, , , , , , , , ,

KRALİÇE DE O, KRAL DA

Cuma, Ağustos 09, 2013


Türk Pop müziğinde kadın şarkıcılar için klişelik konusunda birbiriyle kıyasıya yarışan benzetmeler vardır: Geleceğin Sezen Aksu'su, Dişi Tarkan, Kraliçe...

Bir kadın şarkıcı kariyerinde azıcık yükselişe geçmesin, hemen bir benzetmeden payını alır ya da bu benzetmeyi zorla yaptırır. Nedendir bilinmez, kendi ismini parlatmak yerine bazıları hep sıfatlardan güç alır.


Gülşen her zaman bir Gülşen'dir. Bir sürü güzel tanımlamayı, sıfatı isminin içinde barındırır. Diğerleri 'Kraliçe' der, 'Zirve' der. Gülşen'in yarışı kendiyledir. Mesela 'Önsöz' der Gülşen. Bu yüzdendir ki 2009'un sonunda çölde bir vaha gibi açan Önsöz, hem o zamana dek son birkaç yıldır kariyerinde düşüş yaşayan Gülşen'in amansız yükselişinin önsözüdür, hem de Ozan Çolakoğlu ortaklığının ilk mahsulüdür.


'Önsöz'üyle birlikte yola devam eden ve bir kitap gibi satır satır yazmaya devam eden Gülşen, 2011 yazında Yeni Biri ve Sözde Ayrılık isimli teklileriyle hız kesmeyerek, başarısını bir üst noktaya daha taşımıştı. Yine kulvarındaki diğer kadın şarkıcılardan farklı olarak, söylediği şarkıların hepsinde Gülşen'in kendi imzası vardı. Belki de bu, dikkat edilmesi gereken en büyük ayrıntı.

-Ötekileştirmek için değil, Gülşen'i ayırmak adına- 'diğer şarkıcılar' hit yakalayabilmek için bestecilerin eline bakarken, Gülşen bu süreçte şarkı yazma başarısı ve bağımsızlığıyla kuşkusuz ki dünya kadar yol aldı. Sadece kendini kalkındırmakla da kalmayıp, verdiği birçok güzel besteyle birçok şarkıcının kariyerine de büyük katkı sağladı. İşte bu noktada Gülşen, müzik piyasasında şarkıcılığının yanı sıra söz yazarı-besteci kimliğiyle de ağırlığını koymayı başardı. 2012 yılında Emir'den dinlediğimiz Sudan Sebep, Murat Dalkılıç'tan dinlediğimiz Bir Güzellik Yap ve Gülşen'in kendisinden dinlediğimiz Seyre Dursun Aşk yılın en güzel şarkılarındandı.



Yıl 2013 olduğunda, 4 yıl aradan sonra gelen 'Beni Durdursan mı?', 'Önsöz' ile yeni romanını yazan Gülşen'in geldiği noktanın fotoğrafıydı. Yine kendine has üslubuyla ve hafif 'dalgacı' mizah anlayışıyla kariyerinin özetini bir soruyla da yapıyordu Gülşen aslında. '1 numarayım', 'Rakibim yok', ' gibi cümleler kuran hemcinsi meslektaşlarından farklı olarak, Gülşen şahsına münhasır hâliyle kibarca 'Bundan böyle durmaya niyetim yok' diyor, altını fazlasıyla doldurduğu iddialı bir tavırla da herkesten ayrılıyordu. Gülşen'in müzik okumuş bir yorumcu olmasının yanı sıra vizyon sahibi oluşu, üretkenliği, kişisel gelişiminde aldığı yol kimseyle kıyasa gitmeyen ve bir başkasıyla kıyas bile kabul etmeyen bir üstünlüğe dönüştü.

Günümüzde albüm satışlarının düşmesi sebebiyle birçok şarkıcı klip maliyetlerini düşürürken ya da işin görsel ayağını es geçerken, Gülşen bu durumun tam aksine her zaman iki dirhem bir çekirdek bir vaziyette karşımıza çıkıyor. Bu özen ve disiplinli çalışma, ortaya çıkan yaratıcı görsellikten bir hayli anlaşılıyor. Gülşen'in imaj çalışmalarında ucuz hiçbir şey yok. Müzikten kazandığını yine müziğe yatıran Gülşen, işin görsellik kısmı için de kesenin ağzını açıyor. Fotoğraf çalışmaları, video klipleri, tepeden tırnağa imajıyla Gülşen görselliğe idealist bir şekilde yaklaşıyor ve bunun da karşılığını alıyor.


Yatcaz Kalkcaz Ordayım ve Kardan Adam'ın başarısı da gösteriyor ki hızını alamayan Gülşen'i kimse durduramayacak. Bu yaz sadece 'Beni Durdursan mı?' ile değil, altında imzası olan Ajda Pekkan'lı Ara Sıcak, Mustafa Sandal'lı Tesir Altında ile Gülşen liderlik bayrağını açık ara taşımaya devam ediyor. Mustafa Sandal'ın müzik piyasasına ilk olarak Ajda Pekkan'a verdiği Vazgeçme ile besteci olarak girdiğini, bu yaz hem Ajda hem Musti'nin bir Gülşen şarkısı seslendirdiğini göz önünde bulundurursak, Gülşen bir besteciye bile beste verecek kadar aştı olayı aslında.


Eldeki mühimmat ve mevcut durum şunu açıkça gösteriyor: Kraliçe de o, kral da.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com