, , ,

MUTSUZLUK BİR TERCİH MİDİR?

Cuma, Nisan 20, 2012

Mutsuzluk bir tercih midir? Bardağa farklı bir açıdan bakacak olursak mutluluk bir tercih midir?

Her şey bir arkadaşımın bir yazıyı benimle paylaşmasıyla başladı. Konumuzu başlıkta görmüş bulunmaktasınız. Bir internet sitesinde kişisel gelişim yazısı okuyorum. Mutsuzluğun bir tercih olup olmadığını işliyor yazısında yazar. Yazının adresini ve dikkatimi çeken çarpıcı gerçekleri sizlerle paylaşacağım ama önce biz biraz sorgulayalım. Ne dersiniz?

Hayatta başımıza gelen şeyler için birilerini suçlama konusunda işe hep başkalarından başlıyoruz, inkâr etmeyelim; çünkü insanın kendi kendini suçlaması demek, uzun ya da kısa süreli pişmanlık ve belki de vicdan azabı duymak demek. Elimizdeki yakartopu üzerimizden attığımızda yükümüz de azalıyor sanki, rahatlıyoruz biraz da. Kendi hatalarımızda, eksikliklerimizde ve başarısızlıklarımızda kendimizi kayırıyoruz ilk infazı kendimize yapmamız gerekirken. Yolunu değiştirmediği ve yoldaki cam kırıklarını süpürmediği sürece kanamakla yükümlüdür insan. Ya süpürürsünüz yolu ya da yürürsünüz.

Yaptığımız yanlış meslek seçimleri, ortaklıklar, ilişkiler, adımların hepsi bizim tercihimiz ve dolayısıyla kendi romanımızı da kendimiz yazıyoruz. Doğrudan ya da dolaylı derenin yatağını biz kazıyoruz ve su da o doğrultuda akıp gidiyor.

"Of! Yine sabahın köründe işe gidiyorum." diyerek motivasyonuna kendi elleriyle darbe indiren, pazar akşamından pazartesi sendromuna giren, olmayanı olmaya zorlayan, beş tuğlayla gökdelen dikmeye çalışan biri boşuna kendini hiç yormasın. Benden söylemesi.
Bence mutlu olmanın yolu, insanın kendini tanımasından ve evrene tuttuğu aynaya tebessüm yansıtmasından geçiyor. Patates ektiğinizde toprak ona göre besliyor patatesi, domates ektiğinizde ona göre besliyor. Yani hayata ne verirseniz o da size onu sunuyor.

Mesleğinde yükselmek isteyen ama sürekli iş değiştiren, piyango bileti almamasına rağmen piyangonun kendine çıkmasını isteyen, ilk adımı atmayıp merdivenin en üst basamağına çıkmak isteyen, ders çalışmadığı hâlde öğrenim hayatından başarı bekleyen insanlar tanıyorum.

Birçok insanın mutluluğu parayla ilişkilendirdiği su götürmez bir gerçek. 1970'lerde ABD, Japonya, Almanya gibi ülkelerde yapılan bilimsel bir araştırma sonucunda ailelerin mutluluk seviyelerinin gelir düzeyiyle orantılı bir şekilde artmadığı saptanmış. Buna da Easterlin Paradoksu adı verilmiş. Son yıllarda ABD'de yapılan bir araştırma da bu olguyu desteklemekle beraber esas olanın geçinecek kadar bir gelire sahip olmak olduğunu gösteriyor.

Bence hep daha fazlasını isteyip bunun hayalini kurmak yerine, mevcut durumunun tadını çıkarıp biraz da hayatın o doğal akışına uymak gerekiyor. Boyumuzdan büyük çıtalar dikip onun altında ezilmek yerine belki daha küçük ama daha sağlam adımlar atmak daha doğru belki de...

Yazarınıza ilham veren yazıyı okumak için buraya tıklayın.


Mutlu günler...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com