, , ,

SEVDİĞİM KADINLAR: AJDA PEKKAN

Salı, Temmuz 17, 2012

Ajda Pekkan... Onun ismini duyduğumuzda hepimizin zihninde benzer şeylerin çağrıştığı su götürmez bir gerçek. Sinemayla başladığı sanat kariyerini müzikle devam ettiren ve iyi ki devam ettiren, yaklaşık 50 yıldır sahnelerin tozunu attıran bir dev Süper Star Ajda Pekkan.

Benim gibi 80'lerin sonunda ve 90'ların başında çocuk olanlar, Ajda Pekkan'ın methini duyarak büyümüş fakat Pekkan'ın eski şarkılarını bir araya getirdiği albümleri dışında bizzat Pekkan'a tanık olamamışlardı. Sen İste isimli teklisi bir yana, yaklaşık 10 yıl boyunca albüm hazırlamayan Ajda bu sessizliği 2006 yılındaki Cool Kadın isimli albümüyle hiç susmak üzere bozuyordu. 2008 çıkışlı Aynen Öyle isimli albümü de büyük ses getiriyor ve Pekkan'ın yeni kuşağı avcunun içine almasını sağlıyordu. Böylece yeni kuşak, Pekkan'ın muhteşem sanatçılığına hayran kalarak ve büyük bir saygıyla onu alkışlıyordu. 2011 çıkışlı Farkın Bu ile yılın en çok satan albümüne imza atan Pekkan, bütün ödülleri de bir bir topluyordu. Aslında geciken Ajda değildi. Ajda çağın çok ilerisindeydi ve biz de ona yetişmeye çalışıyorduk.

Türk Pop'unun kuşkusuz mihenk taşlarından biri olan Pekkan, 2000'li yıllara gelene dek ülkemize sayısız klasikleşmiş şarkı kazandırdı. Bunların birçoğu adaptasyon şarkılar olsa da bu tarz Ajda Pekkan'la kimlik kazanmış ve onunla özdeşleşmişti. Pekkan'ın sesinden hayat bulan şarkılar zaman zaman başkaları tarafından seslendirilse de Ajda'nın yarattığı etki dinleyicilerde uyanmadı. O ne yaptıysa, ne icra ettiyse onunla bütünleşti ve müzik literatürümüzde "Ajda Pekkan şarkıları" başlığı altında sayısız muhteşem şarkılar sıralandı.

Başarıdan başarıya koşarken, fırtınalar estirirken ve herkes ondan bahsederken o hiçbir zaman saygınlığından, duruşundan, hanımefendiliğinden ödün vermeyerek ve hiçbir zaman bayağılaşmayarak hep çizgisini korudu. Hemen hemen her insanın başını döndürecek bir şöhreti omuzlarında zarif bir şal gibi taşırken onun altında hiçbir zaman ezilmedi ve seyircilerinin karşısında hep dimdik durdu. Birkaç yıl önce bir röportajını okudum Pekkan'ın. "Sokakta tanelerini yere düşüre düşüre mısır yiyebilmek isterdim." şeklindeki cümlesi, derinden saygı duyduğu sanat yaşamı ve dinleyicileri için özel hayatından yaptığı fedakârlıkların hafif iç acıtan bir itirafı aslında.


Ajda Pekkan öyle bir dev ki bunu sindirip onu samimiyetle alkışlayabilmek ve derin bir sevgi beslemek herkesin harcı olmuyor. Bu olağanüstü enerjiden beslenmek varken Ajda'nın mükemmelliğinin altında ezilenlerin hırçın cümlelerini duyuyoruz. Ajda'nın sadece estetiklerini görenler bilmezler ki kişi kendinde olmayanı göremezmiş. Ajda estetik ama tepeden tırnağa, baştan sona. Sanatıyla, ahlâkıyla, sahnesiyle, sesiyle, duruşuyla, altyapısıyla baştan aşağı bir ilham kaynağı. Her zaman dediğim gibi, genç olan Ajda ve şimdiki gençler Ajda'dan yaşlı. Kuruçeşme Arena konseri bunun en güzel kanıtı.

Kuruçeşme Arena'daki Ajda konseri bana kalırsa İstanbul'un en iyi yerli sanatçı konseriydi. Ekrana yansıyan görüntüler ve o konsere tanıklık edenlerin cümleleri bunu açıkça ortaya koyuyor. Işıklandırma muhteşem, sahne muhteşem, kostümler muhteşem, orkestra muhteşem, Ajda zaten muhteşem. Madonna konseri sonrası "Kendimizi çok ezik hissettik." diyebilecek kadar içten, samimi ve komplekssiz bir cümle kuran Ajda o aradaki açığı eldeki imkanlarla bir anda kapatırken, çıtaları da neredeyse hiçbir şarkıcının ulaşamayacağı kadar yükseklere çıkarıyordu. Ne hikmetse bazı gözler vinçteki folyolara takılıyordu. ama bunu söyleyen ağızlar oldukları yerden de gökyüzüne bakıyorlardı. Mükemmel olana kusur bulmak yerine bence kendi vasatlığına bir çare bulmalı insanlar ve bükemedikleri bileği de öpmeli onlar.

Nasıl ki anne, baba tekse ve özelse Ajda Pekkan da tek ve ondan bir tane daha gelmeyecek. Ajda uçsuz bucaksız bir okyanus yüzmeyi bilene. Ajda kalın bir kitap okumayı bilene. Gerçekten bir kitabı çıksa da okusak, satır satır her cümlesini aklımıza kazısak...

Ajda'ya dair söyleyecekler bitmez. Ajda Pekkan gibi bir değerimiz olduğu için çok ama çok şanslıyız. 4 Eylül'deki Kuruçeşme Arena konseri için şimdiden sabırsızlanmaktayız. İyi ki varsın Ajda. Alkışlamak için en güzel sebeplerden birisin bu hayatta.


BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com