,

GÖKKUŞAĞI

Cuma, Temmuz 22, 2011


Bir savaş sonrası... Ortalık toz, ortalık duman. Bir savaş sonrası en acı şey, enkazdan kalanları toplamaya çalışmaktır. Aslında savaşı kazanan olmaz hiçbir zaman. Savaştan sadece bir taraf daha az zararla çıkar. Hepsi budur ve bunun da adına zafer derler. Zafer ise sadece bir teselli armağanıdır ve kaybedilenleri karşılamaya yetmez hiçbir zaman. Çetince savaşanlar her zaman daha çok yara alırlar; çünkü onlar savaşın hakkını fazlasıyla veren taraftır. Onlar gözünü kırpmazlar, onlar korkmazlar, onlar kaçmazlar. Onlar ürkerek savaşmazlar. Kahraman gibi çarpışırlar...

Bir savaşı sonrası, savaştan her zaman daha sancılıdır ve insanı çok daha fazla acıtır. Bir yara açmaktan daha kolay ne vardır oysa... Bir yarayı kapatmaya çalışmak, kapattığını sanmak, kapatmak ve tekrar çarpıp tekrar tekrar kanatmak... İzi kalan bir yarayla barışmaya çalışmak hepsinden ağırdır. Ne zaman baksanız o oradadır ve size acınızı hatırlatır.

Benim de kendime göre savaşlarım oldu ve kendime göre barışlarım... Benim savaşlarım hep kendimleymiş aslında ve ben kendimle olan savaşımı kazansam herkesi yenebilirmişim. Bunu fark ettim.

Bir savaş yıkıp yaktıklarından da öte zamanınızı çalar, hayatınızı erteler; çünkü savaştan sonra toparlanmaya çalışmak ve eski gücünüzü bulmak öyle zordur ki... Sis dindiğinde, ortalık sakinleştiğinde göz görür. Çığlık dindiğinde, gürültü bittiğinde işitir insan. Savaş alanını onlara bırakıp gidiyorum. Onlar savaşın yerlisi, ben barışın delisi...

Hayatına anlam katamayanlar ve iç huzuru yakalayamayanlar her zaman savaşacak birilerini bulurlar; çünkü onlar kötülükle, kirle ve kinle beslenirler. Elinden iş gelmeyenler, bir şey inşa edemeyenler yakıp yıkarlar. Onlar övmekten, takdir etmekten, alkışlamaktan çok korkarlar. Onlar düşmanlarını hafife alıyormuş gibi davranırlar. Oysa insan ciddiye almaktan korktuğu ve baş etmekte zorlandığı şeylerle dalga geçer hep aslında. Bu bir şekilde kendini rahatlatmaya çalışmaktır. Tam ortasına taş yemeyen ve acısı olmayan göl nasıl kendi kendine dalgalanır?

Korkaklar da savaşırlar ama kahraman gibi değil, korkakça! Korkaklar arkadan ateş ederler. Korkaklar arkadan konuşurlar. Korkaklar kaçak dövüşürler, yalandan güreşirler. Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkun. Korkaklardan korkun.

Eğer yastığa başını rahatça koyuyorsan ve uyuyabiliyorsan bunun adı huzurdur ve huzur sadece merhametli, iyi, sevgi dolu insanlarda bulunur. Bu yüzdendir ki kötüler hep en son uyur.

Kuş kadar hafifim. Kendimi bırakıyorum. Mutluluğun resmini çizmek istiyorlar. Bir fotoğraf makinası istiyorum ve "Mutluluğun fotoğrafını çekin!" diyorum. Önce su içmek istiyorum, kana kana içiyorum. Bakıyorum, gülümsüyorum...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com