, , , , , , , ,

BURÇ YORUMLARI (İKİNCİ BÖLÜM)

Çarşamba, Temmuz 13, 2011

Sıra geldi aslan, yay, kova, ikizler, balık, terazi ve oğlak burçlarını yorumlamaya.

İKİZLER: İsmini bile duyduğumda tüylerimi diken diken eden ve beni benden alan bu burç, yaz takviminin de ilk burcudur efendim. Adından da anlaşılacağı üzere bu burcun insanları ikiz kişiliğe sahip oluyorlar. İkiz dediysem tek yumurta ikizlerinden bahsetmiyorum elbette, çift yumurta ikizlerini kastediyorum. Bu ikiz kişilikler en az onlar kadar birbirleriyle zıt ve de alakaya maydonoz yani efendim.

İkizler insanıyla güzel bir muhabbet kurabilmeniz için gereken bir ön koşul var: Onlara kendinizi sevdirmelisiniz. Gerçi bunun için özel bir çaba harcasanız da nafile; çünkü ikizler sizi sevmediyse değil ağzınızla kuş tutmak, palamut yakalasanız da yaranamazsınız. Benden söylemesi.

İkizler burcuna mensup bireyler kısa sürede çok farklı psikolojilere girebilirler ve kahkaha içinde hep beraber eğlenirken birden kendilerini odaya kapatabilirler. İkizler burcu insanının sağlam temellere ve duruşa dayanmayan bir duygusallığı vardır. Bu yüzden de özel hayatında mesafe ve yakınlık arasında dengesizlikler yaşamaktadır.

Sakın bir ikizlerin ipiyle kuyuya inmeyin. Mümkünse o ipi alın ve gördüğünüz tüm ikizleri ipe dizin.

KOVA: Yapılan bir araştırmaya göre en çok aldatan burçlar sıralamasında birinciliği kimseye kaptırmayan kovanın sanatçı bir burç olduğu söylenir ama bu külliyen yalandır. Kova insanı icracıdır ama sanatçı değildir. Muhtemelen de subjektif davranan bazı astrologların küçük bir yalanıdır bu. Neden olmasın?

Kova insanı tutumludur. Cimridir diyemiyorum ama siz anlayın. Kovaların cebinde akrep taşıdıkları da söylenir. Muhtemelen cebinde taşıdıkları akrepten olacak ki, akrep burcunda gördüğümüz bir yanı saf olan şirretlik, kovalarda dört bir tarafı tehlikeli sularla kaplı şeytan adası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir kova insanı sinirlendiyse ve kendini aşağılanmış hissettiyse çirkinleşmekte hiç vakit kaybetmez. Böyle anlarda kovalardan akıl dolu bir hareket beklemeyin; çünkü kova insanı karşı tarafı suçlayarak üstünlük sağlamaya çalışır.

Kova insanında her zaman bir kararsızlık durumu söz konusudur. Hayatının her döneminde yaptığı şeyi sorgular ve o şeyden daha iyisinin olup olmadığını merak eder. Ne var ki, ikizlerdeki kararsızlık kovada tatminsizlik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dışardan bakıldığında özgüveni yerinde ve kendisiyle barışık gibi görünse de, kova insanın dış görünüşüyle ilgili çok ciddi takıntıları vardır. Kova insanı her aynaya bakışında kendinde bir kusur muhakkak bulur. Bir kovanın en çok huzurunu da bu kaçırır; çünkü kovanın en büyük sermayesi paketidir.

Eğer bir kovayla arkadaşsanız dikkat etmeniz gereken sevgiliniz ya da eski sevgilinizdir; çünkü kova insanı eniştelerine pek bir düşkündür. (Bkz: enişteci)

TERAZİ: Bu kelimeyi duyduğumuzda hepimizin aklında muhakkak bir denge, bir eşitlenme durumu beliriyor. "Yoo, hiç de öyle değil." diyorsanız şu an, sırf bana inat olsun diye söylediğinizi biliyorum ama gerek yok böyle şeylere.

Eğer söz edeceğimiz bir terazi varsa, bu kesinlikle ayarı bozuk bir terazi olacaktır. Terazi insanı dengesizdir ve çok çabuk karar değiştirebilir. Bu da onun fikirlerini sağlam temellere dayandırmamasından ve aceleci olmasından kaynaklanmaktadır. Bir terazinin yapması gereken ilk şey sakin ve sabırlı olmaya çalışmaktır.

