler söylese de yeni şeyler söyleyemiyor. Bu tür sözleri lise çağındaki birçok öğrencinin rahatlıkla yazabileceğini düşünüyorum ve hatta yazarken bu kadar dil hatası yapmayacaklarını sanıyorum.


Sözler şiir gibi okunduğunda hiçbir anlam bütünlüğü, duygu ve nitelik taşımıyor. Yine de tüm bu başarısızlık ve özensizlik içerisinde Erten "Yoktur yeri dolmayan. Çoktur adı kalmayan" gibi basit ama derin anlamlı bir söz söylemeyi başarmış. Başka biri okusa hiçbir anlam ifade etmeyecek şarkı sözleri Sibel Can yorumuyla anlam bulduğu için bence şarkının söz yazarı ve bestecisi, Can'a bir teşekkür borçlu. Deniz Erten gerçekten acilen dil bilgisi eğitimi almalı. Kendisine şiir kitabı okumasını samimiyetle öneriyorum. Ayrıca geçtiğimiz aylarda Deniz Erten'in Twitter'da Justin Bieber üzerinden Sinan Akçıl'la dalga geçtiğine tanık olmuştum. Kişi önce kendini bilmeli.

Proje 2'den bir albüm olarak bahsetmek de yanlış; çünkü cd 6 yeni şarkıdan ve 3 versiyondan oluşuyor. Dolayısıyla maxi single ya da EP tanımını kullanmak daha doğru olacaktır. Bu anlamda çalışmanın aceleye geldiğini ve bir şey yapmış olmak adına yapıldığını düşünüyorum. Erdem Kınay keşke biraz dinlense ve demlenseydi. Albümlerindeki fotoğrafları, kliplerindeki tavırları bana Kınay'ın aranjör olduğunu unutmaya başlayıp, kendini solist havasına kaptırdığı izlenimini veriyor. Kınay bence işin mutfağında olduğunu unutmamalı ve bu şöhret tutkusunun dozunu iyi ayarlamalı. Diğer türlüsü yorumcudan rol çalmak oluyor ve Kınay'ın üzerinde şık durmuyor.


Sonuç olarak Erdem Kınay bu defa cepten yemiş, Sibel Can yine devleşmiş.


Tehlike çanları Erdem Kınay için çalıyor. Bu defa "Alkışlar" sadece Sibel Can için tutuluyor.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com