, , ,

ESKİ SEVGİLİLER GÜNÜ NEDEN YOK?

Pazartesi, Şubat 18, 2013

Şu Sevgililer Günü ne bereketli bir gün ki ekmeğini yiyen yiyene. Aldık verdik, ekonomiye can verdik. Ticarete katkı sağladık, ülke ekonomisini kaldırdık vallahi. Bir Sevgililer Günü yazısı yazdım kesmedi, üstüne bir de yenisi geldi. Matruşka gibi bir konu şu aşk meşk işleri. Açıldıkça açılıyor, içinden bin türlü mevzu çıkıyor.

Gecenin bir saatinde Sevgililer Günü yazımı okuyan bir arkadaşım tebrik mesajı yazmış ve mesajını şöyle bitirmiş: "Zaten sevgilisi olana her gün Sevgililer Günü. Asıl eski sevgililer için bir gün olmalı. Yılda bir gün eski sevgili o buluşmaya zorunlu olarak gelmeli. Bence bunun üzerine de bir şeyler yazmalısın." Yeni sevgililer kızmasın, üzerlerine alınmasın ama şöyle bir düşününce sahi neden olmasın? 

Beynimde şimşekler çaktı, gözümde ampuller yandı. Yine bana bir malzeme çıktı. Bana bunlarla gelin. Böyle birkaç arkadaşım olsun, kendi gazetemi çıkarırım a dostlar. Bu kadar girizgâh yeter. Sadede gelmenin zamanıdır.
Sürekli ilgi, sürekli mesai, sürekli çaba, sürekli telafi... Müşteri memnuniyeti gibi... Zaten dört koldan sevgililere çalışıyoruz. Strateji kovalamaktan, fırsat kollamaktan teknik direktör kesildik. Bütün bu çabalar yetmezmiş gibi üstüne bir de Sevgililer Günü. Bir hazırlıklar, bir planlar ki aman aman! Şu yaratıcılık çabamızı bir şeyler tasarlamaya ayırsak, dünya modasına yön veririz yeminle ama nerede... Sıra geldi eski sevgiliyle zorunlu görüşmeye...

Birbiriyleyken dünyanın en mutluları olan iki insan nasıl oluyor da bir zaman sonra iki yabancıya dönüşebiliyor? Köşe bucak kaçamak kaçamak öpüşen bir çift nasıl oluyor da numaraları tutmayan iki tek ayakkabı oluveriyor? Öyle ince çizgide ve öyle uçlarda ki duygular, gerçekliği ve derinliği biz uykudayken değişiveriyor sanki.

Aşk varsa eninde sonunda yara var, bere var, kalan izler var. Çorabı yukarıya çeksen de, pudrayı iki kat fazla sürsen de, her zamankinden çok gülsen de, kurtulduğuna şükretsen de bilinçaltında pusuya yatan ve gelecek ilişkilerini kuşatan korkular var herkesin kendi hikâyesine göre, cüssesine göre, ölçüsüne göre...

Birbirinin hayatını bu denli etkileyen, birbirinin kaderini değiştiren ya da benim tabirimle hayattaki sınavlarını birlikte veren -ya da veremeyen- her eski sevgilinin yılda bir defa bir araya gelmesinde hiçbir sakınca yok; çünkü cevapsız kalınca sorular, başlıyor ağrılar. Yüzleşmek güzeldir, yüzün varsa eğer. Ben uzun süredir sorularımı size değil, kendime soruyorum. Bu yüzden bu günü kendim için değil, sizler için talep ediyorum.

Belki hâlâ iki taraftan biri diğerini unutamamıştır, belki atması gereken tokadı atamamıştır da içinde kalmıştır, belki hikâyeleri yarım kalmıştır, belki geç kalınmış bir özür vardır. Belki, belki, belki... Bu buluşma için herkesin kendince nedenleri vardır. 365 günde bir günün bunun için çok görülmesi reva mıdır?

Bazen bir taraf diğer tarafa öyle zarar veriyor ki o tarafın bir tarafı hep eksik kalıyor. Yaşanılanlardan dolayı sevilmeyi hiç hak etmediğine inanıyor, kendini daha değersiz hissediyor ya da büyük bir duygusal boşluğa düşüyor. Kimileri aşka inancını yitiriyor, kimileri özgür kız-oğlan olup dağ bayır dolanıyor. İnsan bir duygunun içindeyken gerçeği göremiyor. İşte bu yüzden her şey bitmişken, o defterin tamamen kapanması için paragrafların noktalanması gerekiyor; çünkü birinin açtığı bir yarayı ondan başka kimse kapatamıyor. Tek sebep bu işte.

Yeninin gücüne inananlardanım ama yenilenenin de alkışçısıyım. Mesajım cümlemde gizlidir. 13 Şubat Saplar Günü'nden sonra sizlere 15 Şubat Eski Sevgililer Günü'nü armağan etmiş bulunuyorum. Dilediğiniz gibi eskilerinize tebelleş olabilirsiniz. Atış serbest. İçinizde ne kaldıysa aman kalmasın.

Uzun bir süre şu gönül işleri hakkında yazmak istemiyorum, yaşamak varken. Vizyona bir sürü yeni film girdi, önüm arkam konser bileti, İstanbul'a döndüğümde bir bir gezeceğim sergileri. Hadi tutmayın beni.

Bu konuyu yazma fikri veren Yeşim'le yaklaşık üç yıl önce Demet Akalın için yazdığımız ve eski sevgililere gönderme yaptığımız şarkının sözlerini paylaşayarak yazımı tamamlıyorum.

Fiziğim süper spor yapıyorum
Çok taş yeni bir sevgilim var
Başarıdan başarıya koşuyorum
Umurumda değilsin ezik!



Bu aralar en çok ne dinliyorum?

# Gülşen - Yatcaz Kalkcaz Ordayım
# Rihanna - Pour It Up
# Rihanna - Diamonds
# Dj Rynno & Slvia - Feel In Love
# Kat Deluna feat. Fatman Scoop - Drop It Low

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com