Terazi insanı iyi bir konuşmacıdır. Onu dinlerken ona hayran bile kalabilirsiniz ama bu cümlelerin altı çoğu zaman boştur. Terazi insanının laflarıyla beraber peynir gemisiyle denizaşırı ülkelere açılmışlığı vardır ama icraata gelince sıfırın da altındadır.

Terazi insanı sivri çıkışlar yapmayı çok sever. Bu yüzden patavatsızdır, pervasızdır. Bir terazi insanı bu davranışlarıyla karşısındaki insanları çok yorar. Eğer terazi âşık olursa her şeyi yapar. Teraziyle ye, iç ama ortak olma. Benden söylemesi.

ASLAN: Aslan burcu insanlarını iki grupta inceleyebiliriz: Temmuzda doğanlar ve ağustosta doğanlar. Temmuz aslanı, ağustos aslanına göre her anlamda biraz daha yalın ve sakindir. Bu insanlarda takvimsel olarak aslandan önce gelen yengeç burcunun ağırbaşlılığı, sakinliği, naif duruşu gözlemlenmiş ve aslan burcu temsilcileri tarafından bu insanların "kedi burcu" kapsamında değerlendirilmesi istenmiştir.

Gelelim esaslı aslan insanına... Aslan insanına gelmeden önce kısa bir bilgi: Aslanlar günde 60 kez sevişebiliyorlarmış. (Keşke burcum değil de bedenim aslan olsaydı!)

Bir toplumda hiçbir insanın burcunu anlamasanız bile bir aslanı kesinlikle fark eder ve "Burcun aslan mı?" diye sorabilirsiniz. Eğer böyle bir soruyu sorup aslanı tutturursanız bu nokta atışındaki başarınız karşılıksız kalmaz. Benden söylemesi.

Aslan burcu insanı cömerttir, paylaşımcıdır. Cimriliği ve cimrileri sevmez. Bir aslanı etkilemek istiyorsanız bonkör davranın. Bu yüzdendir ki aslan insanı çok zor para biriktirir. Eğer para biriktirdiyse de bu işi araştırın. Kesinlikle altından bir şey çıkacaktır.

Aslan insanının tiyatral yönü gelişmiştir. Onunla geçirdiğiniz zamanı renklendirmek adına farklı tiplemelere bürünmeyi ve ses taklitleri yapmayı çok sever. Neşeli ve alaycıdır. Sanılanın aksine, aslan insanı başkalarını küçümsemez ve kendisiyle dalga geçer aslında. Bu da onların kendileriyle barışık ve özgüven sahibi bireyler olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Toplum arasında zıttı düşünülse de aslan burçları oldukça duygusallardır. Nitekim birçok aslanın sanatla uğraşmasının ve sanatında başarı yakalamasının sebeplerinden biri de budur. İlgi odağı olmayı seven aslanların en büyük zaafı tutkularıdır. Bir aslan her şeyden önce tutkuları için yaşar, hazlarına bağlıdır.

Bir aslanı etkilemek istiyorsanız onu övün ama kandırmaya çalışmayın; çünkü hiçbir aslan sahte övgüleri yemez.

Sanılanın aksine aslan burçlarının yüksek egoları bireysel ilişkileri yerine kariyerinde varlığını hissettirir. İnsanlar bir aslandan bunu bekledikleri ve böyle zannettikleri için aslanları yanlış anlarlar. Aslan insanı kimseyle yarışmaz; çünkü onun tek rakibi kendisidir. Aslan yüksek bir kimliğe sahip olduğu için de ilişkilerde karşıdaki insan bu karakter karşısında pasif kaldığını düşünür ve ezilmiş hissine kapılır. Bu yüzden aslan insanı ya onun yanında sessizliğini ve sakinliğini koruyacak ya da iddiasının hakkını verecek bir burçla huzurlu bir ilişki yaşayabilir. Aslanı en çok karşı tarafın üstünlük yarışına girmeyi çalışması yıpratır.

YAY: Hatırlayacağınız üzere burç yorumlarımın ilk bölümünde yengeç insanlarına bir kulp takamamış, bir kusur bulamamıştım. "Gerçekten bu kadan mı mikemmel, bu kadan mı elitler?" diye düşünürken sıra yay burcuna gelince donup kaldım. Birdiler, iki oldular. Haydi kızlar okula! Başlıyoruz!

