, , , , , ,

YAŞI(M) ÇOCUK: MABEL MATİZ

Cuma, Temmuz 05, 2013

Yıl 2012'ydi, yılın ilk günleriydi. Kendimi yorgun hissettiğim ve kışın tüm kasvetinin mahsulü ruh hâlimin beni uzaklara götürdüğü bir dönemdeydim. Ne kadar uzaklara gidebilirim diye düşünürken, ilk defa dinlediğim bir şarkı beni Hiroşima'ya çevirdi. Bombalar patladı içimde, denizler yandı. Gerçekten böyle hissediyordum ve bunu yapan şarkı değildi. Şarkıların böyle etkileri yoktur. Şarkılar yük vermez, yük alırlar.

Şarkının ismi Peruk Gibi Hüzünlü. Mabel Matiz söylüyor. Defalarca dinliyorum önce, sonra günlerce... Sözler öyle keskin, duygular öyle derin ve hikâye o kadar iç acıtıcı ki... Peruk takan bir kadına duyulan müthiş bir sevgi yatıyor şarkıda, hissediyorum. "Acaba sözleri yazan kişi, annesini mi kaybetti kanserden?" diye düşünüyorum. Şarkıyı deşifre etme çabam başlıyor...

Sonra bir gün okuyorum ki bu şarkı Aysel Gürel'e ithaf edilmiş. Aysel Gürel, hayatımda en çok tanışmak istediğim ama yetişemediğim kadın... Peruk Gibi Hüzünlü'yü dinlerken Aysel'i ne kadar sevdiğimi ve tuhaf bir şekilde de annemi kaybetmekten ne kadar korktuğumu görüyorum.

Fatih Karaca'yı zaten biliyordum... Mabel Matiz'le soğuk bir ocak günü tanışmış oldum. Söylediği şarkılara kulak kesilir oldum. Bazı şarkıcıların sahne ismi egzantriktir ve bu tür isimler onları daha da marjinal kılar. Bu tespitim genç sanatçı için geçerli değil; çünkü Mabel'in ismi Ali, Veli bile olsa da değişen bir şey olmazdı; çünkü farklı bir aurası var.

Müziği, sesi yormuyor ve içimizde bir yerlere ulaşıyor, belki bizim bile erişemediğimiz köşelerimize... Modern zamanların Don Kişot'u Mabel Matiz bence. Müziğinde hiçbir ticari kaygı yok, öyle samimi ve öyle içten müzik yapıyor. Bu içtenlik onu her geçen gün daha geniş kitlelere ulaştırıyor. Nitekim DMC, Matiz'in ikinci albümü Yaşım Çocuk'u geçtiğimiz kasım ayında yayımladı.

Albümdeki favorim açık ara Krallar'dı. Sözleri, dili, kendi içindeki dinamiği ve Matiz'in vokali derken, Krallar bu yıl dinlediğim şarkılar arasında başı çekenlerdendi ki kliplenen Zor Değil dengeleri değiştirdi.

Ana akım müzik yapmayan ya da daha doğrusu klişeden uzak, alternatif müzik icra eden şarkıcıların çoğunda hiçbir zaman çok meşhur olamayacağının verdiği bir düşünce ve bu düşünceden dolayı bir memnuniyetsizlik vardır. Belki de bu benim yanılgımdır. Söz konusu bu tür müzisyenler bana fazlasıyla soğuk, karanlık ya da fazla izole gelir. Bu şarkıcıların nedense popüler olmaktan ödü kopar. Sanki ünlü olanı öcüler yiyor.

Özellikle şu son zamanlarda iyi müzik yapmak gibi çaba harcamak yerine fit olmak için didinen erkek şarkıcılarımız spor salonlarına akın etmişken, tam da şu zamanlarda kendi sözünü ve ezgisini söyleyen, hormonlu değil de organik bir kahramana ihtiyacımız vardı. Mabel Matiz, modern zamanların kahramanı. Müziğin bir tarz işi değil, bir tavır biçimi olduğunun bir kanıtı.

İşte Mabel Matiz'i bu yüzden de seviyorum. Bir Yıldız Tilbe şarkısı okumaktan geri kalmıyor, popüler olana burun kıvıranlara da karşı çıkıyor. Hazır konusu açılmışken ilgililerine bir bilgi: Mabel, Aysel Gürel anısına hazırlanan "Ayselin" isimli albümde Sultan Süleyman'ı seslendiriyor.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com