, , ,

ERKEKLERİ İTİCİ YAPAN DETAYLAR

Cuma, Ocak 06, 2012

Günlerden cuma, vakit akşam vakti. Uzun süredir doğru dürüst ana haber bültenlerini takip etmiyorum. Aldığım gazetelere de şöyle bir göz gezdirip tamamını birkaç gün sonra okuyorum. Yani anlayacağınız o ki ben gazeteyi okuyana kadar gündem çoktan değişmiş ve eskimiş oluyor. Zaten her konuda geriden geriden geliyorum. Sağır Sultan bile her şeyi benden önce öğreniyor. Twitter'ın trend topic listesi de olmasa yandım! Neler olup bittiğini o naklen bildiriyor. İşin en güzel kısmı da, herkes fikrini bildirip birbiriyle tartışabiliyor.

Bugünkü tartışma konusu erkekleri itici yapan detaylar ve #erkekleriticiyapandetaylar başlığı altında tartışılıyor. Yüzlerce cümle var. Hepsine birer birer göz atıyorum. Yüzümde kocaman bir tebessüm... Ben de hemen hemcinslerimde hoş durmayan detayları ayıklayıp 10 maddeden oluşan küçük bir liste yaptım. Yazması benden, okuması sizden.


Aşırı Metroseksüel Olmak: 2000'li yıllarla birlikte devir iyiden iyiye değişti ve erkekler için de görsellik çok önemli bir kavram hâline geldi. Spor salonları fit adamlarla dolup taşmaya başladı, estetik operasyon geçiren erkeklerin sayısı bir hayli arttı. Bir erkeğin kendine bakması ve özen göstermesi elbette çok güzel ama bazı şeyler de tahammül edilebilir cinsten değil doğrusu. Gökkuşağı gibi dolaşmak şık olmak anlamına gelmiyor mesela. Fazla dar giyinmek, gündelik hayatta çanta taşımak da erkekleri itici gösteren özellikler arasında. Ben her yere çantayla giden erkeklerin o çantanın içinde neler taşıdığını çok merak ediyorum. Bir bilen bana da anlatsın. Tabii bu arada kaşlarını alanları es geçmemek lazım. Tamam, kaşları biçimlendirmek güzel ama olayı abartıp biraz fazla inceltmek de son derece itici. Demedi demeyin. Son olarak, lütfen erkekler dudaklarına dolgu enjekte ettirmesin. Yapmayın, etmeyin!

Fazla Aksesuar Kullanmak: Aksesuar deyince benim aklıma ilk olarak saat gelir. Nasıl ki bir kadının yüksek topuklu ayakkabıları vazgeçilmeziyse, bir erkeğin de kol saati olmazsa olmazıdır bence. Mazhar Alanson nasıl "Şapkasız çıkmam abi!" diyorsa, ben de kol saatimi takmadan çıkmam sevgili okuyucular. Olmazsa olmazların yanında bir de "keşke olmasa" dediklerimiz var elbette. Altın zincir takan, bileklik takma işini abartan ve kendini aksesuara boğan erkekler bir hayli itici duruyor. Aman dikkat! Mıknatıslar çeker sonra sizi beyler. Aksesuar söz konusuysa, cüzdan seçiminize dikkat edin ve mümkünse içine yüksek meblağda birkaç banknot yerleştirin. Zira kadınlar hesap ödemeyen ve cebinde akrep taşıyan erkekleri sevmez. Akrep beslemeyin.

Megalomanlık: Sürekli kendini öven, kendini yüceltmek için başkalarını yeren ve küçümseyen erkeklere sadece kadınlar değil, erkekler de tahammül edemiyor. Bu duruma ise "narsistik kişilik bozukluğu" adı veriliyor. Sonra da "Neden ben yalnızım?" diye söylenmeyin. Sakin ol şampiyon!


Sivri Burun Ayakkabı Giymek: Küçük bile olsa bir erkeğin ayağının çok da estetik durduğunu söylemek istisnalar haricinde mümkün değil. Zaten istisnalar da kaideyi bozmuyor. Doğruyu söylemek gerekirse, sivri burun ayakkabılar alabildiğine itici duruyor. Var olan ayağı olduğundan büyük göstermek kimseye bir şey kazandırmaz. Daha modern kalıplara sahip ve şık ayakkabıları tercih ederseniz kazanan siz olursunuz. "Dost başa, düşman ayağa bakar." devri eskilerde kaldı. Artık dost da düşman da tepeden tırnağa bakıyor.


