, , , , , , , , ,

85. OSCAR ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Pazartesi, Şubat 25, 2013

Uzun zamandır merakla beklenen Oscar Ödülleri 85. defa sahiplerine kavuştu. Kırmızı halısı, organizasyonu, ödülleri ve akılda kalan ilginç olayları derken bir Oscar gecesi daha son buldu. Biz izleyenlerin Oscar'dan payına düşense, sabaha kadar uykusuzluktu.

İtiraf etmeliyim ki ilk defa bir kırmızı halı geçidini baştan sona soluksuz, merakla ve bıkmadan izledim. Akademi Ödülleri sinema sektörünü ne kadar ilgilendiriyorsa, moda sektörünü de en az o kadar ilgilendiriyor kuşkusuz ki. Bir Oscar organizasyonunda mücadele adaylıklar açıklanınca başlıyor, kırmızı halıda iyice kızışıyor, salonda zirve yapıyor. Kırmızı halıda oyuncular üzerinden dünyanın en büyük tasarımcıları ve markalarının kıyasıya rekabetine tanık olduk. Koltuğa sinema eleştirmenlerinden önce moda avcıları oturdular. Kimini göklere çıkardılar, kimini yerden yere vurdular. Benim gözlerim Jennifer Lawrence, Anne Hathaway ve Adele'i aradı. Bu geceki favorilerim ne de olsa onlardı. Twitter'da yazılan tweetlere göre adayları yarıştıran ve sıralaması değişen barkovizyon geceye güzel bir renk kattı ama sosyal medyaya göre bu yılki Oscar Töreni düşük tempolu ve vasattı. Yıllar sonra Barbara Streisand'ın Oscar sahnesinde şarkı söylemesi en güzel anlardandı.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu gecenin verilen ilk ödülüydü. Tahminlerde öne çıkan Christoph Waltz ödülü kucaklayan isim oldu. Django Unchanied (Zincirsiz) ile ödülü kazanan Waltz, daha önce yine bir Tarantino filmi olan Inglorious Basterds ile bu ödülü kazanmıştı. Ayrıca En İyi Orijinal Senaryo Ödülü'nü kazanan isim Quentin Tarantino oldu. Akademi'nin Tarantino'nun Oscar yolculuğunda hep senaristliğinin altını çizdiğini ve bu anlamda onurlandırdığını söylemek mümkün. Bu organizasyonda Tarantino'nun başarılı yönetmenliği hep senaryo yazarlığının gölgesinde kalıyor. Senaryo demişken, En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü ise Argo ile Chris Terrio'nun oldu.

Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü tahmin edildiği üzere Amour'a gitti. Son zamanlarda ismi çok sık anılsa ve bir hayli öne çıksa da Avusturyalı yönetmen Michael Haneke'nin Amour'u geceden sadece bir ödülle ayrıldı.
İki hafta önce Grammy Ödülleri'nde En İyi Pop Solo Performansı Ödülü'nü alan Adele, James Bond'un tema müziği olan Skyfall ile En İyi Orijinal Şarkı Ödülü'nün sahibi oldu. Favorim de olması gereken de buydu. Ödül öncesinde sahneye çıkan ve Skyfall'u seslendiren sanatçının heyecanlanmamak için aylar öncesinden psikolojik destek aldığı bilgisini de satırlara düşeyim. Life of Pi ile Mychael DannaEn İyi Orijnal Müzik dalında kazanan isim oldu. Tahminim ve isteğim böylece gerçekleşmiş oldu.
Gece boyunca Anne Hathaway'in ödül alacağı anın gelmesini bekledim diyebilirim ki eleştirmenlerin yorumları ve beklentiler de bu yöndeydi. Zaten Hathaway'in de gece boyunca "Artık ödülümü versinler. Yeter!" gibi hâli vardı. Nitekim En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü'nü Hathaway kucakladı. Sefiller'deki rolü için saçlarını kazıttı, kilo verdi, elinden geleni yaptı. Sefiller'in 1 Mart tarihinde Türkiye'de vizyona girmesi bekleniyor. Filmin bir diğer oyuncusu Hugh Jackman'in aday olduğu En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde kazanmasını istesem de ödülü Daniel Day-Lewis aldı. Üçüncü heykelciğini kazanan Lewis böylece bir rekora imza attı. 12 dalda adaylığı bulunan Lincoln'ün Lewis dışında yüzünü güldüren tek isim Rick Carter'ın ta kendisiydi. En İyi Sanat Yönetmenliği Ödülü Carter'a gitti.

Merakla beklediğim bir başka kategori olan En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde Jennifer Lawrence'ın kazanan isim olmasıyla bir tahminim ve isteğim daha gerçekleşti. Zaten Altın Küre sürecinden bu yana beklentiler de bu yöndeydi. Elbisesinin azizliğine uğrayan Lawrence, basamaklardan çıkarken düşse de düşüşle gittiği bu yol en büyük yükselişe çıkıyordu. Bu arada, Quvenzhané Wallis'i es geçmek olmaz. Willis'in 9 yaşında Oscar'a aday olması çok büyük bir başarıydı ve organizasyona renk kattı.

En İyi Yönetmen Ödülü beklediğim üzere Life of Pi (Pi'nin Yaşamı) ile Ang Lee'ye gitti. Her ne kadar favori olarak anılsa da Spielberg geceden eli boş ayrıldı. Ang Lee'nin yönetmen olarak ödül alması, En İyi Film kategorisinde ödülün Life of Pi'ye gidebileceği ihtimalini arttırdı.

Gecenin sonunda En İyi Film Ödülü kazananı açıklamak üzere Jack Nicholson sahneye geldi ve Beyaz Saray'a bağlanılacağını söyledi. Tabii salondaki herkes gibi bizler de bunun bir şaka olduğunu zannettik ama Michelle Obama gerçekten barkovizyondaydı. Güzel bir konuşmanın ardından adayları sıralayan ve zarfı açan Obama, kazananı açıkladı. En İyi Film Ödülü, çekimlerinin bir bölümü İstanbul'da gerçekleştirilen Argo'ya gitti. Bu arada, James Bond filmlerinin 50. yılına özel hazırlanan kolajda da İstanbul sahnelerine yer verildi. Argo'nun ödülü kazanabileceğini düşünsem de yönetmeni Ben Affleck'in En İyi Yönetmen dalında aday gösterilmemesi deyim yerindeyse oldukça tuhaf bir durumdu. Nitekim Argo'nun ödülü kazanmasıyla bu tuhaflık taçlanmış oldu. Akademi istatistiklerine bakıldığında, yönetmeni aday olmamasına rağmen En İyi Film Ödülü'nü kazanan üçüncü film olarak Argo tarihe geçti.

Kazananların tamamını görmek için buraya tıklayın.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com