, , , ,

GÜZELİN EYVALLAHI OLMAZ

Pazar, Ekim 07, 2012

Çok değil, birkaç hafta öncesi... Uzun zamandır görüşmediğim ve çok özlediğim bir dostumla birlikte akşam yemeği yiyoruz. Anlatacak şey çok olunca susuveriyorsun bazen, kafanda uçuşan olayları ve yaşananları birbirinden ayıklayıp da ilk hangisini anlatacağını bilemiyorsun. Bazen eteğindeki taşlar o kadar ağırlık yapıyor ki ağırlığından kalkıp da o taşları dökemiyorsun.

Güzel bir pazar akşamı, güzel bir akşam yemeği, güzel insanlar ve güzel hep konuşulanlar. Derken, arkadaşımın annesi bir sürpriz yapıyor ve yanımıza geliyor. Yazılarımda okuduğunuz ve sevdiğiniz birçok sözü ondan duymuşumdur ve ilham almışımdır. Sultan deriz biz ona, sultan gibi bir kadındır. Bazı insanlarla konuşurken tüm konuşmaları kayıt altında tutmak ve defalarca dinlemek istersin ya... Su gibi bir kadın karşımda, su gibi akıp giden o konuşmasıyla.

Konu bir şekilde aldatılmalara geliyor. Hayattaki seçimlerimiz, yaşadıklarımız, kendimize yaşattıklarımız... Hayatın tuhaf bir cilvesi olsa gerek ki en büyük kazığı da insan kendine atıyor. Durumun fotoğrafını çekip de bile bile lades demek ve sonra oturup üzülmek... Biliyorum ki gitmesi gerektiği ilk yerde pılını pırtını toplayıp gitmeyen bir daha gidemiyor, kovulsa bile... Arsızlığa alışıyor insan, yüzsüzlük oluyor yeni yüzü. Kendine güvenemeyen, içinde bulunduğu dünyaya bir kazık çakıyor ve sonra o kazığa da yine kendi oturuyor. Sonrası ahlar, vahlar... Uzun zamandır anlatmak istediğim şey tam olarak buydu: Güzelin eyvallahı olmaz. 

Güzelin eyvallahı olmaz, bağlasan durmaz. Kibir mi dersiniz buna, bencillik mi, şımarıklık mı, hiç sevmemiş demek ki mi... İçinde fırtınalar kopsa da karşısına kim geçerse geçsin hep dik durur, kararlarının arkasında durur. Belki bir iki sendeler ama yerli yerine yerleşir zamanla dengeler.

Ne tuhaftır ki güzeller hep aldatılır, hüsrana uğratılır. Hüzün ve gözyaşı en çok da güzellere yakışır ve bu yüzden ki hayal kırıklıklarını onlar asaletle taşır. Yine ne ilginçtir ki her güzele ihanet eden, onu bir çirkinle aldatır.

Dedim ya, güzelin eyvallahı olmaz. Ne görüyorsa onun fotoğrafını çeker, ne geliyorsa içinden onu söyler. Hesapmış kitapmış bilmez o. Yaşamak ister, tarihe romanını satır satır kazımak ister ama kendinden ödün vermez, kaybetmemek uğruna kimsenin önüne halı kilim misali serilmez.

Güzeller nedense genelde yalnızdır ve çirkinlerse mutlu aşkların kahramanlarıdır. Güzel bakmayan, hâli tavrı yalan dolan olan, aynaya bakınca mutsuz olan, gittiği yeri sevgisizliğiyle ve hırçınlığıyla âdeta bombalayan insan çirkindir ve güzel insansa gittiği her yere tebessüm, güzellik, bereket götürendir.

Özgüven parlak bir yıldızdır, özü yüzü güzel olanın gözlerinde vardır. Bağlıdır kalpten o. Kendini sevmeyen, başkasını sevemez. Çirkin insan bilir ki dili, sahte sözleri, oyunları, ağam paşamları onun en büyük silahıdır. Bağlı değildir o, bağımlıdır. Korkar gitmekten, çıkarlarını kaybetmekten... Çirkin insanın bavulu hep gizli saklı bir yerlerde durmaktadır, güzel insansa bir elinde hep o bavulu taşımaktadır. Çirkin insan istenmediği yerde durur, sevilmediğini bildiği yerde de oturur; çünkü kıyısından köşesinden değmemiştir ona gurur. Güzel olansa hep bir parça mağrur ve mağdur...

Hep daha iyisini bulabileceğini, yaşayabileceğini bilir güzel ve bu yüzden güzelliğe vurulmaz; çünkü insan kendinde olanı bir başkasında aramaz. Kendinde olmayanı arar insan, arar da yorulmaz. Huzur ister, sevgi ister, sadakat ister, sakinlik ister ama talepkâr davranmaz. Bunlar olmazsa da orada durmaz.

Onu kaybetmeyi göze alan bir kalpte bir daha oyalanmaz. Gururludur ve evet, kibirlidir de. Kıymeti bilinmedi mi bu hatayı unutmaz. Aşktan aptal olacak sınıra gelse de asla aptalı oynamaz. Çirkin insanın nefreti vardır ya hep zehrini kustuğu... Güzel insanın dış kanaması olmaz. İç kanama geçirir o acılarını yaşarken ama kimsenin ruhu duymaz.

Saç telleri bile değerlidir, bilir ve gitmeden toplar tel tel dökülen saçlarını ve unutur mu bir daha işlenen suçları... Kıymetinin bilinmediği yere bir daha uğramaz. Çirkin insanların uğrak yeridir kürkçü dükkânı. Güzel insan oradan alışveriş yapmaz. Giderken etrafta kalpte bıraktığından başka hiçbir iz, delil bırakmaz.

O sana bir daha soru sormaz, o sana bir daha kızmaz, o sana bir daha uğramaz, o sana bir daha aldanmaz.

Dedim ya, güzelin eyvallahı olmaz.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

  1. Çirkin gibi sevmen güzel gibi ayrılman dileğiyle...

    YanıtlaSil

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com