Sakız Çiğnemek: Bol sarımsaklı bir mantıya hangimiz hayır diyebiliriz ki? Kıymalı kol böreğinden, içli köfteden uzak durabilmek pek de kolay bir şey değil. Naneli sakızlar hızır gibi imdadımıza yetişiyor ve soğan-sarımsak kokusunu yok ediyor. Sakız çiğnemek biraz işlevsel bir durum yani. Öyle yersiz cak cak sakız çiğnemek ve bir de üstüne arsız arsız patlatmak bir erkeğe hiç mi hiç yakışmıyor sevgili hemcinslerim. Tarkan'ın şarkının devamında söylediği "Biz böyle mi gördük babamızdan? Ele güne rezil olduk!" cümlesine aynen katılıyorum ve böyle şeyler yapmamanızı sizden çok rica ediyorum.


Klozetin Kapağını Kaldırmamak: Sizi bilmem ama ben çiçekleri sulamak için pisuvar kullanmayı tercih edenlerdenim. Tabii bir arkadaşımızdaysak, bir ev davetindeysek de klozet kullanmamız gerekiyor hâliyle. Hem kadınlar hem erkekler tarafından kullanılan bir klozette kapağı kaldırmadan işemek ve klozet kapağını ıslatmak pek de hoş bir durum olmasa gerek, değil mi? Klozet kapaklarını kaldırın ve işiniz bittikten sonra da indirin derim ben. Hem duyduğuma göre kadınlar kaldırılmış bir klozet kapağı gördüklerinde bu durum pek hoşlarına gitmiyormuş.


Düşük Bel Pantolondan Çatalın Görünmesi: Şimdi bir Jennifer Lopez, bir Beyoncé düşük bel pantolon giyip eğilse hepimiz döner bakarız ve ister kadın ister erkek hiç fark etmez, gözlerimiz bayram eder ama bir erkeğin düşük bel pantolonuyla eğilip de kıllı belini ve kalçasını ayan beyan göstermesi hiç mi hiç hoş değil. İnek görse sütten kesilir. Durum bu kadar vahim. Düşük bel pantolon giymekte kararlı ve ısrarcıysanız lütfen boxer'larınızı biraz daha yukarıya çekin.


Facebook'ta Başka Bir Erkeğin Fotoğrafını Beğenmek: Facebook ve Twitter zamparalıklarına artık alıştık. Hem hiç merak etmeyin, kadınların da erkeklerden geri kalır bir yanı yok. Her neyse. Bir kadın arkadaşımla bu konuyu tartışırken bana Facebook'ta başka bir erkeğin fotoğrafını beğenen erkekleri çok itici bulduğunu ve buna bir anlam veremediğini söyledi. Yorumu size bırakıyorum. Ben kadın okuyucularımın elçisiyim. Elçiye zeval olmaz-mış.


Dedikodu Yapmak: Dedikodu ve fiskos kelimelerini duyunca aklıma annemden dolayı yıllar önce maruz kaldığım altın günleri geliyor. "Ay duydun mu? Falancayla filanca boşanıyormuş.", "Bilmem kim bilmem nerden yeni ev almış.", "Bilmem kim karısını aldatıyormuş." gibi cümleler vuvuzela sesi gibi kulaklarımda çınlamakta. Zaten berberdeki erkek muhabbetleriyle kuafördeki kadın muhabbetlerini bence kitaplaştırmak lazım. Ağzının suyunu akıta akıta dedikodu yapan ve her işe burnunu sokan erkekler evlat olsa sevilmiyor. Siz ağırlığınızı koruyun ve tavrınızı ortaya koyun. Hele bütün kankaları kız olan erkekler acilen silkelensin. Bir erkeğin kız kankası olması pek de iyi bir şey değil. Zaten kızın bir sevgilisi olursa bu duruma el koyar ve iyot gibi ortada kalırsınız. Benden uyarması...


Aşırı Romantik Olmak: Duygusal, romantik olmak güzel şey. Şiirler yazdırır, şarkılar yaptırır, akşam yemeği hazırlatır ama bu da bir yere kadar. Hayatı şiir tadında yaşayan ve ilişkilere fazla toz pembe bakan erkekler hiç çekilmiyor. Ben televizyonda denk gelince kanalı değiştiriyorum. Güzel söz söylemek iyidir, arada bir kuş tüyüyle karşı tarafın ruhunu okşamak lazım ama abartmayın. Şiir kasedi dolduruyormuş gibi konuşmak işe yaramıyor. Ha bir de, sırf romantizm yapmak için elinizin "yağ"ıyla mutfağa dalmayın; çünkü kadınlar ayakaltında dolaşan erkeklerden hoşlanmıyor. Burada tecrübe konuşuyor. 

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com