,

HERKESİN DERDİ KENDİYLE

Pazartesi, Eylül 30, 2013


Hayat hepimize ne çok şey öğretti, doğduğumuzdan beri. Öyle bir öğrencilik hâli ki oku oku bitmiyor. Satırlar bitiyor, yeni paragraflar yazılıyor. Yer kalmayınca, yeni bir sayfa açılıyor beyaz beyaz. O beyaz sayfalar var ya, birikince hatıra defterine değil, kara kaplıya dönüşüyor.

Hayatım boyunca ve hatta ibrenin haklı haklılığımdan kıpırdamadığı zamanlarda bile sordum kendime "Hata yaptım mı?" diye. Bir başkasını suçlamak en kolayı. Kendinle yüzleşmek, yanlışlarınla güreşmek zor olanı. Zor olanı seçtim; zoru sevdiğimden değil, doğruyu sevdiğimden.

O kara kaplıya önce yaşaya yaşaya, sonra kazıya kazıya yazdım "Herkesin derdi kendiyle" diye. Aslında hatalı olan ben olsam ne de güzel olurdu... Bir suçlu aranacaksa illa, işaret parmağımı kendime uzatırdım. Belki akıllanırdım, belki akıllanmazdım. İşte bu yüzden yanlışların, yanlışlıkların seyrini değiştiremedim, sadece seyredebildim. Sebebi ben değildim.

Balık baştan kokarmış. İki kere iki dörtmüş. Ağaç yaş iken eğilirmiş. Kısa ama özmüş. Acı ama gerçekmiş. Atalarımız doğru söylemiş. Ah bu atalarımız kimlerin atasıymış? Torunlar torbalar pek yalancı, hiç atalarına çekmemiş.

Hızını alamayanın, sözünü tutamayanın, haddini aşanın, laftan anlamayanın, sabrı taşanın, ortalığı karıştıranın, kaosla yaşayanın, masumu taşlayanın, kendinden olmayanı vuranın, haksızın arsızlığının, bir arpa boyu yol alamayanın, sadakati aldatanın, savaş kararı alanların, zalimin zulmünün...

Bazen "niye" diye sorarsın, bir cevap bulamazsın. Sorma. Üzerine de alınma. Bazı şeyler böyle. Yani diyeceğim o ki herkesin derdi kendiyle. Öğrendim ben de daha geçenlerde.

Herkesin derdi kendiyle.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com