,

SOKARIM TAKTİĞİNE

Cuma, Kasım 30, 2012

Kaprislerden, maskelerden, nispetlerden, didişmelerden, çekişmelerden, kıyasıya rekabetlerden, ego tatmini peşindeki tatminsizlerden, umut tacirlerinden, entrika çevirenlerden... Hepsinden çok sıkıldım.

Saçıma yarım saat ayırıp da şekil vermeye çalışmak istemiyorum, tamam mı? Her zaman her yere iki dirhem bir çekirdek gitmek istemiyorum, olamaz mı? Belki içimden gelmiyor, belki bunalımdayım, belki çok mutsuzum. Bir insan arada sırada somurtarak duramaz mı? Dediğiniz şey sözde kendinize duyduğunuz derin saygı ama karşıdan biri geldiğinde hemen o yaralara sargı... İnsan hiç yaralı olamaz mı?

Hep bir planlama, hep bir programlama, hep bir strateji... Ne yapayım, sıkıldım yani. Taşıma suyla değirmen döner mi? Yalancının mumu yatsıda sönmez mi? Herkes sonunda aslına rücu etmez mi? Bırakalım şu taktikleri.

Kendini geri çek, o yazmadan yazma, dereyi görmeden paçayı sıvama, çok yakın davranma, onu öyle yapma. Yok ya! Karşındaki sana bunları yaptırıyorsa, bence sen o ilişkiden hiç medet umma.

Karşına doğru insan çıktığında bunların hiçbirine gerek duymayacaksın; çünkü seni seven, ahına da kahrına da razı oluyor. Taktik dediğin şey var ya, o sporda şık duruyor. Su akıp yolunu buluyor, her şey olacağına varıyor. Aşkın olduğu yerde hesap kitap olmuyor. Hesap kitabın oluğu yerde samimiyet barınmıyor.

Yani şimdi ben ağırdan alıp da birden sana daha yakın davranıyorsam ve sen beni kârın sanıyorsan, ben sadece sana güler geçerim. Sen ne kaybettiğini bile hiç bilemeden, ben sessiz sedasız çeker giderim. Sen seni unutamadığımı zannedersin de ben yeri gelir, seni hatırlamakta güçlük çekerim. Taktik istiyorsan, deha kesilirim.

Doğallıktan yanayım, hâlâ en sevdiğim beyaz. Yemeyi de severim, güzel de yemek yaparım ya hani biraz. Başarılıysam asla mütevazı olamam, övüldüğümde farkım olmaz kırmızı elmadan utancımdan. Cazibemin farkındayım ama güldüğümde çocuktan farklı olmam. İnatçıyım, öfkelenirim ama bir küçük söze bakar gönlümü alman. Tahammül ederim, sabır gösteririm ama saygısızlıkla karşılaşırsam bir dakika durmam. Kibrimden değil, gururumdan bir daha o kapıyı çalmam. Gideni kapıya kadar uğurlarım da gidiyormuş gibi yapmam. Ben taktiklerden gücümü almam. Ben taktiklerle öç almam. Benim hayatım olmuş entrika. Entrika arayan gitsin, beş kuruşluk senaryolar ve oyuncular kaynıyor etrafta. Ben en güzel rüyamı yazar ve yaşarım. Bazen gülümserim, bazen surat asarım. Bu rüyamı yaşarken hiç maske takmadım.

İyi niyet yoksa hiç, ben yokum. Dedim ya, entrikalara ben tokum. Zaten zamanımız az, zaten yeterince geç kaldık. Kaçan kovalanırmış ya, ben o kaçanı kovalayamam. Kimseden de kaçmam. Elimi cebime sokarım, yürürüm de yürürüm. Önümü merak ettiğimden arkama bakmam.

Ziyaret yaparım ben böyle işin gelmişine geçmişine. Sokarım taktiğine.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

  1. vallaha da billaha da son zamanlarda okudugum en saglam yazı

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com