, , , , , , , ,

KARDEŞ TÜRKÜLER HARBİYE'DE 'MEMLEKET SAHNEMİZ' DEDİ

Salı, Eylül 10, 2013


20. yılını kutlayan Kardeş Türküler, bu sene de “Memleket Sahnemiz” dedi ve bu ülkenin tüm değerlerini, sanatın ve müziğin diliyle ruhumuza işledi.

Onları her yıl beyaz kostümleriyle görmeye alışmıştık fakat bu sene “gökkuşağı renkleriyle boyanmış basamaklarda, rengârenk kostümlerle selamladılar bizi ve 3 saat boyunca memleketin her köşesine götürdüler. Arapça, Kürtçe, Süryanice, Ermenice, Rumca, Lazca, Romanca, Makedonca söyledikleri şarkılar, türküler, barışa olan özlemimizle birbirine karıştı…

Konserin ilk bölümünde KeKeÇa Beden Perküsyonu muhteşem bir performansla toplumu, iletişimsizliği, haksızlığı, şiddeti, her an her yerde anlattığımız dertlerimizi bu sefer sadece ritim ve beden diliyle anlattılar, hatta sahnede “penguen” bile oldular…

Hiç beklemediğimiz bir anda rengârenk giyinmiş o kalabalık gruptan sadece üç “kırmızı elbiseli kadın” kaldı, sahnede elleri havada bir şeylere isyan eder gibi... O an benim gibi eminim  birçok kişinin tüyleri diken diken olmuştur… Gezi Direnişi'nin simgelerinden biri hâline gelen “kırmızılı kadın” üzerinden sadece birkaç dakikayla bu ülkedeki bütün kadınların sorunlarını ve yaralarını anlattılar.

Tüm Harbiye’nin grupla beraber alkışla, parmak şıklatarak karşılıklı ritim tutma çabası ise herkeste âdeta meditasyon etkisi yarattı. Sadece enstrüman ve fotoğrafların konuştuğu o anlar benim için konserin en unutulmaz kısmıydı. Öyle ki sadece sahneyi izlemekten ve alkışlamaktan o anın fotoğrafını çekmeyi bile unutmuşum.


Sahne karardı ve barkovizyonda sadece direnişlerdemeydanlarda yok sayılmaya çalışılan haklı çığlıklarımızın fotoğrafları vardı. 1 Mayıs’da ezilen emekçiler, öğrenciler, şiddete direnen kadınlar, LGBT grupları, Aleviler, Kürtler… Gezi Direnişi’nde kaybettiklerimiz ve Hrant Dink de unutulmamıştı. Son karede ise bu yazın simge fotoğraflarından “tomanın önünde gitar çalan genç" vardı. Devamında ise tüm Harbiye’de hep bir ağızdan aynı slogan…

Konser tüm seyircilerin “Kara Üzüm Habbesi”nde kol kola çektiği halaylar ve olmazsa olmaz “Tencere Tava Havası”yla biterken içimde tek bir şey vardı. Evet, keşke “birileri” de bu memleketin "sahneleri" gibi olduğunu görebilse…


Nice 20. senelere Kardeş Türküler…


Konuk Yazar: Dilan Alp / Eylül '13

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com