, ,

FİLMLER, KADINLAR, ADONİS VE BEN

Cuma, Nisan 19, 2013

Bazen filmlerde görüyorum. Kadınlar, sabahları hafif mahmurlukla ama çok güzel bir görünümle uyanıyorlar. Göz altları mosmor değil, saçları kabarmamış. Uyanıp mutfağa iniyorlar. Çoğunun kahvaltı yapma alışkanlığı yok, bir fincan kahve içiyorlar. Mutfakta çiçekli örtüyle kaplanmış bir masada kahvelerini yudumlarken çok önemli şeyler düşünüyorlar. Aniden kapı ya da telefon çalıyor. Çalan telefonsa, alelacele hazırlanıp evden çıkmaları gerekiyor ve o kadınlar on dakikada hazırlanabiliyorlar, bir duş alıp evden çıkabiliyorlar. Düşünüyorum da bana öyle bir telefon gelse duş, makyaj, saç, ulaşım derken en az üç saati bulur çağırılan yere gitmem. Bu benim uyuşukluğumdan mı, yoksa onların hazırlanmaya ihtiyaç duymayacak kadar güzel olmasından mı? Bilemiyorum.

Eğer çalan telefon değil de kapıysa, kapıda adonisleri ve sarhoş nefesiyle babayiğit bir adam beliriyor. Kahramanımız eğer lütfederse içeri davet ediyor bay adonisi. Yok lütfetmezse, kapıyı suratına kapatıveriyor. Bu kadar da rahat haspam... Gurur kisvesi altında kibrini sağa sola saçan kadınları oldum olası sevememişimdir. Gerçekten gururlu olmak bir asalettir ama bu kadınlarınki gurur değil, kibir. Erkeği yalvartma ve küçültme arzusu... Yine de erkekler bayılıyor bu tip kadınlara. En azından filmlerde öyle. Boynuna ip geçirilmiş köpek yavrusu gibi, sahiplerinin peşinde yalak yalak dolaşıyorlar. Gel de sinirlenme! Bir kere bu kadınlar asla şefkatli, tutkulu, sadık, anaç yapıda kadınlar olmuyorlar. Düşünüyorum da ben erkek olsam bir kadında aradığım ilk özellikler bunlar olurdu, bir de mutlaka zekâ ama erkekler enteresan bir şekilde bu özellikleri tutup sevilesi şeyler olarak değil de ardına bakmadan kaçılası şeyler olarak görüyorlar. Vallahi bak, filmlerde de hayatta da bu böyle. En azından hayatın benim gördüğüm perdesinde...

Kadın film kahramanlarının bir diğer asap bozan özelliği de hiç üşengeç olmamaları. Kadın kalkıyor, yazı yazmak için masaya oturuyor ama kendisi gayet bakımlı ve etraf son derece derli toplu. Yani öncesinde hem evi temizlemiş hem kendini güzellemiş. Saçlarını da kurşun kalemle bir güzel topladıktan sonra oturup kurallı cümlelerle düşünüyor. Yine çok güzel olan defterine çok kurallı düşüncelerini yazıyor. Tee Allah'ım diyorum içten içe. Sonra yine kendime bakıyorum; oda çoğu zaman dağınık. Bir köşede kahveydi çaydı derken kupa bardakları birikmiş, bir köşede makyaj temizleme pamukları. Odanın genel havası zaten her zaman sigara dumanı. Ee kıyafetler ortada zaten, onları da toplamak gerek. Tee Allah'ım diyorum yine. Yüzüme bakıyorum. Kapatıcı kullanmadığım sürece göz altlarım her zaman mordur. Fön çekmediysem ya da maşa yapmadıysam, saçlarım kabarık ve biçimsizdir. Yani benim ve odamın o filmdeki gibi görünebilmemiz için en aşağı iki saat hazırlanmamız gerek. Peki diyorum, başlıyorum yazıya hazırlanmaya. Duştu, temizlikti derken saatlerce oyalandıktan sonra yazıya oturuyorum. Bu sefer de kurallı cümlelerle düşünemiyorum. İmgeler, çağrışımlar zihnimde dalgalanıp duruyor. Konudan konuya atlıyorum. Yazının şiir tarafında bir şeyler üretebilmeyi daha çok sevdiğim için hadi bir şiir yazayım diyorum ama bir kere şiir masa başı işi değil, ikincisi duygu yoğunluğu olmadan şiir yazamazsın. Ben makale insanı değilim ki masa başına oturup harikalar yaratayım. Tee Allah'ım diyorum yine.

Ne kadar didinsem de "o kadın" olamıyorum. Telefonu ansızın çalan, kapısı adonisler tarafından sarılan... Yazıya oturup kurallı cümlelerle düşünen... Tee Allah'ım diyorum. Ben çalakalem bir kahramanım. Hayatım hiçbir zaman düz bir yazıya, bilimsel bir makaleye, öğretici bir aforizmaya benzemeyecek. Evim asla derli toplu olmayacak, içim gibi. Saçlarım şekle girmeyip beni çıldırtmaya devam edecek. Kapıya hiçbir adonisin gölgesi düşmeyecek ama WhatsApp ve Facebook adamlarıyla uğraşmaya devam edeceğim. Tee Allah'ım diyorum. Bir hayat yaşayacağım ama o bir filme hiç benzemeyecek.

Yazar: Gizli Yazar

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

2 yorum

  1. Kapıya hiçbir adonisin gölgesi düşmeyecek ama WhatsApp ve Facebook adamlarıyla uğraşmaya devam edeceğim. Tee Allah'ım diyorum. Bir hayat yaşayacağım ama o bir filme hiç benzemeyecek.

    kısa ve öz :):) tebrıklerr.. daha sık gormek ısterız sizi Yeşim Hanım :)

    YanıtlaSil
  2. çok güzel yazmışsınız yeşim hanım

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com