, , , , , , , , , , , , ,

BİR FİLM İZLEDİM: VICKY CRISTINA BARCELONA

Perşembe, Aralık 08, 2011


Zaman, en sevdiğim ay eylül. Gün, en sevdiğim gün cumartesi. Arkadaşımla müzik marketteyiz. Yeni çıkan albümlere göz atıyoruz. Sıra filmlere geliyor. Bu akşam bir film izlemeli. DVD'lere pürdikkat kesiliyoruz ve tamamdır. Aranan kan bulunmuştur.

Belki de çok önceden izleyebileceğimiz bu filmi anca izleme fırsatı buluyoruz. Yayılalım koltuğa, uzatalım ayaklarımızı sehpaya ve ver ordan çikolata. Çikolata deyip geçmemek lazım. Bu güzel çikolataların yerli malı olduğunu söylemek isterdim ama menşei İsveç ve Almanya. Bu insanlar çikolatayı sanat dalı olarak literatüre sokabilirler. Birkaç paket çikolatanın bir kilogram etin fiyatına tekabül ettiğini göz önünde bulundurursak, biraz pahalı ama farkı da ortada. Benim favorim portakallı ve bisküvili olanı. Çikolatanın endorfin salgıladığını ve dolayısıyla mutluluk hissi yarattığını hatırlattıktan sonra filmimize geçebiliriz.

2008'de vizyona giren, bir ABD filmi olan ve usta yönetmen Woody Allen'ın yazıp yönettiği Vicky Cristina Barcelona üçlü ilişkileri konu alan ve vizyona girdiği dönemde konusu itibariyle büyük yankı uyandırmış bir film. Amerikalı iki arkadaş Vicky ve Cristina'nın İspanya'ya tatile gitmesi, bir sanatçıyla tanışması ve onunla üçlü ilişki yaşaması, ardından da adamın eşiyle tanışmalarını ve beraberinde gelişen olayları işleyen film, üç insan arasında yaşanan bir aşkı ele alıyor.

Filmdeki performansıyla Oscar Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü'nü Penélope Cruz'a kazandıran filmde Scarlet Johansson, Rebecca Hall ve Javier Bardem karşımıza çıkan oyuncular. Zaten kadraja dahil olduğu ilk andan itibaren Cruz'a yıldırım aşkıyla tutuluyor ve filmin sonunda da ismini sayıklıyorsunuz. Bir oyuncu "kafadan kontak" birini bu kadar iyi oynar! Gerçek oyunculuk da bana kalırsa oynamak değil, o olmak demek. Cruz da "kafadan kontak" olmuş filmde. Son zamanlarda gördüğüm en iyi oyunculuklardan biri...

Oyunculuklar, mekânlar, konu gayet güzel ama film ballandıra ballandıra anlatıldığı gibi çok iyi bir film değil doğrusu. Filmin sizi sarstığı, olayların doruğa ulaştığı bir noktadan bahsetmek mümkün değil. Film, benim beklediğim şekilde ihtişamlı bir finalle son bulmadı. Filmi devleştiren Cruz'un oynadığı travmatik karakter ve meseleler. Postmodern ilişkiler, Barcelona'nın dokusu, atmosferi filmi güzelleştiren ve keyiflendiren diğer unsurlar. İzleyin, siz karar verin.

Bu arada, kısa bir hatırlatma: 66. Altın Küre Ödülleri'nde En İyi Film Ödülü'nü Vicky Cristina Barcelona almıştı.

Üçlü ilişkileri konu alan bu filmden yola çıkarak kaleme aldığım ve bu yazının devamı niteliğindeki diğer yazımı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com