Yay, dünyanın en seyyah burcudur. Bu yüzden yay insanı yaymaya, gezmeye, şehir şehir dolaşmaya, sokak sokak arşınlamaya bayılır. Yay insanı her yere uyum sağlayabilir. Bulunduğu yer hangi kültüre ait olursa olsun, o kültüre ayak uydurup yaşar. Etiyopya halkıyla oturup yemeği eliyle de yer, Roma'da çok şık bir akşam yemeği de yer. Yay insanı zaten güzel yemek yemeyi sever ve iyi de yemek yapar. Bir yay sizi yemekleriyle büyüler ama siz de güzel yemek yapıyor ve ona yediriyorsanız sırtınız da yere gelmez. Benden söylemesi.

Yay insanı heyecanlıdır. "İlk görüşte aşk" yanılgıları meşhurdur. Bir yay insanı ilk görüşte çok etkilenebilir ama zamanla bu insanların "Çok sığ kalmıştı her şey ben işin derinindeyken." diye de Gülşen'in şarkısını mırıldanması muhtemeldir. Yay insanı karşısındakini tanıdıkça sever, sahiplenir, benimser. İhtiyacınız olan zaman ve sabırdır. Zaten yapı gereği heyecanlı olan yay insanının ilgisine siz de heyecanla karşılık verirseniz koca bir sıfır size! Lunaparkta terk edilen bir çocuk ifadesiyle evde şampanyanızı patlatıp salaklığınızı kutlayabilirsiniz.

Eğer bir yayı seviyorsanız, onu sır gibi sevin. Yay insanı hislidir ve size karşı bir ilgisi varsa karşılık verecektir. Her şey olacağına varır.

BALIK: Alık olarak da anabileceğimiz balık burcunun duygusal bir burç olduğunu mu sanıyorsunuz? Sanmaya devam edebilirsiniz.

Bir balık asla ve asla duygusal değildir. Bu sadece balıklara yaftalanan bir etikettir. Sanılanın aksine balık bireyi strateji insanıdır. Zaman zaman duygularına yenik düşse de mantık çerçevesinde ve çıkarlarını düşünerek hareket eden balık, ağlarsa da duygu yoğunluğundan ziyade bunaldığından, hırsından, çıkmaza girdiğinden ağlar. Balık insanının içinde bastırdığı ve dışarıya yansıtmaktan kaçındığı hırsları vardır.

Balık insanı takıntılıdır. Eğer aklına bir şey takıldıysa onu gerçekleştirmek için elinden geleni yapar. Aceleci değildir ama zaman da kaybetmez. Hedefine ulaşmak için oyunu kuralına göre oynar. İç dünyası bir hayli gürültülü olduğundan dışarıya pek kulak kabartamaz; çünkü o iç sesine kulak vermektedir, içe dönüktür. Bu yüzden de balık insanı bencildir.

İddialı olmaya çalışsa da yapısındaki sadelik ve içe dönüklük nedeniyle sivrilmekte güçlük çeken balık insanı zaman zaman olduğundan farklı görünmeye çalışabilir ama er geç bu oyunculuk başarısızlıkla noktalanacaktır. Balık insanının karşı tarafı etkilemek için küçük ve gülünç çabaları vardır.

OĞLAK: Tam bir kış burcu olmakla birlikte oğlak insanının dünyasının atmosferi Sibirya soğuklarını aratmamaktadır. Bir oğlakla kaynaşmak, demiri eritmekten çok daha zor ve yorucudur. Bu mesafeli duruşu ve ciddiyeti nedeniyle oğlaklar yeni arkadaşlıklara pek açık değildirler. Onların hayatına şöyle bir göz attığınızda geçmişe dayanan, köklü arkadaşıkları olduğunu göreceksiniz.

Yeniliğe çok açık olmayan, gelenekçi bir tavır sergileyen oğlak insanı düzenli ve disiplinlidir. Söz konusu iş olduğunda, işini oğlaktan daha çok sahiplenen birini bulamazsınız. Koordinatları, sınırları belli olan oğlak burçlarıyla temasa geçebilmek ve ilişkinizi derinleştirebilmek sabır gerektirebilir. Benden söylemesi.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 yorum

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BLOG ARŞİVİ

İLETİŞİM

info@diliminayariyok.com