, , , ,

FİLLER VE BALIKLAR

Salı, Aralık 27, 2011

Bir süre önce bir yerde bir söz okudum ve çok hoşuma gitti. "Hatırlamak, kıymet vermektir. Yerine yenisini açamamak değildir." diyor sözün sahibi. Düşünürken aklıma tam zıttı geliyor: Unutmak.

Hatırlamak ve unutmak arasındaki o çok ince çizgiyi düşünüyorum ve o çizginin iki tarafında kalanları... Hatırlamak mı daha zordur, yoksa unutmak mı birini, bir şeyi? "İz bırakanlar unutulmaz." diyor şarkı. İz bırakanlar unutulmuyor ama yenilenmeyen izler de siliniyor zamanla.

Aklıma bir dost sohbeti esnasında "Çoktan unuttum." diyenler geliyor. Gülümsüyorum onlara. "Unuttuysan nasıl unuttuğunu söyleyebiliyorsun? İnsan unuttuğu şeyden bahsedebilir mi hiç?" demeyip susuyorum. Belli ki unutmak istedikleri var ve bunun için daha zaman var.

Aslında "unutmayı" ve "alışmayı" karıştırıyoruz birbiriyle. Alışmaya başladığımız zaman unuttuğumuzu zannediyoruz. Zor ve sancılı bir süreç... Alışabildi mi insan, gerisi zamana kalıyor. Süreç işi alışmak ama bir zaman sonra insan bir bakıyor ki unutuyor ve sonra da neyi unuttuğunu bile hatırlayamıyor.

Agatha Cristie'nin kitabını hatırlıyorum yıllar önce okuduğum. Kapağı kırmızı polisiye romanı... Filler de Hatırlar kitabın ismi. Fillerin hiçbir şeyi kolay kolay unutmadıklarını, balıkların en fazla 6 saniye öncesini hatırlayabildiklerini hatırlıyorum tekrar. Bir ziyaretçinin hayvanat bahçesindeki filin hortumuna iğne batırdığını ve aradan tam 10 yıl geçtikten sonra tekrar oraya giden adama filin hortumuyla su fışkırttığı geliyor aklıma. Balığınsa zar zor kıstırılmaktan kurtulduğu ağa tekrar takılması canlanıyor gözümde. Fil hafızasına mı sahip olmak isterdiniz, balık hafızasına sahip olmak mı? Güzellikleri, olumlu olanı fil hafızasıyla hatırlamak gerekiyor bence. Diğer türlüsünü de balık hafızasıyla unutmak...

İnsan hayatı iki ortalı, çizgili ve küçük bir defter gibi. Bir daha hiç günlük tutmadım bunu fark ettiğimden beri. İkincisi yok bu defterin, bir yedeği yok. Tükenmez kalemle yazıyorum her bir cümleyi. Kurşun kalemin izi geçer. Kalıcı olsun istiyorum her yaşadığım, yaşamaya ve yazmaya layık bulduğum... Bir süredir o iki ortalı defterim ve tükenmez kalemim hep yanımda bu yüzden.

Önümde sürprizlerle dolu bir hayat bana gülümseyip kucak açarken ben de onun bana getireceklerine yer açıyorum ve belleğimde, arşivimde hatırlanmasına lüzum olmayan ne varsa bir bir siliyorum. Değerli olduğunu düşünmediğim hiçbir dakikayı zihnimde başa sarıp sarıp tekrar izlemiyorum. O kasetleri yakın. Size de öneriyorum. Yakın ki hayata dair en güzel filminizi yazmak ve çekmek için yer açabilin.

Geçip gitmek ve bitmek üzere olan bu yıldan elimde kalan ve defterimde yazan en güzel cümleleri tekrar tekrar hatırlayıp geriye kalanları siliyorum. Kurşun kalemle yazılmış öznesi, yüklemi eksik cümleler yerine tükenmez kalemle yazacağım uzun paragraflar var.

Peki ben neyi mi unuttum? Vallahi hiçbir şey hatırlamıyorum.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com