, , , ,

HEM ACIYOR HEM DE ACITIYOR

Cuma, Aralık 30, 2011

Bundan yıllar önce, yani ben ilkokuldayken ve yıl 1997'yken küvetin içinde şarkı söyleyen bir kadın girdi hepimizin hayatına. Değişikti bu kadın, bir başkaydı. Kimseye benzemiyordu. Şahsına münhasırdı. Şarkı söylüyordu ve işini çok da iyi yapıyordu. Hiçbir zaman çizgisini bozmadı. Göksel'e de böylesi yaraşırdı.

İlkokuldayken en iyi arkadaşım olan İrem, zorla Merve'ye Sabır'ı söyletir ve Merve okuyana kadar sırasına oturmasına izin vermezdi. Sonra 2001 yılında bir depresyona girdik ki, sormayın gitsin. Türkiye'nin çok ciddi bir kriz yaşadığı 2001 yılı gerçekten de ülkece depresyonda olduğumuz bir seneydi. Toplumun nabzını tutan ve bize ayna tutan Göksel, Depresyondayım ile yılın şarkısına imza atmış ve dört yıllık arayı hızlı bir şekilde kapatmayı başarmıştı. Neşe Karaböcek'in şarkısı Günün Birinde, Göksel'e nostaljik şarkıların ne kadar çok yakıştığına işaret ediyor ve gelecek senelerdeki nostalji albümlerinin de habercisi oluyordu.

Hayatımın ilk Göksel konserine 2010 yılında üniversite bahar şenliklerinde gittim. Muhakkak bir Göksel konserine gitmenizi öneriyorum. Ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Naif, hafif utangaç ve biraz kırılgan bir havası olsa da tüm bunlar Göksel'e çok ama çok yakışıyor. Dedim ya, şahsına münhasır kadın o. Tatlı sesine, güçlü kalemine, kendine has çizgisine ve müzisyenliğine hayranlık duyduğum bir sanatçı...

2009 ve 2010 yıllarını nostalji albümleriyle karşılayan Göksel, sonunda sıfır kilometre şarkılardan oluşan ve kendi duygu mutfağından çıkan bir repertuvarla karşımıza çıkıyor. Yeni yıla girmemize sayılı zamanların kaldığı şu günlerde müzik dinleyicilerine muhteşem bir hediye verdi ve yeni albümü Bende Bi' Aşk Var öncesi Acıyor isimli şarkısını bizlerle buluşturdu. Şarkının sözü ve bestesi Göksel'e, düzenlemesi ise Ozan Çolakoğlu'ya ait.

Bir defa albümün kapağı tam anlamıyla muhteşem. Tutku dolu, çekici, biraz mağrur ve gizemli bir kadın var karşımızda. Evet, sihirli kelimeler bunlar: Tutku dolu, çekici. Fotoğraftaki nostaljik havayı Göksel'in zamansızlığı olarak tanımlamak daha doğru olacaktır; çünkü sanatçının yaptığı müzik popülist tavırlardan uzak ve hızlı tüketim döngüsünün dışında. Bu yüzden geçerliliğini her daim koruyan ve her zaman keyifle dinlenebilen şarkılara imza atıyor sanatçı.

Acıyor için söylenebilecek en yalın söz "enfes" olduğu. Dinlerken tuhaf bir acı veren ama bir yandan da tedavi eden türden bir parça... Şarkının yalın ve derdini anlatan sözleri, iç acıtan ve tadına doyum olmayan bestesi, tüm bunları destekleyen altyapı ve elbette Göksel'in yorumculuğu sonucu ortaya müthiş bir çalışma çıkmış. Karşımızda derdi olan, derdini açıkça anlatan ve bunu büyük ustalıkla yapan bir sanatçı var. Yine zamansız bir şarkı, yine tarifsiz bir acı... Şarkının duygusu o kadar gerçek ki, buna ortak olmamak işten bile değil. Göksel kalbimize son dakika golü atarak kale filelerimizi havalandırmış oldu.

Kalemine, yüreğine, hüznüne, sesine sağlık Göksel'in. Tadına doyum olmuyor müzikte böyle organikliğin...

Şarkıyı dinlemek için buraya tıklayın.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com