, ,

DİKİŞ İZİ

Cumartesi, Ocak 28, 2012

Kendimi bildim bileli insanların yüzündeki dikiş, yara izlerine karşı bir merakım vardır. O izlerin sebebini sorduğunuzda muhakkak birbirinden enteresan hikâyeler duyarsınız. "Yaşanmışlık katmak" deriz ya bir eşyayı, bir giysiyi eskitirken... Derinin üzerine işlenen ve hatta kazınan o izler de yaşanmışlık katar insana. Bazı izler görünmeyen yerdedir. Onunla her soyunduğunuzda karşılaşmak zorunda kalmazsınız. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur-muş. Kolay kolay hatırlamazsınız. Peki o iz ya yüzünüzdeyse? Sahi o zaman ne yaparsınız?

Siz de merak eder misiniz insanların dikiş izlerinin kaynağını? Peki sizde hiçbir dikiş izi var mı? Benim artık yüzümde bir dikiş izim var. Benim de dikiş izimin bir hikâyesi var. Oldum olası hastanelerden nefret etmişimdir. Nasıl sevilebilir ki bir hastane? Gerçekleşen doğumları bir yana koyacak olursak ya sağlığınızdan olduğunuz için düşer yolunuz ya da bir hasta yakınınızın ziyaretine gitmek için. Hastaneler hep aynı kokar: Dezenfekte kokusu. Hastaneler bana hep şunu hatırlatır: Kaybetme korkusu. Bu yüzden hastanelere giderken geri geri gider hep ayaklarım, hep derin derin nefes alırım. Allah herkese sağlık versin. Her şeyin başı sağlık. Sağlıklı olan ekmeğini taştan da çıkarır, koşmasa da yavaş yavaş yol alır.

İstanbul'un baştan aşağı bembeyaz olduğu bir güne başlamışken birden günüm kıpkırmızı oldu. Yüzüme tepemden yansıtılmış ışık, hemşireler ve dezenfekte kokusu... Doktor pek bir esprili. Çeneme giren iğnenin acısını hissediyorum. Bir ip görüyorum sanki. Doktor ustalıkla dikiyor sarkan yeri, terzi gibi... "Her taraftan diktim ki kalmasın izi ama biraz kalır izi kesik gibi." Bir hafta boyunca büyük lokma ısırıp çeneyi zorlamak yok, kahkaha atmak yok, yüzü yıkamak yok. Reçetemi alıp çıkıyorum. Karda düşmemek için ördek gibi yürüyorum.

Aynaya bakıyorum. Sargı bezinden bir şey göremiyorum ama dikiş izimi hayal etmeye çalışıyorum. Ne zaman baksam onun orada duracağını biliyorum. Belki kimse fark etmeyecek, belki anlaşılmayacak bile. Bir insanın yüzünü en iyi kendi bilir. Kimse görmese bile kendi yüzünün kusurlarını en iyi o bilir. "Nazar değdi sana." diyorlar. Gülümsüyorum. Kadınlar makyajla, erkekler de sakalla kapatırlar izlerini. Hastaneleri bir kez daha sevmiyorum.


Tebessümü kendime çok yakıştırıyorum; çünkü ben herkese, her şeye gülümseyen ve bu yüzden göz çevresi günden güne kırışmakta biriyim.


Gülümsüyorum...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com