, , ,

DOLABINIZI BOŞALTIN

Çarşamba, Ağustos 15, 2012

Yazının başlığını okuduğunuzda bir moda yazısıyla karşılaşacağınızı düşünmüş olabilirsiniz. Size modadan değil, başka bir şeyden bahsedeceğim.

Enerji, çekim yasası, secret, bumerang, karma... Bu tür konulara ilgim ilk olarak, Gülben Ergen'in 2007 yılında bana Çekim Yasası isimli kitabı okuyup kendime en güzel hediyeyi vermemi söylemesiyle başladı. Doğrusu apar topar kitabı almak için koşa koşa evden çıkmadım ve hatta uzun süre kitabı almaya yeltenmedim. Yani kitabı kendime çekmiştim ama kitap beni bir türlü çekmemişti. Aradan epey zaman geçtikten ve kendimi gerçekten hazır hissettikten sonra kitabı aldım. Kitabı okuyup bitirdiğimde havai fişekler patlamadı ya da Alaaddin'in sihirli lambası emrime amade olmadı ama enerjimi doğru yönlendirme ve daha iyi bir insan olabilme adına bu kitap bu tür konulara yönelişimin önsözü gibiydi. Kendime çok şey kattım, birçok şey katarken birçok şeyi de uğurladım, arındım. Sizlere bahsetmek istediğim konulardan biri de bununla ilgili.

Hazır yaz kendini ortalayıp son çeyreğe girmişken, yeni bir dönem başlamak üzereyken, sonbahar yaklaşıyorken ben derim ki gelin dolabınızı boşaltın ve evrenin size yeni güzellikler, keşifler, ödüller vermesine olanak sağlayın. Her şey yığılı duruyorsa dolabınızı boşaltıp her şeyi tek tek ele alın ve katlayarak yerine kaldırın. Fazlaları, lüzumsuzları atın. Atın ki hayatınızda geleceğe, gelecek olanlara yer açın.

Ben böyle yaptım. Size bunları söyleyebilme gücünü de bundan dolayı buluyorum. Bir gün gardırobumu dağıttım ve iki gün boyunca her şeyi yerli yerine koymak için uğraştım. Fazlalıkları bir kenara ayırdım ve hayatımdan postaladım. Muhakkak ihtiyacı olan birileri vardır ve ayırdıklarım onlara ulaşacaktır. Hem önümüz sonbahar, sonrası kış. Dolabım deyim yerindeyse jilet gibi. Her şeyin yeri belli. Yenilerin şimdiden hazır yerleri.

Hayat da bir gardırop gibidir. Geçmiş, bugün ve gelecek o gardırobun içindedir. Eğer bugünde ve yarında olmayanı dolabınızda tutarsanız hayat size yeniyi sunmaz. Zaten ağzınıza kadar dolusunuzdur. Yer açmazsanız, çağırmazsanız, eskiden arınmazsanız evren de size bonkörlüğünü gösteremez. Evet, evren bonkördür. Yeter ki istemeyi bilin.

Kinlerinizden, kirlerinizden arının. Bereket, bolluk, güzellik kötü bir kalpte barınamaz. Geçmiş tecrübelerinizi özümseyin. Her yeni cümleden önce bir önceki cümlenin sonunda nokta vardır. Yani nokta koymadan, bitirmeden yeni bir paragraf açamazsınız sayfanızda.

Kızgınlıklarınızı, öfkelerinizi, ömür boyu affetmeyeceklerinizi affederek uğurlayın; çünkü bu duygular zehirlidir ve besleyeni zehirler. Hepimiz görünmez iplerle bağlıyız birbirimize ve bu yüzden helal edin hakkınızı her kimse. Ondan ve o duygulardan ancak bu şekilde kurtulabilirsiniz. O cümleyi noktaladığınızda hayat size yeni bir cümle kurmanız ve daha fazlası için harfleri sıraya dizecektir. Okuduğum kitaplar, tanık olduğum hayatlar, yaşadığım olaylar ve döndüğüm keskin virajlar bana bunları öğretti. İyi ki de öğretti.

Şimdi gelin dolabınızı baştan aşağı talan edin. Eskilerinizi bir poşete koyup gönderin. Evrenin çok daha güzelini, çok daha özelini göndereceğine bizzat tanıklık edin. Hemen şimdi başlayın ve dolabınızı boşaltın; çünkü kaybedecek vakit yok.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com