, ,

KÜRKÇÜ DÜKKÂNI

Cumartesi, Temmuz 16, 2011

Sakin bir yaz akşamı... Televizyon karşısında olduğum ender zamanlardan biri. Öyle bir konsantre olmuşum ki, dikkatimi başka bir şeye çekebilene aşk olsun. Telefonumun ısrarla çaldığını fark ediyorum. Rehberimde kayıtlı olmayan bir numara tarafından aranıyorum ve hemen cevaplıyorum. 

"Nasılsın?" diyor. Bu ses bana tanıdık gelmiyor. "İyiyim de tanıyamadım." diyorum. İsmini söylüyor. Eski iş arkadaşım zannedip konuşmaya devam ediyorum. Birkaç dakika geçmeden konuştuğum kişinin eski iş arkadaşım olmadığını anlıyorum. İsim benzerliğinin kurbanıyım ama hiç bozuntuya vermiyorum. Konuşmaya devam ediyorum. Yaklaşık bir saat sürüyor bu konuşma...

Arayan elbette mutlu değil. Hep öyle olmaz mı zaten? Uğurladığımız ya da uğurlamak zorunda olduğumuz insanlar bize mutsuzlukla dönmezler mi? Bizden giderken daha mutlu olacaklarını düşünüp aradıklarını bulamadıklarında pişmanlıkla gelmezler mi? Bu dönüşler sevgiden değildir, kaybetmenin acısındandır. Kaybeden geri döner. Gerçekten seven gidemez. Ben severken hiç gidemedim. Tam kapının eşiğindeyken dönüp "Şaka yaptım." dedim.

Kırdığınız bir kalbe dönmeye çalışmak sizin hayat karşısındaki başarısızlığınızdır. "Ben böyle olacağını biliyordum." demedim. Dinledim usul usul. Üzgünüm ama yine yanılmadım. Ben böyle olacağını biliyordum. Kimine göre bu bir zaferdir. Oysa giden döndü diye övünmek aptallıktan başka bir şey değildir. Keşke herkes gittiği yerde mutlu olsa... Keşke giden gittiği yerin neresi olduğunu bilse... Kürkçü dükkânları kapatılsa...

Yaşanılan o güzel günler ve anılar gün gelir akla bile ırak olur. Çocukluğunuzdan kalma eski bir fotoğraf gibi gülümser, bakar geçersiniz. Hepsi budur. Fotoğraf albümünüze daha nice nice fotoğraflar çekip koyacağınızı, kimlerin gelip kimlerin geçeceğini düşünürsünüz. Herkes gelir geçer ama siz hep kalırsınız.

Küçük ve gereksiz şeylerle övünenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir. Bu beklenmedik arama üzerine sevinecek ya da bunu zafer sayacak biri değildim, olamazdım da. Sadece üzüldüm. Yenilmesine üzüldüm. Zamana, bana ve en çok da kendisine...

Affetmeyi bilmek, bağışlamak büyüklüktür. Affedilen vazgeçilendir. Affedin ama unutmayın. Akıllı insanlar böyle yapar...

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

0 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com