, , ,

BU ŞARKILAR HEP 'AYSEL'İN

Salı, Temmuz 23, 2013


Keşke Aysel Gürel ölmeseydi ve anısına albümler yapılmasaydı. Keşke bu şarkılar söylenirken Aysel hayatta olsaydı. Keşke tanıdığım Aysel'le tanışabilseydim.

Yokluğuna 'keşke'lerin sıralandığı, varlığına 'iyi ki'lerin adandığı dev bir çınar Aysel Gürel. Mahallenin her daim delisi ama aynı zamanda da efendisi... Gittiğinde Türk Pop müziğine sayısız eser kazandırmış olan Aysel'in bestelenmeyi bekleyen sandık dolusu daha nice sözleri de var...

Aysel, sadece güzel şarkı sözleri bırakmadı bize, çok şey de öğretti. Samimiyeti, dürüstlüğü, açık sözlülüğü, 'kendi' olmayı... Şimdikiler en fazla deli taklidi yapıyorlar ama Aysel gerçek bir deliydi. Bu yüzden Aysel Gürel gözden uzak olsa da her zaman yaşayacak. Bazen bir şarkı sözünde, bazen bir gözlükte, bazen bir piyano darbesinde.

Gelelim albüme... Albümün kapağında karikatürize edilmiş bir Aysel görüyoruz. Kırmızı ruju ve çerçeveli gözlüğüyle, pembe peruğuyla simgeleşmiş bir figür olarak karşımıza çıkıyor Aysel ve yine kendi sesiyle J'Attendrai isimli parçayla bizi karşılıyor. Bu eski kaydı kullanmak kimin aklına gelmişse, tebrik ediyorum.

Aysel'den sonra Sezen Aksu'dan Sır'ı dinliyoruz. Sezen Aksu albümde sadece solist olarak değil, bazı şarkılarda Gürel'le beraber yazdığı sözlerle de karşımıza çıkıyor. Konuk olduğu Ozan Çolakoğlu'nun 01 albümünde Aksu'nun yorumunu beğenmemiştim. Bu memnuniyetsizliğim Sır için de geçerli. Unuttun mu Beni ya da Vay derken insanın içine işleyen Sezen, yer aldığı proje albümlerinde bence bu etkiden oldukça uzak. Hâl böyle olunca da şarkıya kattığı tek değer, 'Sezen Aksu' ismi.

Benzer sözleri, Tarkan'dan dinlediğimiz Firuze için de söylemek mümkün. Her ne kadar albümün en öne çıkan parçası olsa da yıllar önce sırasıyla Sezen Aksu ve Niran Ünsal'dan dinlediğimiz hâlinden daha iyi değil. Albümün geneline baktığımızda şarkıların yeni hâlleriyle daha modern olduğunu rahatlıkla söylemek mümkünken, Tarkan'lı Firuze bunun tam aksine işaret ediyor. Altyapı fazla demode ve arabesk.

Hayal kırıklıklarıyla başlayan bu yolculuk Ajda Pekkan'ın eline mikrofonu almasıyla nihayet son buluyor. İlk olarak Aşkın Nur Yengi'den dinlediğimiz Ayıpsın Ayıp, Ajda Pekkan'ın vokaliyle deyim yerindeyse çiçek gibi açmış. 60'ını devirmiş Ajda şarkıyı 18'lik genç kız coşkusuyla ve enerjisiyle söylüyor. Bu şımarık ve teatral vokal Ajda'ya da şarkıya da oldukça yakışmış.

Sertab Erener'li Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam, aranje anlamında günün nabzını tutan ve şarkıyı alışılagelmişin dışına taşıyan bir parça olmuş. Yeni bir yorum sunulmuş.

Sitem'le Ata Demirer, projenin sürprizlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Yıllar önce mizahi şarkılardan oluşan bir albüm yaptığını göz önünde bulundurduğumuzda Demirer'in şarkı söylemesi şaşırtıcı bir durum olmasa gerek. Sesinin de günümüzdeki birçok şarkıcıya kıyasla daha güzel olduğunu söyleyebileceğimiz Demirer'in Sitem'deki yorumunu fazla ağdalı, abartılı ve yapay buldum. Demirer, şarkıyı arabeskçi ağzıyla okumaya çalışmış. Oysa buna başvurmasa, çok daha temiz bir vokal ve dolayısıyla daha 'sahici' bir yorum ortaya çıkabilirdi.

Bence Aysel'in en iyisi, Ayşegül Aldinç'li Yolun Başında. Aldinç'in yorumladığı hâli, Sertab'ın klasikleri arasında yer alan hâlinin önüne bile geçebilecek güçte. İlk hâline göre daha tatlı sert olan Yolun Başında'nın altyapısıyla Ayşegül Aldinç'in vokal uyumu mükemmel.

Levent Yüksel'li Ben Her Bahar Aşık Olurum tam kararında. Yıllarca birçok isim tarafından yorumlanan ve bir türlü rahat verilmeyen Ünzile yeni düzenlemesi ve Aşkın Nur Yengi'nin yorumuyla hem 90'lar ruhunu korumuş hem de yeni bir boyut kazanmış. Yine Emre Altuğ'dan dinlediğimiz Ah Mazi de tıpkı Ünzile gibi hisli.

Albümün bir başka sürprizi, Yasmin Levy. Yazdığı Fransızca sözlerle Sevda'yı yorumlayan Levy, vokaliyle sarsıyor, bunu da L'Amour yerine Sevda diyerek yapıyor.

Albümün Tarkan'dan sonra en öne çıkan ismi Mabel Matiz'in Sultan Süleyman'da sesi ilk başta rahatsız edici derecede tiz gelse de yorumu bunun önüne geçiyor. Eda Özülkü ve Metin Özülkü çiftini buluşturan ve aynı zamanda albümün tek düet parçası 1945, albümün kapanış şarkısı olarak karşımıza çıkıyor. Aysel'in sesiyle başlayan bu yolculuk Özülkü çiftinin naif yorumuyla son buluyor.

Anısına yapılan ilk albüm vefatının hemen ardından yaymlanan Çınar olsa da beş yıl sonrasında bunun hakkını veren yeni bir Aysel Gürel'i anma albümü var karşımızda. Çınar'a kıyasla daha 'flaş' isimler içeren Aysel'in bu anlamda daha öne çıkıyor ve sanki bir 'ilk'miş coşkusuyla karşılanıyor. Bir hafta içerisinde 100 bin satış rakamını devirdiğinin söylenmesi de bunu destekliyor ve Aysel'in zamansız olduğunu bir kez daha gösteriyor...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

  1. Türk pop müziğini yeniden tasarlayan kadın, çocukluğumun şarkıları ondan sorulur

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com